'İstiklal Marşı’nın anlamını bilmiyoruz'
İstiklal Marşı Derneği Genel Başkanı İsmet Özel, “Sen Şehit Oğlusun Söyle Kaç Sene Geçti” konulu konferansa katıldı.
İstiklal Marşı Derneği’nin kuruluşunun 3. ve İstiklal Marşı’nın kabulünün 89. yıl dönümü münasebetiyle önceki gün İstiklal Marşı Derneği Konya Şubesi tarafından “Sen Şehit Oğlusun Kaç Sene Geçti” konulu bir konferans düzenledi. Konferansa derneğin genel başkanı İsmet Özel de katıldı.
İstiklal Marşı Derneği Genel Başkanı İsmet Özel, İstiklal Marşı’nın kabulünün 89. ve İstiklal Marşı Derneği’nin kuruluşunun 3. yıl dönümü münasebetiyle önceki gün “Sen Şehit Oğlusun Söyle Kaç Sene Geçti” konulu konferansa katıldı. Açılış konuşmasını yapan İstiklal Marşı Derneği Konya Şubesi Başkanı Durmuş Küçükşakalak, İstiklal Marşı’nın Türk toplumu için çok önemli olduğunu belirterek, “Mayası İslam olan bu halk için İstiklal Marşı hem bir telkindir hem de bir hatırlatmadır. İstiklal Marşı bu özelliklerinden dolayı bir talimattır.
Ayrıca bizim marşımız İslam davasının marşıdır. Dünyadaki İslam davasının omurgasını teşkil etmektedir. Dua ve dava aynı yerden geldiği için İstiklal Marşı bir duadır. Günümüzde karşımıza İstiklal Marşı’nın kötü ve anlamsız olduğunu savunan antitezciler kaşımıza çıkmaktadır. Bunlar İstiklal Marşı’nın ideolojisini bertaraf etmeye çalışmaktadır. Şu bilinmelidir ki biz İstiklal Marşı’nda kendi sesimizi, tarihimizi buluyoruz. Biz şehitler ve şehit oğullarından oluşan tek milletiz” diye konuştu.
TÜRKİYE NASIL KAZANILDI
AKLINIZA HİÇ AKLINIZA GELİYOR MU?
Durmuş Şakalak’tan sonra kürsüye gelen İstiklal Marşı Derneği Başkanı İsmet Özel konuşmasına İstiklal Marşı’nın on kıtasını okuyarak başladı. Özel, İstiklal Marşı’nın çoğu kişi tarafından ezbere bilindiğini ancak bu marş ile yeteri kadar irtibat kurulmadığını belirtti. Türkiye’de yaşayanların bu ülkenin ne pahasına kazanıldığını bilmediğini belirten Özel, İstiklal Marşı’nın kabulünün üzerinden 89 sene geçmesine rağmen buradaki satırların ne anlama gediğinin bilinmediğini, merak edilmediğini belirtti.
Özel, Küba’nın bağımsızlığı için mücadele veren Jose Marti’nin yaptıklarına değinerek, “İspanya devleti Marti’yi zehirleyip öldürmek için birini tutuyor. Ve tuttukları adam Marti’yi zehirlemeyi başarıyor. Fakat Allah’ın takdiri bu ya Jose Marti ölmüyor. Ve iyileştikten sonra katilinin izini sürmeye başlıyor; nihayetinde de buluyor. Onunla arkadaş olup kendi davasına çekiyor. Bunu ilk öğrendiğim zaman hayran kalmıştım.
Bu düşünce beni cezp etmişti, fakat sonra bunun çocukça bir düşünce olduğunu fark ettim. Bu Jose Marti ve İspanya devleti içinde verdiği mücadele için bir güzellik olabilirdi, fakat ben Türk’tüm ve Türkiye için böyle bir davranış çocukça olurdu. Türkiye bu dünyanın hiçbir yeriyle kıyaslanamayacak derecede bir güzelliğe ve zenginliğe sahiptir. Onun için bize dışarıdan öğrendiğimiz kahramanlık hikâyeleri fayda vermez, bu ülkenin sınırları içinde ve ülke için çözümler üretmek gerek” diye konuştu.
