Kadınlarımız
Dünya Emekçi Kadınlar Gününü herkes kendi dünya görüşüne göre kutladı.
Zeki Oğuz
Dünya Emekçi Kadınlar Gününü herkes kendi dünya görüşüne göre kutladı. Belirlenmiş günleri sevmiyorum. Sistemin bir dayatması olarak düşünürüm. Doğrudan insanların keselerine saldıran, para harcamaya zorlayan bir sistem.
Özel günlerde sosyal paylaşım siteleri daha bir şenlikli oluyor. Kimi paylaşımlar insanı gerçekten düşünmeye zorlarken kimi de gülümsetiyor insanı.
Paylaşılan bir fotoğraf epeyce güldürdü beni. Aslında asıl güldüren şey fotoğrafın üzerine düşülen nottu.
“ Asrın fotoğrafı” diye yazmıştı biri, kim yazmışsa.
Tepeden tırnağa karalar giyinmiş bir kadın, sırtında bir çocukla keçi sağıyor. Keçi de kadına bir öpücük kondurmuş, öyle bir görüntü.
Fotoğrafı kim çekmiş, nerde çekmiş bilmiyorum ama bizim ülkemizde çekilmediği kesin. Nerdeyse ülkemizin üçte ikisini dolaştım, kara bürgüyle keçi sağanı görmedim. Görmem de mümkün değil çünkü o kıyafetle bir kadının dağda, bozkırda değil keçi sağması, yürümesi bile zor.
Gün boyunca üretimin içinde olan kadınlarımız iş yaparken rahat edebilecekleri giysileri tercih ederler. Dağ köylerimizdeki kadınlar genellikle şalvar, işlik gibi şeyleri tercih ederler. Başlarına alın çalığı dedikleri bir örtü bağlarlar. Bu örtü onlarını başını, yüzlerini günün sıcağından, soğuğundan, rüzgârdan korur.
Göçer Yörükler entari giymeyi tercih ediyorlar. Genellikle renkli kumaşları, özellikle genç kızlar kırmızı rengi tercih ediyorlar. Serin havalarda entarinin üzerine kendi ördükleri kazağı giyiyorlar. Renkli plastik ayakkabıları tercih ediyorlar.
Ülkemizde kadın olmak zor, göçer kadını olmak daha da zor.
Hayat, güneş doğmadan başlıyor onlar için. Acıkan, kıpırdanmaya başlayan sürüyü kaldırır, yaylıma gideceği yöne doğru sürer. Ocağı canlandırır, çaydanlığı koyar. Sürüyü güdecek çobanı kaldırır, obada erkek çocuk yoksa sürüyü gütme işi de kız çocuklardan birinin görevidir. Çobanın kahvaltısını yaptırıp sürünün peşinden gönderir.
Çadırın çevresini siler süpürür, çadırın erkeği en son kalkar, o da kahvaltısını yaptıktan sonra sürüde hasta mal varsa onun bakımını yapar. Gerekirse iğnesini vurur. Dikik sökük gibi işler varsa onları yapar. Çadıra bir konuk gelmişse onu ağırlar, önüne sofrasını açar.
Sıcak çökünce sürü yatağına geri döner. Bu kere çobanın öğle yemeğini koyar, ocakta çayını eksik etmez. Yatakta yatan sürünün içinde hasta, ağrık var mı, diye bakar. İkindiye doğru sağım zamanıdır. Sağılan süt ocağa konulacak, peynir ya da yoğurt yapılacaktır. Süt makinede çekildikten sonra makine bozulacak bütün aletleri tek tek temizlenecek, Bunların hepsi ayrı bir hüner ister.
Çadırda küçük bir çocuk varsa kadın bütün bu işleri yaparken çocuğu sırtında taşır. Çocuk emeklemeye başlamışsa onu ince bir urganla çadırın orta direğine bağlar. Çocuk belindeki urganın izin verdiği ölçüde emekler durur çadırın içinde. Kadın işlerinden zaman buldukça bakabilir çocuğa.
Sağımdan sonra sürü yeniden yaylıma çıkar. Bu kere çadır halkının akşam yemeği hazırlanacaktır. Yatma zamanı yorgan döşek hazırlanacaktır.
Bu hengame içinde hangi kadının aklına gelir ki kara örtülere bürünmek.

