"Kadrocular ihtilâlci değildi"
Kadro Dergisi ve Kadrocular Hareketi’nin siyasi, fikri ve ideolojik yönünü anlatıldı.
Konya Aydınlar Ocağı’nın Sille Kültür Evi’nde gerçekleştirdiği Sille Salı Sohbeti’nde konuşan Araştırmacı-Eğitimci Osman Küçükmumcular, Şevket Süreyya Aydemir’in başını çektiği Kadrocular Hareketi’nin Marksist ideolojiye dayandığını, tarihi materyalizm ile diyalektik materyalizm felsefesini ön planda tuttuğunu söyledi.
Çok sayıda dinleyiciye hitabeden Osman Küçükmumcular, ilk sayısı 23 Ocak 1932’de çıkan Kadro dergisi yazarları arasında Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Vâlâ Nurettin, İsmail Hakkı Tekin (mason), Vedat Nedim Tör (sebataist), Burhan Asaf Belge’nin olduğunu ve dönemin Başvekili İsmet İnönü’nün “Fırkamızın Devletçilik Vasfı” başlıklı bir makalesinin de, derginin Cumhuriyetin 10, Yılına atfen çıkan 22’inci özel sayısında yayınlandığını kaydetti.
KADROCULAR İHTİLALCİ DEĞİLDİ
Kadroculuk hareketinin fikri yapısı hakkında da bilgi veren Araştırmacı-Eğitimci Osman Küçükmumcular, Türkiye’nin milli bağımsızlığını savunan bu hareketin ekonomik anlayış olarak “Batı’nın ortak pazarı olmaktan kurtulmak için “ulus devlet”lerin sanayileşerek sermaye ve üretim araçlarına sahip çıkarak kurtulacakları” düşüncesine sahip olduklarını, aşırı devletçi fikre sahip oldukları için 1933-34’lerde şeflik sistemini savunduklarını dile getirerek şunları söyledi:
Kadrocular sınıf mücadelesini kabul etmiyorlardı. İhtilâlci değillerdi. Alman filozofu Hegel’in diyalektik metaryalizminden etkilenmişlerdi ve onu savunuyorlardı.
Kadro dergisi 1934’te çıkardığı 34 ve 35. sayısıyla birlikte kapandı. Atatürk, bu son sayıya gönderdiği mektubunda “Destancısını kaybeden inkılâp” diyecekti. Etkileri günümüze kadar devam eden Kadrocuların devamı Yön Hareketi’dir. Yön Hareketi’nin devamı da Türk Solu Dergisi ve Aydınlık Grubu’dur. Burhan Asaf Belge, Aydemir ile birlikte DP’den milletvekili adayı olduğu zaman kendisine sorulan bir soruyu şöyle cevaplandırmıştır: Benim için siyaset bir borudur. Bir tarafından böyle bakarım, diğer tarafından da öyle bakarım.” Memleket