İİT 5. Sağlık Bakanları Konferansı

İİT 5. Sağlık Bakanları Konferansı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)- "İslam adını kullanarak, Müslümanlara en büyük zararı veren DAEŞ, El Kaide, Boko Haram gibi örgütler karşısında hep birlikte, bir defa ele ele vererek, net ve ilkeli bir tutum ortaya koymalıyız. İslam, Müslüman, cihat, mücahit,

İSTANBUL (AA) -  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DAİŞ, El Kaide, Boko Haram gibi örgütler karşısında hep birlikte, ele ele vererek, net ve ilkeli bir tutum ortaya konulması gerektiğini belirterek, "İslam, Müslüman, cihat, mücahit, şeriat gibi kavramları bu teröristlerin istismar aracı olmaktan kurtarmalıyız. Bu örgütler ve kavramlar üzerinden Müslümanların kanlarını döken, onurlarını kıran, geleceklerini karartan güçlerin oyununu hep birlikte bozmalıyız. Dünyadaki 1,7 milyar Müslümanın izzetini, bir avuç teröristin insafına terk edemeyiz, terk etmemeliyiz " dedi. 

Erdoğan, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 5. Sağlık Bakanları Konferansı'nın kapanış töreninde yaptığı konuşmada, toplantının tüm İslam alemi ve insanlık için hayırlara vesile olması dileğinde bulundu. 

İslam ülkeleri arasındaki en kapsamlı ve etkin iş birliği müessesesi olan İİT'nin sorumluluklarının her geçen gün arttığını belirten Erdoğan, dünyada giderek derinleşen terörizm ve mülteci sorunlarının merkezinde Müslüman toplumlar ve İslam dünyasının yer aldığını kaydetti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer ülkelerde terörizme ve mülteci krizinin yol açtığı sorunlara karşı artan tepkilerin, topyekun İslam dünyasına, tüm Müslümanlara yönelmeye başladığını vurgulayarak, "Suriye başta olmak üzere bölgemizde yaşanan insani dramlar devam ederken, şimdi  bir de Müslümanlara yönelik nefret saldırılarının, ırkçı tutumların yükselişiyle karşı karşıyayız" diye konuştu.

Antalya'da yapılan G20 liderler zirvesinde bu konuyu ayrıntılı olarak ele alma imkanı bulduklarını aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Zirvede temsil edilen nüfusu Müslüman ülkelerin liderleri olarak aşırıcılığa, radikal akımlara karşı ortak mücadele verme konusunda görüş birliği içinde olduğumuzu gördük. İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde temsil edilen tüm ülkelere bu noktada çok önemli görevler düşüyor. Müslümanlar olarak sorumluluğumuz çok büyük. İslam adını kullanarak, Müslümanlara en büyük zararı veren DAEŞ, El Kaide, Boko Haram gibi örgütler karşısında hep birlikte, bir defa ele ele vererek, net ve ilkeli bir tutum ortaya koymalıyız. İslam, Müslüman, cihat, mücahit, şeriat gibi kavramları bu teröristlerin istismar aracı olmaktan kurtarmalıyız. Bu örgütler ve kavramlar üzerinden Müslümanların kanlarını döken, onurlarını kıran, geleceklerini karartan güçlerin oyununu hep birlikte bozmalıyız. Dünyadaki 1,7 milyar Müslümanın izzetini, bir avuç teröristin insafına terk edemeyiz, terk etmemeliyiz. Aziz İslam dininin sahibi ve koruyucusu Yüce Allah'tır. Müslümanların da en azından kendi haysiyetine, istikbaline, istiklaline daha sıkı şekilde sahip çıkma sorumluluğu bulunuyor."

