İşte Dağlıca davasının gerekçeli kararı
Dağlıca Baskını'yla ilgili gerekçeli karar açıklandı. Gerekçede ilginç savunmalar dikkat çekiyor.
Dağlıca baskınında PKK tarafından kaçırılan 8 askerden er Ramazan Yüce'ye 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen, diğer 7 askerin aldığı cezaların ertelendiği davanın gerekçeli kararı açıklandı. Van Askeri Mahkemesi'nce açıklanan gerekçeli karardan, "Şartlar ne kadar olumsuz olursa olsun, açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca, sanıkların şahsi tehlike korkusunu yenerek mücadelelerine devam etmeleri, silahlarını bırakarak teslim olmamaları gerektiği açıktır" denildi.
Van Askeri Mahkemesi'nin, 18 Aralık 2009 tarihinde erlerden Ramazan Yüce'ye, 'alenen askerleri itaatsizliğe teşvik' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. Aynı mahkeme Uzman Çavuş Halis Çağan'a 'göreve itaatsizlik suçundan' 1 yıl 8 ay ve erler Fuat Başoda, İlhami Demir, İrfan Beyaz, Mehmet Şenkul, Fatih Atakul ve Özhan Şabanoğlu'nun da 'görevi ihmal' suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermişti.
Van Askeri Mahkemesi yaklaşık bir ay önce verdiği cezanın gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, göğüs göğüse yaşanan çatışma esnasında şehit ve yaralananların olduğu bu sırada er Ramazan Yüce'nin, 'Teslim Olun' diye bağıran teröristlerin yanına doğru Kürtçe konuşarak yaklaştığını, orada bir süre teröristlerle görüştükten sonra üs bölgesindeki mevziilerde teröristlerde çatışmakta olan askeri personellere hitaben, 'Arkadaşlar teslim olun, bunlar bize bir şey yapmazlar. Teslim olanlara bir şey
yapılmayacaktır, bana herhangi bir şey yapmadılar' dediği ve teslim olan askerlerin de buna uyarak teslim olduğunu vurguladı. Dosya kapsamındaki delillere de geniş ver verildiği gerekçeli kararda, Keri ve Meri Tepeleri bölgesinde bulunan asker sayısından nöbet şekline kadar en ince ayrıntılarına kadar tek tek belirtildi. Askeri Ceza Kanunu'nun 46/1'inci maddesi 'Vazife ve hizmette şahsi tehlike korkusu cezayı hafifletmez' hükmüne de ver verildiği kararda, "Olayın yaşanmasında diğer faktörlerinde
etkisi bulunmakla birlikte, sanıkların üs bölgesindeki savunma görevlerini gereği gibi yerine getirilmemiş olmalarının şehit ve yaralı sayısında açıkça etkili olmuştur. Bu nedenle bu sanıkların sabit bulunan eylemleriyle görevi ihmal suçunu işledikleri vicdani kanaatine ulaşılmıştır" denildi.
Kurtuluş Savaşı'na da atıfta bulunan Van Askeri Mahkemesi, "Şartlar her ne kadar olumsuz olursa olsun, açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca sanıkların şahsi tehlike korkusunu yenerek mücadelelerine devam etmeleri, silahlarını bırakarak teslim olmamaları gerektiği açıktır. Yakın tarihimizde daha da olumsuz şartlara rağmen atalarımızın hayatlarını feda ederek bu vatanı bizlere emanet etmiş olduklarını gözden uzak tutmamak gerekmektedir. Aksi takdirde, yani bu tür insani duyguların bahane ederek olaya
yaklaşılması durumunda, askerlik mesleği ve dolayısıyla vatan savunmasının yapılamayacağı bir gerçektir. Nitekim olay esnasında da yaşanan olumsuz şartlara rağmen üs bölgesinde görevli olan personel, 12 şehit, 17 yaralı olmasına rağmen canları pahasına çatışmaya devam etmiş, silahlarını bırakarak teslim olmamışlardır" ifadelerine yer verildi.
Mahkeme, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan er Ramazan Yüce'nin, teröristlerce örgüt kampına götürüldükten sonra serbest bırakıldığında diğer askeri personel ile birlikte tekrar ülke sınırları içerisine gelmiş olmasının terör örgütü ile organik bir bağ içerisinde olmadığını desteklediğini kaydedildi. Kararda, "Sanık saldırı esnasında kendisi teslim olduktan sonra silah arkadaşlarının da teslim olması yönünde bağırarak telkinlerde bulunması eylemiyle ilgili olarak, 'Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü
bozmak' suçundan dolayı hakkında kamu davası açılmış ise de bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Çatışmalar esnasında şehit veya yaralanan askeri personel olmasına rağmen, hiç kimsenin teslim olmadığı ve bütün olumsuz şartlara rağmen tüm personel canları pahasına mücadele etmeye çalışmıştı. Ancak sanık er Yüce teslim olduktan sonra özellikle arkadaşlarının da teslim olmaları yönünde çağrı yapması üzerine o ana kadar etmiş oldukları yemine bağlı kalarak canları pahasına görevlerini yerine getirmekte olan arkadaşlarını olumsuz olarak etkilemiş. Bu durumun etkisiyle önce Özhan Şabanoğlu ve Fuat Başoda ile Uzman Çavuş Halis Çağan, daha sonra diğer sanıklar çavuş Mehmet Şenkul, er İlhami Demir, er Fatih atakul ve er İrfan Beyaz'ın silahlarını bırakarak teslim oldukları anlaşılmıştır. Sanık er Yüce'nin sabit bulunan bu eyleminin Askeri Ceza Kanunu'nun 58'inci maddesindeki atıf yoluyla askeri bir suç haline getirilmiş olan Türk Ceza Kanunu'nun 319'uncu maddesindeki 'askerleri itaatsizliğe teşvik' suçunu işlediği değerlendirilmiştir" denildi.
Mahkemenin verdiği kararı yerinde bulmadığını ifade eden er Ramazan Yüce'nin avukatı Dinçel Aslan ise gerekçeli kararın kendilerine yeni tebliğ edildiğini ve temyizi için bir hafta içerisinde Askeri Yargıtay Başsavcılığı'na başvuracaklarını belirtti. Aslan, mahkemenin gerekçeli kararında askerlerin terör örgütüne teslim olmaları yerine ölmelerinin istendiğini iddia etti.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesindeki tabur komutanlığına 21 Ekim 2007'de terör örgütü PKK üyelerince düzenlenen ve 12 askerin şehit olduğu, 17 askerin de yaralandığı saldırıdan sonra kendileri ile irtibat kesilen ve 5 Kasım 2007'de Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine katılan Uzman Çavuş Halis Çağan, erler Ramazan Yüce, İlhami Demir, İrfan Beyaz, Özhan Şabanoğlu, Fatih Atakul, Fuat Başoda ve Çavuş Mehmet Şenkul, 10 Kasım 2007'de Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Van Askeri Mahkemesi'nce tutuklanmışlardı. 2 Şubat 2008'de Van Askeri Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada tahliye edilen 8 askerin, 18 Aralık 2009 tarihinde Van Askeri Mahkemesi'nde görülen davasında, erlerden Ramazan Yüce'ye 'alenen askerleri itaatsizliğe teşvik' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. Aynı mahkeme Uzman Çavuş Halis Çağan'a 'göreve itaatsizlik suçundan' 1 yıl 8 ay ve erler Fuat Başoda, İlhami Demir, İrfan Beyaz, Mehmet Şenkul, Fatih Atakul ve Özhan Şabanoğlu'nun da 'görevi ihmal' suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermişti.