"İnsanlık için her karış toprağın korunması şart"

"İnsanlık için her karış toprağın korunması şart"

ÇEM Genel Müdürü Avcı: - "Çölleşme ve erozyonla mücadele çalışmaları bakımından dünyanın en iyi üç ülkesinden birisiyiz"- "Hedefimiz 2023 yılında erozyon ile taşınan toprak miktarını 130 milyon tona indirmek"

ANKARA (AA) - ZEHRA AYDIN - Orman ve Su İşleri Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürü Hanifi Avcı, bugün dünyanın küresel ısınma, iklim değişikliği, kuraklık ve çölleşmenin en önemli meselesi olduğu uyarısında bulunarak, "Çölleşme ve erozyonla mücadele çalışmaları bakımından dünyanın en iyi üç ülkesinden biriyiz" dedi.

ÇEM Genel Müdürü Avcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya ülkelerinin insanlığın geleceği adına tabiatın sesine kulak vermesi gerektiğini belirtti.

Avcı, "Küresel ısınma, iklim değişikliği, kuraklık ve çölleşme en önemli küresel meseledir. İnsanlık i̇çi̇n her karış toprağın korunması şart. Ülkeler toprakları çölleşmeden gerekli tedbirleri acilen almalı. Yeryüzündeki 4 milyar hektardan fazla alanda ve 110'dan fazla ülkede, takriben 1,5 milyar kişiyi tehdit eden, arazi tahribatı, kuraklık ve çölleşme sadece çevresel bir problem olmayıp ekonomiyi, güvenliği, kalkınmayı da olumsuz etkilemektedir." diye konuştu.

ÇEM Genel Müdürü Avcı, dünyada her yıl 10 milyon hektar tarım alanının kaybedildiğini, toprak verimliliğinin azaldığı bölgelerde yaklaşık 1 milyar insanın yeterli seviyede beslenemediğini anımsattı. Toprağın yanlış kullanımı nedeniyle 2035'e kadar küresel gıda üretiminin yüzde 12 azalmasının beklendiğini ifade eden Avcı, "Gerekli tedbirlerin acilen alınmaması halinde, yeterli seviyede beslenemeyen insanların sayısı artacaktır." dedi.

- Ülkelerin insanlık için işbirliğinde bulunması şart

İnsanlık için temiz gıda, su ve kişisel güvenliğin sağlandığı bir dünya kurmanın mümkün olduğunu aktaran Avcı, bunun sağlanabilmesi için de insanların davranış şekillerini değiştirmesi, su ile gıda sağlayan her karış toprağın korunması ve ıslahıyla mümkün olacağını vurguladı.

Bir taraftan toprakların verimsizleşmesini önlerken, diğer yandan da verimsizleşmiş tarım alanlarını geri kazanmak için çaba harcanmasının gerekliliğine dikkati çeken Avcı, "İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu tehlike ile baş edebilmesi, ülkelerin birlikte hareket etmesine ve işbirliği içerisinde mücadelesine bağlı." değerlendirmesinde bulundu.

Avcı, çölleşmenin toplumların geçim kaynaklarını etkileyen, kimi zaman göçlere zorlayan küresel bir problem olduğunu ifade ederek, kuraklık ve çölleşmenin yol açtığı sorunlardan biri olan göç nedeniyle sadece Afrika'da 20 yıl içerisinde 60 milyon, 2050 yılına kadar ise dünyada 135 milyon insanın göç etmek zorunda kalacağının öngörüldüğünü dile getirdi.

- "Verdiğimiz mücadele dünyada parmakla gösteriliyor"

Türkiye'deki çölleşme ve erozyonla mücadele çalışmalarının Birleşmiş Milletler (BM) tarafından diğer ülkelere örnek gösterildiğini anlatan Avcı, şunları kaydetti:

"Erozyonla mücadele kapsamında birçok ülkeden daha fazla çalışma gerçekleştirdik. Son yıllarda 1 milyon hektardan fazla alanda sadece erozyonla mücadele faaliyetinde bulunduk. Ormancılık çalışmaları açısından baktığımızda da geçmişten bu yana toplam 7 milyon hektardan fazla alanda ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve rehabilitasyon çalışması yürüttük. Ormanlık alanda yapılan bu çalışmaların tamamı aslında çölleşmeyle mücadelenin en önemli ayağını oluşturuyor."

"Çölleşme ve erozyonla mücadele çalışmaları bakımından dünyanın en iyi üç ülkesinden birisiyiz" diyen Avcı, söz konusu mücadele için önemli bir bütçe ayrıldığını ve bunun erozyonla mücadelede kullanıldığını söyledi.

- Toprak tahribatının en son noktası: Çölleşme

Avcı, arazinin tahrip edilmesi, üretkenliğini kaybetmesi olarak anlaşılması gereken çölleşmenin, toprak tahribatının en son noktası olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu manada Türkiye'de arazi bozulmasına karşı uzun yıllardan beri çalışmalar devam ediyor. Erozyon kontrol çalışmaları ve çölleşmeyle mücadele açısından bakıldığında ormancılık çalışmaları, tarım alanlarında yapılan çalışmalarla birlikte çok önem arz ediyor. Türkiye'de yılda erozyonla taşınan toprak miktarı 1970'li yıllarda 500 milyon ton iken, erozyon kontrolü ve ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi, sel kontrolü faaliyetleri ve baraj havzalarının ağaçlandırılması, meraların iyileştirilmesi ile aşırı otlatmanın önüne geçilmesi gibi yapılan çalışmalarla geçen yıl bu rakamı 168 milyon tona kadar düşürdük. Hedefimiz 2023 yılında erozyon ile taşınan toprak miktarını 130 milyon tona indirmek. Bu konuda da çok başarılı bir ülkeyiz. Erozyon kontrolü ve yukarı havzalardaki sel kontrol çalışmaları ve ağaçlandırma konusunda tecrübelerimiz var. Yine bu manada da dünyada yapılan çalışmalara bakıldığında ilk üç örnek ülke arasındayız."

AA

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :