İndirime çekidüzen gelecek

İndirime çekidüzen gelecek

Sanayi Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Başbakanlığa gönderilen taslak yasalaşırsa, indirimler senenin belli dönemlerinde yapılacak

Sanayi Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Başbakanlığa gönderilen taslak yasalaşırsa, indirimler senenin belli dönemlerinde yapılacak. Yıl boyunca vitrinler indirim yazılarıyla süslenerek tüketici kandırılmayacak

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yapılması planlanan değişiklikle tüketiciyi göz boyama ve içeriye çekme yöntemiyle tüketiciyi yanıltan sürekli indirim uygulamasına son verilecek. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından AB mevzuatı gereği ve tüketicilerin korunması için hazırlanan ve Bakan Nihat Ergün tarafından Başbakanlığa gönderilen taslak, Meclis’e gelerek yasalaşırsa “Sürekli indirim” uygulaması tarih olacak.

VİTRİNDE İNDİRİMLİ YAZIYORSA

İÇERDE DE İNDİRİMLİ OLACAK
Yeni uygulamayla vitrininde indirim yazan mağazalarda, içeride “yeni sezon” denilerek indirimsiz ürün satılamayacak. Fiyat etiketi ürünlerin üzerinde mutlaka bulunacak. İndirimli satışlar belli dönemlerde yapılacak. Buna göre kışın 15 Ocak-1 Mart, yazın ise 15 Temmuz-1 Eylül tarihleri dışında indirimli satışlar yapılabilecek.

20 YILDIR GÜNDEMDE AMA

BİR TÜRLÜ ÇIKARILAMIYOR
Düzenlemenin 20 yıldır gündemde olduğunu ancak “Süpermarketler Yasa Tasarısı” gibi bir türlü çıkarılamadığını vurgulayan Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç, ancak güçlü sermaye gruplarının lobileri karşısında hükümetlerin tasarıyı yasalaştırmaya cesaret edemediklerine kaydetti. Dinç, “Bu düzenleme de tıpkı süpermarketlerle ilgili yapılacak düzenleme gibi uzun süredir gündemde.

Her seçim dönemi iktidarlar bunu ısıtır ve kamuoyu gündemine getirir ama bir türlü Meclis’e gelmez. Bu yasaları hükümetler çıkarmaya cesaret edemiyorlar. Çünkü bunların karşısında ticaret odaları, ticaret borsaları, sanayici ve işadamlarının oluşturduğu dernekler gibi güçlü lobiler vardır. Küçük esnafı, bakkalları korumak için süpermarket yasası hazırlanıyor ama karşınızda da binlerce personel çalıştıran, yüksek cirolar elde eden büyük sermaye grupları var. Tüketicilere çok fazla hak verilmesi söz konusu olduğunda hükümetler karşılarında, bu lobileri ve güçlü sermaye gruplarını buluyorlar” dedi.

TÜKETİCİ YANILTILIYOR
Sürekli indirim uygulamasının tüketiciyi yanıltıcı bir göz boyama olduğunu ifade eden Dinç, “İndirimlerin sürekli olmasında bir aldatmaca ve göz boyama var. Örneğin vitrine kocaman yazılmış yüzde 70 indirim diye. İçeriye girdiğinizde sorduğunuz zaman size modeli geçmiş, kullanamayacağınız birkaç ürün gösteriliyor. Yüzde 5, 10, 20 gibi makul indirimler dışındaki bu tür yüksek indirimlerin yüzde 90’ı tüketiciyi yanıltan pazarlama tekniklerinden birisidir. Bu tamamen tüketiciyi etkilemeye, göz boyamaya ve tüketiciyi mağaza içerisine çekmeye yönelik uygulanan bir yöntemdir.

