'ILIMLI İSLAM'A DAİR ÇOK AYKIRI BİR TEZ
Hürriyet'ten Ahmet Hakan kaleme aldı: Ben bir "radikal İslamcı" iken, bizimkiler "Amerikancı İslam" diye bir tabir kullanırdı...
Hürriyet'ten Ahmet Hakan kaleme aldı: Ben bir "radikal İslamcı" iken, bizimkiler "Amerikancı İslam" diye bir tabir kullanırdı... Suudi Arabistan’a falan sinir olurduk, bu ülke için "Suudi Amerika" tabirini uygun görürdük... "Amerikancı İslam" ya da "Suudi Amerika" derken şunları demek isterdik:
Bir ülke ne kadar "İslami bir görüntü" verirse versin, Amerika için hiçbir sorun yoktur... Sorun, o ülkenin Amerikan çıkarlarıyla zıtlaşmasıyla başlar...
Mesela...
Bir ülkede şeriat kuralları egemen olabilir... Şeffaflık olmayabilir... İnsan hakları olmayabilir... Basın özgürlüğü olmayabilir... Demokrasi olmayabilir... Hukukun üstünlüğü geçer akçe sayılmayabilir...
Ama değil mi ki o ülke, Amerika’nın güdümündedir... Mesele yoktur...
* * *
Sonra iş döndü dolaştı...
İslamcıların "propaganda aracı" olarak kullandıkları "Amerikancı İslam" tabiri, "ılımlı İslam" tabirine dönüştürülerek, bizzat Amerika tarafından piyasaya sunuldu...
Amerika "ılımlı İslam" derken, aslında şunu demek istiyordu:
"Ey Arap dünyası... Ey İslam ülkeleri... Ilımlı olun... Radikal olmayın... İran olmayın... Humeyni’ye kulak asmayın... Ahmedinejat’a kanmayın... Katı olmayın... Yumuşak olun... Bakın Türkiye’ye... Orada da İslamcı parti var... Orada da ’İslamcı lider’ var... Mesela Tayyip Erdoğan var... Onun gibi bir lideriniz olsun... Liderinizin İslami bir yönü olsun, hatta arada sırada bize posta da koysun... Ama son tahlilde ’bizden’ olsun... Sistemle barışık olsun... Bizi üzmesin..."
Yani...
Amerikan yönetimi, bizim eskiden "Amerikancı İslam" diye aşağıladığımız ne varsa, hepsini içinde barındıran bir anlayışı, bir paket yapıp önümüze sürüyordu...
* * *
İslami kesim, "Amerikancı İslam" tabirini çoktan gündeminden düşürdüğü için, bu tuhaf girişime karşı "Ne iş birader?" diyemedi...
Böylece "Ne iş birader?" demek, "laik kesim"e düştü...
"Laik kesim"den Amerika’ya çok haklı olarak şöyle bir itiraz yükseldi:
"Hop dedik... Bizim ülkemiz demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir... Siz bize ’ılımlı İslam’ı önererek, bu çerçevenin gerisinde bir yeri tarif ediyorsunuz... Amerika ile uyumlu olun, gerisi hikayedir demek istiyorsunuz... Kabul etmeyiz bunu. Kazanımlarımızdan vazgeçmeyiz."
Sanırım, AKP’nin yüzde 38.6’ya gerilemesinin de etkisiyle bu itiraz acayip tuttu...
Obama bırakın "ılımlı İslam" imasını, resmen "laik, demokratik, hukuk devleti" vurgusu yapıverdi.
Kısacası memleketimizi "Amerikancı İslam" tehlikesinden "İslami kesim" değil, "laik kesim" kurtarmış oldu...
Ne diyelim? Gazaları mübarek olsun...