İdlib'de Esed rejiminin evsiz bıraktığı engelli kardeşler çadır hayali kuruyor

İdlib'de Esed rejiminin evsiz bıraktığı engelli kardeşler çadır hayali kuruyor

İdlib'de aralarında 2 engelli kardeşin bulunduğu 14 kişilik Talib ve Abdülkadir aileleri, Esed rejiminin saldırılarından kaçarak evsiz kaldı- Doğuştan tekerlekli sandalyeye mahkum İbrahim Talib:- "Bir yere uzanmak için sürünüyorum. Kaldığımız tek odalık evin kirasını verecek paramız bile yok. Yardım bekliyoruz"- "14 kişiyiz, tek bir odada kalıyoruz. Konuşma engelli kardeşimle çadırda kalmak istiyoruz. Lütfen bizi duyun. Hiçbir şeyimiz yok. Ne yapacağımız bilmiyoruz. Çok kötü durumdayız"

İDLİB (AA) - BURAK KARACAOĞLU/AHMAD WAİS - Suriye'de Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin saldırılarında yerinden edilen engelli kardeşler, 14 kişinin kaldığı bir odada yaşam mücadelesi verirken bir çadır ve uzanacak yardım elini bekliyor.

İdlibli yürüme engelli 42 yaşındaki İbrahim Talib ile yürüme ve konuşma engelli 38 yaşındaki kardeşi Farah Talib, İdlib ilinde 6 Mart tarihinde yürürlüğe giren ateşkes öncesi, Esed rejimi ve destekçilerinin saldırılarından kaçarak evsiz kaldı.

Esed rejimi ordusunun İdlib'in güneyindeki köylerine girmesi yüzünden Talib ailesi ve onlara 3 gün sonra katılan Abdülkadir ailesi, evlerine dönemiyor.

Sekizi çocuk, 14 kişilik Talib ve Abdülkadir aileleri, İdlib'in kuzeyindeki Killi köyünde zeytin ağaçlarının arasındaki tek odalı bir mekanda imkansızlıklar içerisinde hayata tutunmaya çalışıyor.

Yaklaşık 2 hafta önce göç yoluna düşen çaresiz aileler, çocuklarını soğuktan koruyacak bir çadıra kavuşmanın hayalini kuruyor.

- "14 kişiyiz, tek bir odada kalıyoruz"

Doğuştan tekerlekli sandalyeye mahkum İbrahim Talib, "10 gündür burada yaşıyoruz. Hiçbir şeyimiz yok. Ağaçların altında kalıyoruz." dedi.

Zor durumda olduklarını vurgulayan Talib, "14 kişiyiz, tek bir odada kalıyoruz. Kardeşlerimle bir çadırda kalmak istiyoruz. Lütfen bizi duyun. Hiçbir şeyimiz yok. Ne yapacağımız bilmiyoruz. Çok kötü durumdayız. Çocukken yanlış iğne yüzünden engelli kaldım, yürüyemiyorum. Bir yere uzanmak için sürünüyorum. Kaldığımız tek odalı evin kirasını verecek paramız bile yok. Yardım bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

- "Et yemeyi unuttuk"

İbrahim'in kardeşi Halit Talib ise engelli kardeşlerine baktığını belirterek sığındıkları bölgede iş bulamadığı için maddi zorluk yaşadığını vurguladı.

"Oğlum, benden cips almamı istedi. İnanın ki alacak gücüm yoktu. Et yemeyi unuttuk. Göç etmeye başladıktan sonra et tadamadık." diyen Talib, şöyle devam etti:

"Çocuklar üşüdüğünde yakında bulunan çalı çırpıları topluyoruz ya da çocukları battaniye sararak ısıtmaya çalışıyoruz."

- "Çocuklarla barınmak ve korunmak için çadır istiyoruz."

Talib ailesinin yanına sığınan Naciye Abdülkadir de saldırılar nedeniyle yanlarına hiçbir şey almadan buraya sığındıklarını belirterek "Burada amcamın çocuklarıyla kalıyoruz. Toplam 3 aileyiz. Göç etmeden önce çalışıp çocuklara ben bakıyordum.10 gündür burada ağaçların altında yaşıyoruz. İnsani yardım dernekleri gelmiyor. Çocuklarla barınmak ve korunmak için çadır istiyoruz. Ümit içindeyiz ama kimse gelmiyor." dedi.

Abdülkadir, kaldıkları odanın çatısının aktığını ifade ederek, "Yağmur yağdığı zaman çocukları battaniye ile sarıyoruz. Kızım iki gün önce hastalandı. Nereye gideceğimi bilmiyorum. Kucağıma aldım ve onu uyutmaya çalıştım. Maddi durumum kötü olduğu için onu doktora götüremedim." diye konuştu.

- İdlib'de durum

Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 "gerginliği azaltma bölgesi" oluşturuldu. Ancak rejim ve İran destekli teröristler, ateşkes ilanıyla durumun muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı 4 bölgeden 3'ünü Rusya'nın hava desteği sayesinde ele geçirdi ve İdlib'e yoğunlaştı.

Rejim güçlerinin Eylül 2018'de askeri yığınağına hız vermesi üzerine, Türkiye ve Rusya, 17 Eylül 2018'de ateşkesi güçlendirmek için Soçi'de ek mutabakata vardı. Saldırılarına kısa süre ara verdikten sonra yeniden başlayan rejim güçleri, Mayıs 2019'da bölgeyi tümüyle ele geçirmek için kara operasyonu düzenledi.

Rejim ve destekçileri bu dönemden itibaren İdlib'in birçok büyük ilçesini, Hama'nın kuzey ve doğu kırsalı ile Halep'in güney ve batı kırsalında çok sayıda yerleşimi yoğun topçu ve hava saldırıları sonucunda ele geçirdi.

17 Eylül 2018'deki Soçi Mutabakatı'ndan bu yana rejim ve destekçilerinin İdlib'e saldırılarında 2 bin civarında sivil can verdi. Ocak 2019'dan bu yana göç edenlerin sayısı, 2 milyona yaklaştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 5 Mart'ta yapılan toplantının ardından İdlib'de ateşkes konusunda mutabık kalınmıştı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.