İzmir Kitap Fuarı’nda...
Çok yoğun etkinlikler oluyor, İzmir Fuarı’nda. Fuar bünyesinde üç salon var ve 12’den akşam 20’ye kadar dolup boşalıyor bu salonlar. Fuara 250’yi aşkın yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılıyor.
Zeki OĞUZ
Yazar ile okurun bir araya gelmeleri, birbirlerini daha iyi tanımaları için kitap fuarları çok iyi fırsatlar yaratıyor. Bu yüzden geçtiğimiz yıl şehrimizde bir kitap fuarı açılınca sevinmiştim ama sanırım erken bir sevinme olmuş bu. Fuara katılan yayınevleri yeterli ilgiyi görmeyince bu yıl kitap fuarından ses seda yok.
Ege bölgesi Çalı’nın en çok okunduğu bölgelerden biri. Bu yüzden her yıl Nisan ayında açılan İzmir Kitap Fuarı’nı kaçırmamaya çalışırım. Orada hem dergi okurlarıyla hem yazar-sanatçı dostlarla sohbet etme imkanı bulurum. 21 Nisan’da açılan açılan ve yarın sona erecek olan fuarın ilk günü oradaydım. Geçtiğimiz yıl fuarda Yazarlar Sendikası’nda kitaplarımı imzalamış, Anadolu dergiciliği üzerine bir konuşma yapmıştım. Bu sene ise katılacağım hiçbir etkinlik yoktu.
Dergimiz yazarı, şair dostum Refik Uğur, İzmir Yazarlar Platformu standında duruyordu. Yazar yayıncı Bülent Habora ile telaşlı bir halde masa sandalye arıyorlardı. Şair eğitimci arkadaşım Ferhat İşlek de onlara yardımcı olmaya çalışıyordu. Bir akşam önce standa koydukları masa sandalyeleri birileri aşırmış meğer.
Geçtiğimiz yıl Sapanca Şiir akşamlarında birlikte olduğumuz Kosovalı şair dostum Osman Baymak da bir stand açmıştı. Osman Baymak Bay yayınlarının yöneticisi. Kosovalı ama bir ayağı hep Türkiye’de. Geçtiğimiz yıl Azerbaycan Üniversitesi’nden fahri doktora aldı. Bu unvanı bu sene de hemşerimiz yayıncı-yazar Mevlüt Kaplan alacak.
22 Nisan’da Mevlüt Kaplan’ın Kıbrıs-Balkanlar-Avrasya-Türk Edebiyatları Kurumu’nda (KIBATEK) imza günü vardı. Mevlüt Kaplan, Çalı’nın açtığı Kurtuluş savaşı’nda Konya konulu öykü yarışmasının kendisi ve bazı yazar arkadaşları için kamçı görevi yaptığını, bu yarışma ilanından sonra doğup büyüdüğü Konya’yı ihmal ettiğini düşündüğünü söyledi. Bundan sonra hem yarışmaya katılacağın hem de Konya üzerine öyküler göndereceğini söyledi. Refik Uğur astsubay emeklisi ve yedi sene şehrimizde kalmış. Her görüşmemizde o günlere ait tatlı anılarını anlatır. Yarışmamızın jüri üyesi yazar Burhan Günel de gençliğinde uzun süne şehrimizde kalmış. Bu yüzden ne zaman şehrimize gelse öncelikle yaşadığı mahalleyi ve Konya Lisesi’nin çevresini gezmeden gitmez.
Çok yoğun etkinlikler oluyor, İzmir Fuarı’nda. Fuar bünyesinde üç salon var ve 12’den akşam 20’ye kadar dolup boşalıyor bu salonlar. Fuara 250’yi aşkın yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılıyor. Fuar boyunca 120’yi aşkın söyleşi yapılıyor, yüzlerce yazar imza günlerine katılarak okurları ile tanışma ve sohbet imkanı buluyor.
İstanbul ve İzmir kitap fuarlarına halkın ve öğrencilerin yoğun ilgisi var. Fuar girişinde uzun kuyruklar oluşuyor. Bazı okullar öğrencileri topluca getiriyor, standları tek tek dolaşıyorlar, öğrenciler yazarlarla tanışma fırsatı buluyorlar.
Dilerim önümüzdeki yıllarda böylesi güzellikleri şehrimizde de yaşarız.