 

- "Proje ürünü olan örgütlerin önünü kesmeliyiz"

"Kendi coğrafyamızda ortaya çıkan ve bir proje ürünü olduğu her halinde belli olan bu örgütlerin önünü eğer biz kesmezsek, neler olduğunu hep birlikte görüyoruz" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Birileri hemen uçaklarıyla, füzeleriyle, tanklarıyla, toplarıyla, gerektiğinde askerleriyle gelip bu işe soyunuyor. Aramızdaki ihtilafları biz kendimiz çözmediğimizden, birileri hemen el atıp, bunları daha da derinleştiriyor, çok daha yaygınlaştırıyor. Özellikle mezhep sorunu İslam dünyasının yumuşak karnı olmayı sürdürüyor. Bu mesele kimi yerlerde etnik ayrımlarla, kimi yerlerde ihtiraslı yöneticiler vasıtasıyla tahkim ediliyor, kanatılıyor. Bugün bölgemiz herkesin birbiriyle çatışmalı, kavgalı olduğu, oluk oluk Müslüman kanının döküldüğü bir yer haline geldi. Uzak coğrafyalarda zulme uğrayan, katledilen Müslümanlara yardım etmek için seferber edilmesi gereken imkan ve enerji, iç çekişmelerde, çatışmalarda heba ediliyor. Artık bu gidişe dur demeliyiz."

"Peygamberimiz merhamet peygamberidir, barışın timsalidir" ifadesini kullanan Erdoğan, merhamet, sevgi, vicdan, dayanışma, ilim dini olan İslam'ın terörle, zulümle, ölümle, cehaletle anılmasının önüne geçmenin, herkesin boynunun borcu olduğunun altını çizdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi, teröre, zulme, cehalete, adaletsizliğe, kine, öfkeye, israfa, aşırıcılığa, İslam'ın yasakladığı her türlü kötülüğe, yanlışa karşı mücadele zamanı olduğunu vurgulayarak, "Eğer bu mücadeleyi hemen vermeye başlamazsak, yarın bizim için daha karanlık olacaktır. Gündüzü geceye çeviren de geceyi gündüze döndüren de Allah’tır. Mücadelemizde başarılı olmak için sadece Rabbimize güvenmemiz, onun ipine sımsıkı sarılmamız, onun emrettiği şekilde dosdoğru olmamız kafidir" şeklinde konuştu.

Müslümanlar olarak birlik, beraberlik ve kardeşliğin tesis edilmesi durumunda, üstesinden gelinemeyecek hiçbir mesele bulunmadığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bakın burada 43 İslam ülkesinin bakan, bakan yardımcısı, müsteşar düzeyinde kıymetli temsilcisi bulunuyor. Her birimiz bu meseleyi kendi ülkemizde, kendi hükümet nezdimizde gündeme getirdiğimizde mutlaka bir farkındalığın oluşmasına katkı sağlarız. Aynı anlayışı her platformda ortaya koyduğumuzda kısa sürede çok muazzam bri sinerjinin ortaya çıkacağını düşünüyorum. Bu birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, uyanışa gerçekten çok ihtiyacımız var. Rabbimiz Kur’an'da ne buyuruyor; 'İnnemel Mu'minune ihve', yani 'ancak inananlar kardeştir.' Peki kardeşliğimizin gereğini yerine getiriyor muyuz? Burada soru işareti maalesef. İnşallah o günlerin çok yakın olduğunu ümit ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "daha sağlıklı ümmet için köprüler kurmak" mesajıyla düzenlenen toplantının, İslam dünyasının ciddi sorunlarından biri olan sağlık alanında önemli kararlar alınmasına vesile olmasını dileyerek, "İslam dünyasının 2023’e kadar olan sağlık stratejik eylem planı çerçevesindeki faaliyetlerin bu konferansta karara bağlanacak olmasını da önemsiyorum. 14 Kasım'dan beri yapılan toplantıların ve bu konferans kapsamında düzenlenen fuar, ziyaret gibi etkinliklerin ülkemizin sağlık alanında geldiği yeri sizlere göstermeye yardımcı olduğunu umuyorum. Son 12 yılda gerçekten sağlıkta çok ciddi adımlar attık, sıçramalar gerçekleştirdik. Devlet yönetimimizdeki temel ilkemiz olan 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışının en somut tezahürlerini sağlık alanında görmemiz mümkündür" ifadesini kullandı. 

(Sürecek) 

 

AA

Kaynak:Haber Kaynağı