Kafadar: Bayram'ın tezi orijinal

Kafadar: Bayram'ın tezi orijinal

Dünyaca ünlü Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Cemal Kafadar, “Mevlana'yla ilgili en orijinal tezlerden birini Mikail Bayram ortaya atmıştır” dedi.

Harvard Üniversitesi Osmanlı Araştırmaları Merkezi kurucusu ve dünyaca ünlü Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Cemal Kafadar, “Kabul edelim etmeyelim, Mevlana Celaleddin Rumi’yle ilgili en orijinal tezlerden birini Mikail Bayram ortaya atmıştır” dedi.

Osmanlı toplumu ve tarihi üzerine yaptığı araştırma ve çalışmalarla dünya çapında ünlü bir tarihçi olarak kabul edilen Prof. Dr. Cemal Kafadar, 3 aylık tarih, düşünce ve kültür dergisi Kılavuz’a verdiği mülakatta Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikail Bayram’dan sitayişle bahsetti.

Osmanlı ve Türk tarihçiliği geleneği etrafında yapılan mülakatta “Mesela Mikail Bayram çok ilginç bir örnek. Tam nereye koyacağımı bilemiyorum; bir enigma. Ama Mikail Bayram gibi bir insan Oxford Üniversitesi’nde profesör olsaydı ve aynı yayınları yapsaydı, dünya çapında çok daha fazla ses getirirdi” diyen Prof. Dr. Kafadar, Bayram’ın Mevlana hakkında en orijinal tezlerden birine sahip olduğunu öne sürdü. Bayram’ın çabasını ‘Mesnevi’yi kendi bağlamında okuma çabası olarak değerlendiren Kafadar bu konuda şunları söyledi: “Mesela Annemarie Schimmel, eski meslektaşımdı rahmetli oldu, Mesnevi’yi çok iyi okur, ama ahistoriktir bana göre. Doğruya doğru, yani meşrep meselesi, tercih meselesi. Başka Rumi üzerine yeni birtakım kitaplar okudum daha çok Fars edebiyatı uzmanları tarafından yazılmış, tasavvuf geleneği içinde ve yine ahistorik, bağlamı kale almayan değerlendirmeler genelde. Mikail Bey, 13. yüzyıl Anadolusunun sosyal ve siyasal şartları açısından Mesneviyi okumak gibi çok özgün bir proje geliştirmiş. Entelektüel bir proje ve o konuda da orijinal eserler vermiş.”

30-40 YIL SONRA ÖNEMİ ANLAŞILACAK
Mikail Bayram’ın Rumi’nin karşısına Ahi Evren’i yerleştirmesi konusundaki bir soruya da Prof. Dr. Kafadar şu cevabı veriyor: “Genel çerçevesiyle yabana atılır bir şey hiç değil. Anadolu’da 13. yüzyılda önemli bir kamplaşma olduğu, o kamplaşma içinde bugün birbirinden ayrıştırmadan “bizim büyüğümüz” diye ayrıştırmadan andığımız birçok ismin yerleştiği, konuşlandığı kesin… O açıdan Mikail Bayram’ın yaptığı bence kalıcı ve çok önemli. Yani 30-40 yıl sonra insanlar dönüp ‘bağlam-duyarlı bir Mesnevi okuması önemli, belki yer yer Mevlana’yı yanlış değerlendiriyor, ama Ahi Evren’den şu şu farkını söylemekte de haklı’ gibi düşünüyorum.” Murat Güzel-Memleket