İthal öğretmene tepkiler sürüyor!

İthal öğretmene tepkiler sürüyor!

Fatih Projesi kapsamında yabancı dil öğrenimi için yurt dışından yabancı öğretmen getirmesine tepkiler sürüyor

Fatih Projesi kapsamında yabancı dil öğrenimi için yurt dışından yabancı öğretmen getirmenin öğretmenlere haksızlık olduğunu söyleyen Prof. Dr Mehmet İpçioğlu, “İngilizce öğretmeni matematik sorularıyla elenirse olacağı budur” dedi

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Türkiye’de yabancı dil öğretilmesinde “Yabancı Dil Öğretiminin Geliştirilmesi Projesi”nin yepyeni bir soluk getireceğini ve proje kapsamında yabancı İngilizce öğretmeni getirilmesine “İthal öğretmen vurgusu yapılmasının son derece yanlış olduğunu” söylerken Bakan Çubukçu’ya tepkiler gelmeye devam ediyor. SÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr Mehmet İpçioğlu konuyu “İthal öğretmen getirmek büyük yanlışlık olur” diyerek değerlendirdi. Projenin dil öğrenimini gerçekleştirmesi bakımından olumlu gibi görünmesine rağmen kültürel, ekonomik ve sosyal açıdan birçok sakınca taşıdığını belirten İpçioğlu, ayrıca görevde olan veya atama bekleyen öğretmenlerin yeterliliğini de sorgulamaya açacağını kaydetti.

İpçioğlu, “Çağdışı öğrenme yaklaşımlarından vazgeçilerek, öğrenci merkezli öğrenmeyi temel alan yapılandırmacı yaklaşımla öğrencilerin dil yeteneğini geliştirmeleri sağlanmalıdır” diyerek projeyi çağdışı olarak nitelendirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu projeyle 4 yılda 40 bin yabancı öğretmeni istihdam edeceğini aktaran İpçioğlu şunları kaydetti: Her çocuk en az bir yabancı dil konuşacak sloganından hareketle yola çıkan bakanlığın amacının her çocuğa yabancı dil öğretmek olduğu söyleniyor. Buna göre yoğun İngilizce eğitimi veren özel okullardaki benzer modellerden yola çıkılarak, devlet okullarında ana sınıfından itibaren 4 yıl boyunca İngilizce eğitimi amaçlayan projede çocuklar, anadil öğrenir gibi eğitilecekler. Bakan Nimet Çubukçu ve ekibinin Fatih Projesi kapsamında bir süredir yürüttüğü çalışma gerçekleşirse Avustralya, Kanada, ABD ve İngiltere gibi ülkelerden aşamalı olarak 40 bin öğretmen getirilecek ve bu öğretmenler Türk öğretmenlerle birlikte derslere girerek çocukların konuşmasına yardımcı olacaklar.

PROJE BİRÇOK SIKINTIYI BERABERİNDE GETİRECEK

Projenin ilk bakışta çocukların dil öğrenimini gerçekleştirmesi açısından oldukça önem arz eder bir proje gibi göründüğünü ancak kültürel, ekonomik ve sosyal açıdan birçok sakıncalar taşıdığını ifade eden İpçioğlu, bu düşüncenin görevde olan ya da atama bekleyen on binlerce öğretmen adayının yeterliliğini tartışmaya açacağını kaydetti. Böyle bir tartışmanın başlatılması ile sistemdeki başarısızlığın öğretmenlere yüklenmesinin büyük haksızlığa neden olacağını belirten İpçioğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nde yasayan ve Türk üniversitelerinde eğitim görerek mezun olan öğretmenlerin başarısızlığı sorgulanacaksa önce bunları yetiştiren sistemin sorgulanması gerekir. İngilizce öğretmenliği bölümlerine sadece kelime ve gramer bilgisini ölçerek öğrenci alan sistemin sorgulanması gerekir.

İngilizce öğretmeni yetiştiren bu kurumlarda öğrenci başarısını kâğıt üstündeki kitabi bilgilerle ölçen sistemin sorgulanması gerekir. Yine öğretmen yetiştiren kurumlardan mezun olan öğrencilerin girdiği KPSS’de bir İngilizce öğretmenini matematik sorularıyla eleyen sistemin sorgulanması gerekir. Bu işleri çözmek için çok fazla emek sarf etmeye gerek yok. Bakanlık İngilizce öğretmenlerinin yeterliliği konusunda haklı olabilir” diye konuştu.

ÇÖZÜM ÖĞRETMEN İTHAL ETMEK

DEĞİL, SİSTEMİN ÖNÜNÜ AÇMAKTIR

Sistemdeki başarısızlığın faturasının öğretmenlere kesmenin büyük bir haksızlık ve hata olduğunu anımsatan İpçiklioğlu, çözümün dışarıdan öğretmen ithal etmek olmadığının altını çizdi. Çözüm yolunun sistem içindeki tıkanıklıkların giderilmesinden geçtiğini dile getiren İplikçioğlu, konuya ilişkin çözüm önerilerini şu şekilde sıralıyor: Dil bilmek sadece okumak yazma becerisinden ibaret değildir. Konuşulanı anlamak ve konuşmak esastır. Şu anda mevcut öğretmenlerin bu yeteneğe sahip oldukları söylenemez. Ancak bu eksikliğin suçlusu olarak öğretmenleri ve atama bekleyen sayıları 13 bin 500’ü bulan İngilizce aday öğretmenlerini göstermek çok büyük haksızlık olur. Çözüm ithal öğretmen getirmek değil, sistemin önündeki tıkanıklıkları gidermektir. Bunun için de Eğitim fakültelerine YDS yerine TOEFL gibi okuma yazmanın yanında anlama ve konuşma yeteneğini de ölçen bir sınavla öğrenci alınmalıdır. Mezun öğrencilerin öğretmen olarak ataması yapılırken de yine aynı yöntem uygulanarak TOEFL benzeri bir sınav uygulanmalı, matematik ve genel kültür yerine dil becerisi ölçülmelidir.

Bu arada kalitenin artırılması için hızla harekete geçilmeli öğretmen adaylarının yetiştirildiği öğrenme ortamının modernizasyonu gerçekleştirilmelidir. Çağdışı öğrenme yaklaşımlarından vazgeçilerek, öğrenci merkezli öğrenmeyi temel alan yapılandırmacı yaklaşım la öğrencilerin dil yeteneğini geliştirmeleri sağlanmalıdır.

II. Dünya savaşından kalma sınıfı sistemlerinden vaz geçilerek dersaneler yeniden yapılandırılmalı ve teknolojik donanımlarla modernize edilmelidir.
Konuşma dersleri için mutlaka native speaker denilen yabancı eğitmenler getirilmelidir. Öğretmen adayları en az bir semestr yurt dışında eğitim görerek telaffuz problemini çözmelidir. Ayrıca atama bekleyen öğretmen adayları bir yıllığına yurt dışına gönderilerek konuşma ve anlama yeteneğini geliştirip, dönüşte anaokullarında göreve başlatılabilir.

memleket.com.tr