İngiltere AB ile yol ayrımında

İngiltere AB ile yol ayrımında

Başbakan David Cameron'ın AB üyeliğiyle ilgili referandum önerisinin yankıları sürüyor. Muhalifler, ayrılmanın ülkeyi ekonomik istikrarsızlığa sürükleyeceği görüşünde

 

İngiliz halkı, Başbakan David Cameron'ın bir sonraki genel seçimi kazanması halinde, referanduma giderek ülkelerinin Avrupa Birliği (AB) üyesi olarak kalıp kalmayacağına karar verecek. Ancak Cameron'un yeniden iktidar olma şansı şimdilik zayıf görünüyor ve ankatlerde AB'den ayrılmak isteyenlerin oranı düşüyor. Cameron, parti içindeki AB karşıtlarını yanında tutabilme çabasında.

Cameron'ın dünkü konuşmasında, ülkesinin 1973'ten bu yana sürdürdüğü AB üyeliğini 2015'te tek başına iktidar olması halinde referanduma götürmek istediğini açıklaması geniş yankı buldu. İplerin Brüksel'in elinde olmasını istemeyen ve AB'nin reforma ihtiyacı olduğunu savunan Muhafazakar Parti lideri Cameron'ın açıklaması kendi ülkesi ve kıta Avrupa'sında tartışılmaya devam ediyor.

Cameron'ın koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti ve muhalefetteki İşçi Partisi referanduma gidilmemesi gerektiğini, AB üyeliğinden çıkılmasının ülkeyi ekonomik istikrarsızlığa ve belirsizliğe sürükleyeceğini düşünüyor.

İngiltere'nin AB'den ayrılma ihtimaline tepki gösterenler, Birlik ile ticaretinin bozulmasından ve ekonominin olumsuz etkilenmesinden endişe ediliyor. İngiltere ticaretinin yüzde 50'den fazlasını AB ülkeleriyle yapıyor. İngiltere'de ayrıca 3,5 milyon kişinin işinin AB ülkeleriyle bağlantılı olduğu biliniyor.

Avro Bölgesi'ndeki krizi çözmek için AB'deki anlaşma değişikliklerini son dönemde veto eden Cameron ise, ülkesinin AB'de kalmasını istiyor ancak AB'nin reforma ihtiyacı olduğunu, rekabetçi ve söz sahibi bir aktör olması gerektiğini savunuyor. Cameron ayrıca, ülkesinin AB ile üyelik koşullarını yeniden müzakere etmek ve Brüksel'e verilen yetkileri geri almak istiyor.

Öte yandan, David Cameron'ın uyguladığı ekonomi politikaları ve kesintiler dikkate alındığında ise 2015'te partisinin tek başına iktidar olmasının ve başbakanlık şansının düşük olduğu tahmin ediliyor.

-Cameron parti içi dengelere mi oynuyor?-

İşçi Partisi lideri Ed Miliband, Cameron'ın referandum önerisiyle ülkesinin çıkarlarını değil, partisinin çıkarlarını düşündüğü görüşünde.

İngiltere'de son kamuoyu yoklamaları muhalefetteki İşçi Partisi'ni, Muhafazakar Parti'nin önünde gösteriyor. Çift dipli resesyonda olan ekonomiyi iyileştirmek ve bütçe açığını gidermek için birçok

alanda kesintilere giden Muhafazakar-Liberal Demokrat koalisyon hükümeti, 2010'da yapılan genel seçimden bu yana oy kaybediyor.

Son dönemde Muhafazakar Parti'nin tabanından, AB karşıtı görüşleriyle bilinen Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi'ne (UKIP) kayan çok kişi olduğu bildiriliyor. UKIP, ülkenin AB üyeliğiyle ilgili referandumun 2015'teki genel seçimden önce yapılması gerektiğini savunuyor.

David Cameron'ın dünkü AB konuşmasının, partisi içindeki AB'ye şüpheyle bakan kişileri memnun ettiği ancak bu üyelerin Brüksel'den hangi yetkilerin geri alınması gerektiğini Başbakan'ın en kısa zamanda açıklamasını isteyeceği yorumları yapılıyor. İngiltere Başbakanı partisi içinde, AB yanlısı görüşleriyle bilinen koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti'ye fazla taviz vermekle eleştiriliyordu.

-Halkın gündemi "ayrılık" değil

 İngiliz halkının AB üyeliğiyle ilgili ne düşündüğü konusunda ise anketler yapılıyor. YouGov araştırma şirketinin son kamuoyu yoklamasına göre ankete katılanların yüzde 40'ı İngiltere'nin AB'de kalması gerektiğini söylerken, yüzde 34'ü ayrılmasını istiyor. Aynı kuruluşun Kasım ayında yaptığı anket sonuçları ise halkın yüzde 30'un AB'de kalmak istediği, yüzde 51'in ayrılmak istediği yönündeydi.

-1975'de de referanduma gidilmişti-

İngiltere'de özellikle Muhafazakar Parti'nin AB karşıtı söylemleri yeni değil. Muhafazakar Partili ilk kadın Başbakan Margaret Thatcher 1988'de Brüksel'de yaptığı konuşmada İngiltere'nin AB ile daha fazla entegrasyonuna karşı olduğunu söylemişti.

Muhafazakar Parti, Avrupa Parlamentosu'nda 25 kişiyle en fazla üyeyle temsil edilen İngiliz siyasi partisi olsa da, ülkenin çıkarlarının AB'nin çıkarlarından önde geldiğini ve her zaman Avro Bölgesi'nin dışında kalınması gerektiğini savunuyor.

Kıta Avrupa'sının yanı başındaki ada ülkesi İngiltere, 1973'ten bu yana AB üyesi. Ülkede referandum yapılırsa bu bir ilk olmayacak.

Haziran 1975'te, o dönem Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) olan AB'de kalıp kalmamak konusunda halk oylaması yapılmıştı. Referandumdan AET'de kalınması sonucu çıkmıştı.

Ülkesinin "ada ulusu karakterine" sahip olduğunu vurgulayarak, kıta Avrupa'sından farklı olduğunu ima eden Cameron'ın referandum önerisine tek tepki Avrupa'dan gelmiyor. ABD güçlü müttefiki İngiltere'ye, referandumların ülkeleri kendi içlerine dönük hale getireceği uyarısında bulunuyor ve "İngiltere'nin AB'deki güçlü bir ses olduğunu" bildiriyor.

İngiltere'de ise 2015'te yapılacak genel seçime kadar Cameron'ın AB üyeliğine ilişkin referandum önerisinin iç siyasetin gündemini meşgul etmesi bekleniyor. David Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar Parti 2015'teki genel seçim sonucunda çoğunluğu elde ederse, 2017 sona ermeden ülkede AB üyeliğiyle ilgili referanduma gidilmesi öngörülüyor.