Kadınlar pazarı ve büyükşehirin zabıtaları
Pazar yerlerini severim. Pazar günü uzak bir yerlere yolculuğa çıkmamışsam Macur pazarını, bit pazarını dolaşırım...
Zeki Oğuz
Pazar yerlerini severim. Pazar günü uzak bir yerlere yolculuğa çıkmamışsam Macur pazarını, bit pazarını dolaşırım. Pazarcı esnafını, alış veriş edenleri gözlerim. Varsıllarla yoksullar en çok böyle yerlerde kendilerini belli ederler.
Semt pazarlarında olsun, Kadınlar pazarında olsun kıyıda köşede satış yapan esnafı tercih ederim. Bunların çoğu kendi yetiştirdikleri ürünleri satarlar ve sattıkları ürün doğaldır, ucuzdur.
Ünlü Kadınlar pazarımız her türlü keseye hitap etmesinin yanı sıra müthiş bir görsel malzemede sunar. Pazarın üst kısmından çekilen birçok fotoğraf çeşitli yarışmalarda ödüllerde almıştır. Varlığı yirminci yüzyılın başlarına dayanan Kadınlar Pazarının onca yıllık adını değiştirdiler. Değiştirsinler benim için orası her zaman kadınlar pazarıdır. Halkımız için de öyle. Daha bir kişiden duymuş değilim yeni adını.
Kadınlar pazarı ve çevresi yıllardır benim için bir zulüm yeri oldu. Yıllar önce eski garaja giderken pazarın önünden geçiyordum. Zabıtalar arabalarından inişmiş Pazar çevresinde kendi yetiştirdikleri ürünleri satan kadınları kovalıyor, yakaladıklarının ürünlerini ellerinden alıyorlardı. Sabahın köründe zabıtaların önünde ağlaşan kadınları görmeliydiniz.
Cumartesi günü eğitimci-fotoğraf sanatçısı arkadaşım Mustafa Karaçelebi ve torunum Umutcan ile fotoğraf çekmek için Aziziye Camisinin çevresinde dolaşırken aynı sahneleri yeniden gördük. Büyükşehirin cevval zabıtaları yine satıcı kadınları kovalıyorlardı.
Bence Tahir Başkan onların hepsine madalya vermeli, ödüllendirmeli.
Yüz yıl öncesinin bir fotoğrafı duruyor önümde. Yer Aziziye Camisinin önü. Satıcı esnafı ak bürgülü kadınlarımız. Şehrimizin en eski Pazar yerleri buğday pazarı ile kadınlar pazarıydı. Bütün yaşlılarımız bilirki bu pazarda çevre mahallelerden ve yakın köylerden kadınlar kendi ürettikleri ürünleri satarlardı. Ürünlerin doğal olması nedeniyle tüketici de onlardan alışveriş ederlerdi.
Sonra ne olduysa önce pazarın adını değiştirdiler sonra kadın satıcılarımızı kovaladılar. Kaç kere zabıtanın terazilerini aldığını, ürünlerini topladığını gördüm. Birileri deveyi hamuduyla götürürken ve birilerinin gücü onlara yetmezken büyükşehirin cevval zabıtalarının gücü o garibanlara yetiyor.
Kadıncağız üç okka pırasa, üç okka ıspanak, bir iki okka yıldız kökü satacak da ev geçindirecek. Bunu da yapmasında acından mı ölsün istiyorsunuz bu insanların.
Ayıptır, günahtır efendiler…