İlkeli ve sorumlu gazeteciliğin örneği

İlkeli ve sorumlu gazeteciliğin örneği

İlkeli ve sorumlu gazeteciliğin örneği

Hür basın, sadece halkı doğru bir şekilde bilgilendirme kaynağı değildir. Bununla birlikte, toplumun özgürleşmesinden kalkınmasına varıncaya kadar bütün alanlarda önünün açılmasına hizmet eden bir örnekliğin de kaynağıdır.

Hür basın, bu milletin gözü, kulağı ve haykıran dilidir. Olayları görür, duyar, terazisinde tartar, bunu mutfağında pişirerek en doğru bir şekilde okuyucusuna servis eder.

Hür basın, ahlak yasasına uygun hareket eder. Birey ve toplumu ahlaki değerler alanında bilgilendirir, bu alanda örnek olay ve olguları öne çıkarır. Her türlü yolsuzluğun ve haksız kazancın üzerine üzerine gider. Emeğin kutsallığını daima el üstünde tutan bir yayıncılık yapar.

Hür basın, toplumun vicdanıdır. Toplumun tarih, kültür, medeniyet ve inanç kodlarına aykırı yayın yapmaz. İflas etmiş vicdanları yeniden onarmak için çalışır. Mazlumun ve mağdurun gür sesi ve soluğu olur.

Hür basın, evrensellik anlamında yerlidir. Başkalarının güdümünde yanıltıcı ve karalayıcı her türlü yayın anlayışlarından uzak durur.

Bugüne kadar, yukarıda saydığımız temel ilkelere uygun yayıncılık yaptığına inandığımız Memleket Gazetesi, inşallah bundan sonraki yayın hayatında da doğrudan ve güzelden yana yayın yapmaya ve bu alanın yıldızı olmaya devam eder.

Geçmişte ve günümüzde maalesef bazı basın-yayın organlarının en çok ihlal ettiği alan, sorumlu gazetecilik alanında olmuştur. Bunun yol açtığı toplumsal depremler neticesinde şahıs ve kurumlar büyük acılar yaşamıştır. Bu konuda milletinin değerlerine saygılı bir gazetenin takip etmesi gereken kurallar şu ayette anlatılanlar gibi olmalıdır: “Ey iman edenler! Size bir fasık, bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” (Hucurat 49/6).

Görüldüğü gibi bu ayette doğrudan, araştırmaya dayalı doğru ve müdellel bir habercilik tavsiye edilmektedir. Zaten bu ayette geçen fâsık, Allah’a itaatten çıkan kimse anlamına gelir. Mesela, yalan söylemek ya da yalan haber yazmak ve yaymak fâsıklıktır. Dolayısıyla, bugün sorumlu gazetecilik dediğimiz zaman her türlü yalandan, dolandan, karalama, iftira etme gibi İslam’ın yasakladığı ahlak ve etik dışı işlerden kaçınmak akla gelmelidir. Hepimizin bildiği gibi, darbe dönemlerinde birçok yayın organı iyi bir sınav vermemiştir, bu toplumda. Bunun için Memleket gibi, bu toprağın ruhuna, medeniyet köklerine bağlı, milletiyle doku beraberliği olan, ahlak ilkelerine uymayı erdem olarak gören gazetelere büyük ihtiyaç vardır.

Gazetecilik, bir okuldur. Teori ve pratik birlikte yan yana gider. Bu bağlamda çalışanlarından idari personeline, yazarlarından dağıtımcılarına varıncaya kadar düşünce, inanç ve ahlak bütünlüğünü gerçekleştiren yayın organları toplum üzerinde derin ve kalıcı tesirler meydana getirir.

Hür basın, kişi haklarıyla ilgili yayınlarında “berâeti zimmet asıldır” ilkesine bağlı kalır. Eğer habercilikte, herhangi bir kimse ya da kuruma suç isnat ediliyorsa, bu ilke çiğnenmiş demektir. İlkeli bir gazetecilikte “çamur at iz bıraksın” anlayışı olamaz. Çünkü suçu ispatlanıncaya kadar her insan ve her kurum, suçsuzdur, töhmet altında bırakılamaz. Sözgelimi, hırsızlık suçlamasıyla hâkimin huzuruna çıkarılan bir kimse hakkında ilk düşünülen şey, o kimsenin hırsız olmadığı kanaatini taşımaktır. Hırsız olduğu delil, kanıt ve şahitlerle ispat edilmedikçe, o kimse suçsuz kabul edilerek buna uygun bir habercilik örneği sergilenmelidir.

Hangi alanda olursa olsun, her Müslüman yapıp-ettiklerinden ahrette hesap verebileceği bir inançla yaşamalıdır: “Kim zerre miktarı bir iyilik yapmışsa, onun karşılığını göreceği, kim de zerre miktarı bir kötülük yapmışsa onun karşılığını göreceği” (Zilzal Suresi, 7-8) bir gün mutlaka gelecektir. Bu gök kubbede söylenilen, yazılıp çizilen hiçbir şey kaybolup gitmeyecektir.

Bu duygularla, her zaman halka ve Hakk’a hesap verebilecek bir duyarlılıkta yayın yaptığına inandığım Memleket Gazetemize ve tüm çalışanlarına Yüce Allah’tan uzun ömürler diliyorum.