İstanbul'da bir yörük kurultayı
26 Şubat cumartesi günü İstanbul Sarıyer’de Amatör Spor Kulüpleri Federasyonunda yapılan bir Yörük kurultayına katıldım...
Zeki Oğuz
26 Şubat cumartesi günü İstanbul Sarıyer’de Amatör Spor Kulüpleri Federasyonunda yapılan bir Yörük kurultayına katıldım. Ülkemizin her tarafından gelenler olmuştu. Bazı Yörük derneklerinin başkan ve temsilcileri, Yörük önderleri, şair ve sanatçılar katıldılar kurultaya. Kurultayın düzenleyicisi “Yörük Türkmen Güç birliği” Genel Başkanı Erdoğan Ayata idi. Bu yıl üçüncüsü yapılan kurultaya ilgi yoğundu. Özellikle Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden ve İzmir’den öğrencilerin katılımı ilgi çekiciydi.
Bir kurultay düzenlemek ve bunu başarıyla tamamlamak hayli zor bir olaydır. Kurultay çalışmalarını tek başına yürüten Erdoğan Ayata’yı bu yönden kutlamak gerek.
1990 Yılından sonra Yörük dernekleri çoğalmaya başladı. Şehrimizde bile birkaç tane var. Bu dernekler kimi yerde yalnızca Yörük, kimi yerde Yörük-Türkmen, kimi yerde de oğuz Yörük adlarıyla kuruldu. Bazı bölgelerde federasyonlar, konfederasyonlar oluşturuldu. Her ilimizde Yörük şenlikleri yapılmaya başlandı.
Zaman zaman birlik çağrıları yapılsa da hiçbir zaman istenilen birlik oluşturulamadı. Bu kadar federasyon, konfederasyon olması da bunun bir göstergesi. Bırakın tek tek dernek isimlerini saymayı, federasyon isimlerini saymak bile yeterli dağınıklığı göstermek için. Sadece birkaç örnek isim vereceğim.
Eskişehir Yörük Dernekleri Federasyonu, Akdeniz Yörük Türkmen Dernekleri Federasyonu, Balıkesir Karesi Yörük Boyları Federasyonu, Oğuz Boyları Konfedarasyonu gibi.
İstanbul Sarıyer’de yapılan 111.Yörük Türkmen Kurultayı’na katılım güzeldi ama bana göre Yörükler arasındaki çekişmeler damgasını vurdu kurultaya. Bırakın dernek başkanlarının kurultaya katılımlarını, destek mesajları bile yoktu.
Yıllardır Yörük kültürünün takipçisiyim. Özellikle göçer Yörüklerin gelenek ve kültürlerini tanımaya, onların yaşadıkları sorunları anlatmaya çalışıyorum. Aynı zamanda yerleşik Yörüklerin düzenledikleri şenliklere katılıyorum. Halen binlerce yıllık geleneklerini, kültürlerini sürdüren göçerlerle, yerleşikleri karşılaştırıyorum. Görüyorum ki artık yerleşikler çoktan unutmuşlar gelenek ve kültürlerini. Bir çadır kurma, gözleme ile ayran ikramı, farklı bir kıyafet giyme işin özüne inememeden başka bir şey değil. İşin kötüsü göçerler bin bir dertle boğuşurken yerleşikler onların sorunlarını hiç dert etmiyorlar kendilerine. Yörükler adı ne olursa olsun derneklerde birleşiyorlar ama bu dernekler folklörük birer figür olmaktan öte geçmiyor. Ayrıca şenliklerde izlediğim kadarıyla bilinçli üç beş kişinin dışında kimse bilmiyor Yörüklük, Türkmenlik kavramlarını. Çoğu insan etnik bir kimlik gibi algılıyor bu kavramları.
Yörük şenliklerinde birlikte olduğumuz çoğu dostlarla bu kurultayda yeniden buluştuk. Osmaniye’den Bestami Erdem ve şair İbrahim Özdemir, Mehmet Güzel, Şair Nail Büyüksarı, Ereğli’den fotoğraf sanatçısı Memduh Ekici ve Ereğli Bekdikleri dernek başkanı Ali Sayar, Şanlı Urfa Yörükler Derneği Başkanı Nusret Kaya, Yörükler Tanışıyor gurubunun kurucusu şair Anamaslı Mehmet, Yörüklerle ilgili yaptığı belgesel Antalya Altın portakal yarışmasında birinci olan Yüksel Aksu, Sarıkeçililer Yaşatma ve Dayanışma Derneği Başkanı Pervin Çoban ile Yörük Türkmen halk müziği sanatçısı Sebile Can katılanlar arasındaydı.
Kurultaya katılanlar değişik konuşmalar yaptılar. Belgesel çalışmasını yapan Yüksel Aksu güzel bir konuşma yaptı. Yörük kültürünün edebiyatımıza ve sinemaya yansımasını anlattı. Gerçekten güzeldi verdiği örnekler. Osman Şahin’in öyküleri, Boş Beşik, Kızılırmak Karakoyun bu konuda unutulmaz eserler.
Bir arkadaş Hidroelektrik Santrallerine (HES) karşı açılan mücadeleden söz etti. Sarı keçililer Yaşatma ve Dayanışma Derneği Başkanı Pervin Çoban’da aynı hareketin içinde. Bu konuda broşürler hazırlamışlar, büyük afişler yaptırmışlar. Çevreci bir derneğin böyle bir mücadele içinde olmasını, Pervin Çoban’ın kişisel olarak böyle bir mücadeleye katılmasını anlarım ama bu mücadeleye sarı keçilileri bulaştırmasına, dernek adına katılmasına bir anlam veremedim. HES lere gelinceye kadar çözülmesi gereken öyle çok dertleri var ki Yörüklerin.
Erdoğan Ayata’ya göre bu kurultay daha büyük atılımların habercisi. Erdoğan Ayata İstanbul merkez ve ilçelerini kapsayacak büyük bir federasyon düşünüyor. Adı bile şimdiden hazır. “Rumeli Beylerbeyliği Federasyonu.”
Sanırım bu proje Yörük-Türkmen sevdalıları arasında hayli tartışılacak.

