Kalem kavgaları kitap oldu

Kalem kavgaları kitap oldu

1997-2006 arasındaki kalem kavgaları “Köşelerde Kalem Dalaşı” adıyla çıktı.

Geçmişte yaşanan kalem kavgaları birçok defa kitaplaştırıldı. Araştırma niteliği taşıyan "Köşelerde Kalem Dalaşı"nda ise Sinan Sayrugaç, 1997-2006 yılları arasında yaşanan kalem kavgalarını aktarıyor. Medyanın yakın tarihine ışık tutmaya çalışan kitapta, köşe yazarları arasındaki fikir tartışmalarından çok, kişisel kavgalar anlatılıyor. Yaşanan kalem tartışmaları sırasında, zaman zaman seviyesizliğin ve argonun ne kadar ön plana çıktığı gözler önüne seriliyor.

ŞÖHRET GAZETECİLİĞİ ÖNE ÇIKTI

Sinan Sayrugaç, bu seviyesizliğin nedenlerini kitabın “Giriş” bölümünde şöyle açıklıyor: “Çıkar çekişmeleri içinde asıl işlevini büyük ölçüde yitiren medyanın belirgin özelliklerinden birini de ‘saldırganlık’ oluşturuyor. Hedef seçtiği siyasetçilere, yöneticilere, kamuoyu önündeki birtakım insanlara, hatta sade vatandaşların bile kişilik haklarına ve özel yaşamına pervasızca saldıran gazete ve gazeteciler, kalemlerini birbirlerine doğrultmaktan da çekinmiyorlar. Bunun yanı sıra medya, gerçekleri aktarmak ve mesleğin en önemli unsurlarından biri olan araştırmacı gazetecilik yapmak yerine, her şeyi ben bilirim tutumuna, fazlasıyla tavır ve edaya açık. Bu eğilim ‘şöhret gazeteciliği’ ile ivme kazanıyor. Ki, bu gazetecilik türü, kışkırtıcı ve fazla düşünmeden hızlı konuşma temeline dayanan televizyon programlarına çıkma biçiminde ya da yüksek ücret karşılığı verilen konferanslarla ödüllendiriliyor. Bu yeni medya kültürü, ciddiye alınacak haber ölçüleriyle değil, rating ve tirajlarla belirleniyor. ‘İyi satan skandal ve sansasyondur’ deniliyor. Oysa bunların hiçbirinin halkın eğitimine ya da demokratik söyleme bir katkısı yoktur. Demokratik toplumlarda düzenin işlerliği, bilgili yetkin ve sorumlulukları konusunda bilinçli gazetecilerin varlığına bağlıdır. Şu olgunun da altını çizmek gerekiyor. Patronun ya da sermayenin iradesine ve tecimsel ilişkilere teslim edilmiş medyada meslek ilkelerinin gözetilmesinden ve editoryal bağımsızlıktan söz edilemez. Okur da, benimsenen bu yayıncılık anlayışı karşısında ürpermek yerine alkış tutuyorsa medyada kaliteden söz etmek de güçtür. Unutulmaması gereken nokta şudur: Ancak izleyen, dinleyen ve okuyan daha iyi hizmet talep ettiğinde ve sorumlu yayıncılık anlayışı ile birleştiğinde sunulan hizmet daha kaliteli bir duruma gelebilir.” “Köşelerde Kalem Dalaşı”, 20. yüzyılın sonu ve 21. yüzyılın başında yaşanan kalem kavgalarını not düşerek tarihselliğin yanı sıra, okuyucuya yaşadığı topluma sosyal ve kültürel bir yaklaşımla bakmasını da sağlıyor.

gazeteport