Kamusal alan toplumun ortak alanıdır

Kamusal alan toplumun ortak alanıdır

Danıştay'ın kararına tepki gösteren Memur-Sen Konya İl Temsilcisi Servet Buzcu, "Anayasal demokrasilerde bireylerin özgürlüklerine getirilecek sınırlamalar keyfi olamaz. Genel ifade ile kamusal alan, özel olarak kamu otoritelerinin değil, toplumun ortak a







Okul dışında türban takan öğretmenin müdürlüğünü engelleyen Danıştay 2. Dairesi'nin kararını değerlendiren Memur-Sen Konya İl Temsilcisi Servet Buzcu,  "Kamusal alan özel olarak kamu otoritelerinin değil, toplumun ortak alanıdır" dedi.


Buzcu, sendika binasında düzenlediği basın toplantısında, kararı "Kuvvetler ayrımı dengesini bozan, yargıyı siyasallaştıran, öz vatandaş, üvey vatandaş kavramı ön plana çıkaran, vatandaşlık bağı ile Türkiye Devletine bağımlı olan insanı, devletine karşı küstüren, onun tercihini küçük düşüren ve hukuki dayanağı olmayan bir karar" olarak nitelendirdi.


Buzcu, anayasal demokrasilerde bireylerin özgürlüklerine getirilecek sınırlamaların keyfi olamayacağına dikkat çekerek "Genel ifade ile kamusal alan, özel olarak kamu otoritelerinin değil, toplumun ortak alanıdır. Kamusal alan ne bir kurumdur nede bir organizasyondur. Kamusal alan ve devlet organizasyonu dışında birde bireylerin mahrem alanları vardır ki, bu gizliliğine saygı duyulması gereken özel yaşam alanıdır" diye konuştu.

Hukukun oluşmasında toplumun genel ahlâkı, öf ve adetlerinin de dikkate alınması gerektiğini savunan Buzcu, şunları söyledi: "İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin temel hak ve özgürlükleri düzenleyen tüm maddeleriyle çelişen bu kararın, uluslararası metinlere dayanarak yapılabilecek bir gerekçesi bulunmamaktadır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin birinci maddesi eşitlik ilkesidir. Bütün bu gerçeklerin göz önüne alınarak herkesi hukuka ve uluslararası hukuk kurallarına uymaya davet ediyoruz."


 


Danıştay'a tepkiler çığ gibi


 


TİMAV Genel Başkanı Parlaktürk, HUDER Konya Şubesi Başkanı Coşkun ve MÜSİAD Konya Şubesi Başkanı Öztürk, Danıştay 2. Dairesinin başörtülü bir öğretmenin kılık kıyafetiyle ilgili aldığı kararı, tasvip etmeyerek büyük tepki gösterdiler.


 


TİMAV Genel Başkanı M. Emin Parlaktürk,  Huder Konya Şubesi Başkanı Av. Sefa Coşkun ve Müsiad Konya Şubesi Başkanı Selçuk Öztürk, Danıştay'ın başörtülü bir öğretmenin kılık kıyafetiyle ilgili aldığı kararı "insan haklarına aykırı, toplumsal barışı bozucu, ideolojik ve siyasi" olarak nitelendirdiler.


TİMAV Genel Başkanı Parlaktürk, yaptığı açıklamada,  "Danıştay'ın, milletin inanç ve gelenekleriyle bağdaşmayan kararlara imza atması, hayret vericidir. "Türk Milleti" adını alan halkımızın asla tasvip etmediği kararların alınması, akıllara "Türkiye nereye götürülmek isteniyor?" sorusunu getirmektedir.  


Üzülerek söylemeliyiz ki, Danıştay'ın aldığı son kararlar hukuki değil, siyasi ve ideolojik tesirlerle alındığı izlenimini vermektedir. Türkiye geneline yayılan infial ve tepkiler, milletimizin de bu kararları kabul etmediğini göstermektedir" dedi.


Hukuki Araştırmalar Derneği Konya Şubesi Başkanı Coşkun da açıklamasında, Anayasa'nın 1 ve 2. maddelerini hatırlatarak şunları kaydetti: "Türk yargısı bağımsızdır.Ancak tarafsız da olmalıdır. Sadece hukukun üstünlüğünü esas almalıdır. Toplumun inançlarına, değerlerine, örf ve adetine de toplum düzeninin gerektirdiği şekilde adil yaklaşım sergilemelidir. Türk milleti adına verilen kararlarda Türk milletinin toplumsal değerleri göz ardı adilmemelidir."


Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Konya Şube Başkanı Öztürk de, Danıştay 2. Dairesinin tartışmalı kararına tepkisini, yaptığı yazılı açıklamasında şöyle dile getirdi: "Danıştay'ın Aytaç öğretmenle ilgili aldığı kararı şaşkınlıkla karşılıyoruz. Özel yaşama müdahale anlamına gelen bu karar halkımızı tedirgin etmektedir. Gelişmeleri insan hak ve özgürlükleri açısından doğru bulmuyoruz."