Müşteri mağazaya girdiği zaman, dediğimiz gibi birkaç kullanılması mümkün olmayan birkaç parça ürün size gösteriliyor, başka bir ürün almak istediğinizde, “İşte o indirime dahil değil, o şöyle” gibi şeyler söyleniyor. Mağazada satılan ürünleri, eğer bir ayıbı yoksa geri iade edemezsiniz. Dolayısıyla müşteriyi içeriye çektikten sonra üzerinde psikolojik baskı kuran satıcı, göz boyama yöntemiyle tüketiciyi etkiliyor ve alışveriş yapması sağlanıyor” diye konuştu.

OUTLET MAĞAZA AVRUPA’DA FARKLI

Türkiye’de Avrupa’da var olan uygulamadan farklı olarak tüketiciyi yanıltmaya yönelik olarak mağazalara outlet yazılarak tüketicinin yanıltıldığına dikkat çeken Dinç, “Avrupa’da outlet veya discount market deniliyor, indirim mağazaları var. Bunlar sadece serisi bitmiş o üründen bir veya birkaç tane kalmış ürünleri çok ucuz satabiliyorlar. Ama bizde bakıyorsunuz üzerinde outlet yazıyor. İçeriye girdiğinizde istediğiniz her şey var. Örneğin bir ayakkabı alacaksınız şu numarası var mı dediğinizde size bütün numaraları getirebiliyorlar. Bir elbise alacaksınız her boyunu, her rengini alabiliyorsunuz. Bakıyorsunuz yeni sezon ürünü yazıyor. Bütün bunlar tüketiciyi yanıltmaya yönelik pazarlama teknikleri olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

KULLANAMAYACAĞINIZ ÜRÜN

ÇÖPE ATILMIŞ ÜRÜN DEMEKTİR
Alışverişin tıbbi olarak da kabul edilen bir hastalık haline geldiğini ifade eden Dinç, tüketicileri şöyle uyardı. “İndirimli ürün uygulanan ürün üzerindeki etiketinde kanunen ürününün önceki fiyatı, şimdiki fiyatı ve indirim miktarı; hem TL, hem de yüzde olarak, hepsinin birden yer alması gerekiyor. Bakıyorsunuz indirimli denilmiş bir fiyat konulmuş ama önceki fiyatı yok. İndirim miktarı yok, oranı yok. Ne kadar indirim yapıldığı belli değil. Vatandaşlarımızın buna dikkat etmesi gerekiyor. Biliyorsunuz alışveriş tıbben de artık hastalık olarak kabul ediliyor.

Bazı tüketicilerimiz de alışveriş arzusu hastalık haline gelmiş durumda. Tüketici mağazaya giriyor, ucuz diye kullanamayacağı ürünleri alıyor. Mesela hayatında kırmızı giymeyen bir kişi sırf indirimli diye böyle bir gömlek alıyor veya 43 numara ayakkabı giyen bir kişi indirimli diye 42 veya 44 numara ayakkabıyı alıyor. Bu ürünün fiyatı 100 liradan 10 liraya, 5 liraya hatta 1 liraya düşürülmüş olsa bile, bu paranızı çöpe atmanız anlamına gelir. Kullanmayacağınız ya da kullanırken haz almadığınız bir ürünü sırf ucuz diye almamalısınız.”

ÇIKARSA TÜKETİCİNİN LEHİNE

İndirimle ilgili düzenlemenin çıkması halinde tüketicilerin lehine olacağını belirten Dinç sözlerini şöyle tamamladı: 1983 yılından önce indirimler, belli dönemlerde ve ticaret odalarına bildirilerek, onun izni dahilinde yapılırdı. 1983’ten sonra liberal ekonomi anlayışına gereği bu uygulama kaldırıldı. Yeni tasarı yeniden gündemde ama dediğim gibi 20 yıldır ısıtılıp ısıtılıp getirilen ama bir türlü çıkarılamayan bir yasa. Ben açıkçası yine geçmiş yıllara bakarak, bu yasanın çıkarılacağına bu kez de çok ihtimal vermiyorum. Ama şayet çıkarsa tüketicinin lehine olan bir yasa. İndirimlerin düzen getirilmesi ve indirim adı altında tüketicinin yanıltılmaması adına gerekli bir yasa.

Mustafa Özdemir-memleket.com.tr