İzmit'teki Kafe Magandalarının İlk Duruşması Görüldü: "Öldürmeye Teşebbüsten Yargılanmalılar"
Kocaeli İzmit'te bir kafede küfürlü konuşan grubu uyardıkları için acımasızca darbedilen anne ve oğlun davasında ilk duruşma görüldü; bir sanığın tutukluluğu sürüyor.
Kocaeli'nin İzmit ilçesinde, Ramazan Bayramı'nın birinci günü bir kafede yaşanan dehşetin hukuki süreci başladı. Kafede oturdukları sırada, dışarıda şiddet gören bir kişiye yardım etmek isteyen ve ardından içeri girerek küfürler savuran grubu "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" diyerek uyaran Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), magandaların acımasız saldırısına uğramıştı. Yüzünde çok sayıda kırık, kaburgasında çatlaklar oluşan ve günlerce hastanede tedavi gören Meryem Yıldırım ile oğlunun darbedilmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması gerçekleştirildi.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Kürşat G.'nin tutukluluk halinin devamına, adli kontrol şartıyla serbest olan diğer sanıklar Emrah G. ve Sema K.'nin ise mevcut durumlarının sürdürülmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
"Sağ Kulağım Duymuyor, Gözümde Görme Kaybı Var"
Duruşma sonrası adliye önünde açıklamalarda bulunan müşteki Meryem Yıldırım, yaşadığı ağır fiziksel ve psikolojik travmayı anlattı. Olayın kendileriyle hiçbir ilgisi olmayan başka bir kavganın yansıması olduğunu belirten Yıldırım, sanıkların mahkemedeki "merdivenden düştü" iddialarını yalanlayarak şunları söyledi:
"Sanıklar ifadelerinde gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulundu. Benim sanıklardan Sema ile sadece bana küllük fırlattığı için bir temasım oldu, birbirimizin saçını tuttuk. Onun dışında ben, Kürşat ve Emrah tarafından acımasızca darbedildim. Şu an sağ kulağım duymuyor, gözümde görme kaybı var. Konuşma bozukluğum vardı, terapiyle biraz düzeldi. İçimde hâlâ bazı şeyler devam ediyor ama dıştan biraz toparladım. Psikolojik tedavim ve ataklarım sürüyor. Bu süreçte İzmit'ten de uzaklaştım, kendime dönmeye çalışıyorum."
Avukat Ustabaşı: "Beklentimiz Öldürmeye Teşebbüstü"
Meryem Yıldırım’ın avukatı Murat Ustabaşı, müvekkiline yönelik saldırının boyutlarının çok ağır olduğuna dikkat çekerek suç vasfına itiraz etti. Müvekkilinin kafasında 60 dikiş olduğunu ve yüzünde kırılmadık kemik kalmadığını belirten Ustabaşı, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yaralanmalar herhangi bir insanın ölümüne yetecek kadar ağır nitelikte. Bizim beklentimiz 'öldürmeye teşebbüs' suçundan yargılanmalarıydı ancak dava 'neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama' suçundan açıldı. Ekim ayında Adli Tıp Kurumundan gelecek olan kati rapor durumu daha da netleştirecektir. Ayrıca müvekkilimin oğlu Talha Kaan İzal'ın bu dosyada müşteki olarak yer almaması da büyük bir eksiklik. Savcılık onun durumunu başka bir dosya üzerinden değerlendirmiş, o sürecin de takipçisi olacağız."
Mağdur Oğul İzal: "Darbedildim Ama Söz Hakkı Tanınmadı"
Olay günü annesini korumak için müdahale eden ve kendisi de darp raporu alan Talha Kaan İzal ise aynı dosyada müşteki olarak yer almamasına tepki gösterdi. Duruşmada kendisini ifade edemediğini belirten İzal, şöyle konuştu:
"Olaydan sonra hastanelerde süründük, şikayetçi oldum ama savcılık böyle uygun görmüş; bu davada müşteki olamadım ve bana söz hakkı doğmadı. Karşı taraf durduk yere tekme attığımı iddia etti. Kesinlikle durduk yere atılmış bir tekme yoktu, annemi kurtarmaya çalışıyordum. Kendimi ifade edemediğim için üzgünüm ama hukuki mücadelemden vazgeçmeyeceğim, ben de şikayetçiyim."


Kaynak: