İplikçi Camii'nin minaresi kaçak!

İplikçi Camii'nin minaresi kaçak!

Defalarca restore edilmesine karşın hâlâ ayakta kalma mücadelesini sürdüren İplikçi Camii’nin mevcut 2 şerefeli minaresinin izinsiz inşa edildiği ve caminin statiğini olumsuz etkilediği bildirildi.

İplikçi Camii’nin minaresi kaçak inşa edilmiş!

Defalarca restore edilmesine karşın hâlâ ayakta kalma mücadelesini sürdüren İplikçi Camii’nin mevcut 2 şerefeli minaresinin izinsiz inşa edildiği ve caminin statiğini olumsuz etkilediği bildirildi. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, bu minarenin yerine caminin mimarisine uygun tek şerefeli bir minare inşa etmek üzere harekete geçti.


Defalarca restore edilmesine rağmen duvarlarında çatlaklar oluşması engellenemeyen İplikçi Camii’nin mevcut 2 şerefeli minaresinin izinsiz inşa edildiği bildirildi. Caminin orijinal mimarisine uygun olmayan bu minarenin cami duvarlarında oluşan çatlaklara sebebiyet verdiği kaydedilirken, Vakıflar Bölge Müdürlüğü bu minarenin yıkılıp caminin özgün mimarisine uygun tek şerefeli bir minarenin yapımı için harekete geçti.
Konuyla ilgili gazetemize açıklama yapan Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç, “Zamanında izinsiz yapılan mevcut minare caminin orijinal mimarisine ait değil ve cami duvarlarındaki çatlakların asıl müsebbibi olarak görülebilir. Çünkü iki şerefe halinde yapılan bu minare caminin statiğini olumsuz etkiliyor. Çatlaklar daha çok bu minarenin üzerinde yükseldiği duvarlarda görülüyor” dedi.
Genç, bu minareyi yıkıp tek şerefeli ve caminin orijinal mimarisine uygun bir minareyi yapmak üzere gerekli restorasyon projesi hazırlıklarına başladıklarını kaydederek “Tabiat ve Tarihi Varlıkları Koruma Kurulu’ndan çıkacak onay doğrultusunda gerçekleştireceğimiz projeyle İplikçi Camii duvarlarında görülen çatlamaları gidermeyi umut ediyoruz” diye konuştu.


ASIL MİNARE 1914’TE YIKTIRILDI
İbrahim Hakkı Konyalı İplikçi Camii’ne ait orijinal minarenin 1914’te önünden geçen lağımın tesiriyle çatladığını ve bu sebeple yıktırıldığını tarihinde kaydederken, mevcut minarenin de yakın zamanlarda yaptırıldığı ifade edildi. İbrahim Hakkı Konyalı asıl minarenin caminin sol köşesinde kısa ve kalın bir minare olduğunu belirtiyor.


KONYALI’YA GÖRE İPLİKÇİ CAMİİ
1951 yılında “Taş Eserler Müzesi” hâline getirilip, 1960’ta tekrar ibadete açılan İplikçi Camii’nin miladî 1201 yılında Tebrizli Ebülfazl Abdülcebbar tarafından yaptırıldığını kaydeden İbrahim Hakkı Konyalı, miladî 1332 yılında Kişçi (Kürkçü) Mes’ud zâde Hacı Ebubekir’in camiyi genişleterek imar ettiğini, miladî 1430-31’de hükümdar Karamanoğlu İbrahim bey’in emirlerinden aynî künyeli Turgut oğlu Ahmet bey’in camiyi güçlendirdiğini, 1584’te de ise yanan camiyi tüccar Hacı Emrullah efendinin esaslı biçimde tamir ettirerek bugünkü mihrabı yaptırdığını yazarak, şöyle devam ediyor: Son zamanlarda mihrabın altında yapılan bir kazıda eski ve ilk mâbedin çini mozaiklerle süslü açık mavi ve vişneçürüğü renkli 3.10 metre eninde muhteşem mihrabının bir parçası meydana çıkmıştır. Mermer mihrap bu çini mihrabın başladığı yerden 1 metre 10 santim yukarıya kurulmuştur. Caddeden caminin avlusuna 10 basamaklı taş merdivenle inilir. Yâni eski mâbed, yol açılırken bu kadar çukurda kalmıştır. Caminin sol köşesinde kısa ve kalın bir minaresi vardı. Otuz sene kadar evvel (1914) önünden geçen lağımın tesiri ile çatlamış, sonra da yıktırılmıştır.
Eski caminin kuzey kapısı asıl binadan dışarıya taşmış vaziyette idi. Son tamiri esnasında bu kısım yıkıldı. Yıkılan kapının solunda parmaklıkla çevrilmiş bir kabir vardı. Bu kabir Sultan II. Abdülhamid’in üniversite kütüphanesinde Konya Fotoğrafları koleksiyonunda bulunan 80 sene evvel çekilmiş fotoğrafta açıkça görülüyor. Bu kabrin caminin ilk bânisi (yaptıranı) Tebrizli Ebülfazl Abdülcebbar’a ait olduğu anlaşılıyor. Murat Güzel-Memleket