OLMAMIŞ OLMAZ, OLMUŞ OLMAMIŞ OLMAZ
Müslümanlıkta insanların birbirine güvenmesinin hiçbir zaman kaybolmayacağını dile getiren Özel, bir şeyin olmuyorsa olmayacağını, olmuş bir şeyin de olmamış olarak kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. Özel, “Yahudi mantığını bırakmalıyız, bir Yahudi fıkrasında anlatılır: Yahudi’nin biri çocuğunu dama çıkarmış ve ‘haydi atla oğlum oradan aşağıya, ben seni tutacağım demiş’ çocuk atlamış ama tutmamış. Sonra da çocuğuna dönüp ‘bu dünyada babana bile güvenmeyeceksin, asla unutma’ demiş. Onun için kendi aramızda birbirimize itimat edeceğiz. Neden? Sen güvendin adam sana yamuk yaptı. Yapsın, suç senin değil ki, bu adamın yanlış tavır sergilediği anlamına gelir. Müslümanlar olarak birbirimize iltica eden ve mülteci olanlardan olmalıyız” dedi.
HAKK’IN VAAT ETTİĞİ GÜNLER OLDUĞUNA
İNANMAYANLAR YÜZÜNDEN BU HALDEYİZ
İstiklal Marşı’na ilk tepkinin Nazım Hikmet’ten geldiğini belirten İsmet Özel, Hikmet’in İstiklal Marşı’nın ‘Doğacaktır sana vaat ettiği günler hakkın, Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın’ kıtasına karşı çıktığının altını çizdi. Hikmet’in ‘Allah mı vaat edendir yoksa insan mı kazanır?’ sorgulamasını yaptığının altın çizen Özel, “Biz Allah’ın vaat ettiğine inanırız. Bu her Müslüman’ın yapması gereken bir şeydir. Türkiye’nin şu anki durumu ortada. Bir karmaşadır gidiyor. Biz gelecekteki günlerin Allah tarafından vaat edildiğine inanmayanların tahakkümü altında kaldığımız için bu durumdayız” diye konuştu.
BİZ FEODAL OLMAYI REDDEDEN BİR MİLLETTİK
Türkiye tarihinde 1571 yılına kadar Osmanlı’ya hüküm geçmediğini, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yapılan pazarlıkların yersiz olduğunu belirten Özel, “Biz feodaliteye karşı gelen bir millettik. Ancak feodalite yasalarını kabul eden bir birlikle masaya oturuyoruz. Bu olmaması gereken bir durum. Feodalitede büyük pay bildiğiniz gibi senyöre aittir. En iyisi onundur. Bizim yapımız buna uymaz, Biz Dar’ül İslam’dan bahsediyoruz. Bizim kurduğumuz sistemle Avrupa Birliği sistemi uyuşmaz” şeklinde konuştu.
AVRUPA ANTİ TÜRK FELSEFESİ İLE YÜKSELDİ
Avrupa’nın Türklük kavramına karşı gelerek ve onu kötüleyerek yükseldiğinin üzerinde duran Özel, Türk milletinin hiçbir zaman onlar gibi olmayacağını belirtti. İki çeşit insan türü olduğunun altını çizen Özel, Türk ya da Avrupalı ve Amerikalı olacaksınız. Üçüncü bir şık yoktur” dedi. İsmet Özel konuşmasının sonunda, ‘Nasıl bir Türkiye istiyorsunuz?’ sorusu yerine ‘Türkiye’yi istiyor musunuz, istemiyor musunuz?’ sorusunun cevabının aranması gerektiğini belirtti. Ali Murat Mırçık-Memleket