İç siyasetin harcı Avrupa'da karılıyor
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 188. Hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. Bu haftaki açıklamayı platform adına Bayram Vanlı yaptı
“Ülkenin içerisinde inançlarımıza yönelik baskılarda herhangi bir gevşeme, yasaklarda azalma görülmezken aynı baskıyı yapan Avrupa ülkelerine fırça kayarak oy devşirmeye çalışanlara, önce kendi evinize, kendi eylemlerinize bakın diyoruz” diyen Vanlı, “On yıllardır, hayatın pek çok alanında devam eden başörtüsü yasağının fiili uygulayıcısı durumunda olanların Avrupa'daki peçe yasağına tepki göstermesinin mantık ı bir izahı yapılamamaktadır. Mademki siz peçe yasağına dahi tahammülü olmayan bir özgürlükçüsünüz, o zaman ne diye ülkedeki yasağı uygulamaya devam ediyorsunuz? Türkiye'yi tanımayanları Türkiye'ye Fransız olmakla nitelendiriyorsunuz. Peki, halkın inanç ve değerleri üzerinde bu kadar baskı yasak ve dayatma varken, bunların giderilmesi hususunda etkili ve ciddi adımlar atmayanları neyle nitelendireceksiniz? Sesinizin gür çıkması fiillerinizin de doğru olmasını gerektirmez mi? ileni vaşağın uygulayıcısı olacaksınız hem de yüksek sesle bu yasağın bir benzerini uygulayanları tenkil edeceksiniz. Ara sıra lütfen aynaya bakın. Karşınızda yasakların uygulayıcılarını göreceksiniz. Bizden yağmasa da gürlüyor tepkisini bekliyorsanız, bizler gürlemenizi değil yağmanızı talep ediyoruz” dedi.
SURİYE HALKINA DESTEK VERİLDİ
Suriye’de yaşanan olaylara da değinen Vanlı şunları kaydetti: Suriye rejiminin dış siyasette halkının sesi olan bir tulum izlemesine rağmen kendi içinde halkının sesine kulak tıkaması ve onların özgürlük taleplerine şiddetle cevap vermesi, doğu halkları üzerindeki diktatörlerin tabi bir uygulaması mıdır? Ne zaman bu liderler halklarıyla barışacak ve onların inanç değerlerine, özgürlük taleplerine olumlu cevaplar verecekler? Suriye halkının özgürlük taleplerini sonuna kadar destekliyor, mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Modernleşmiş batılı zihniyetin ülkemizdeki uzantıları, kendilerini ülkenin hâkimi halkı ise zavallı aydınlatılmaya muhtaç gerici bir azınlık olarak görmekteler. Kendilerini ilerici sayan bu güruh, kendilerinde hakaret etme ve aşağılama yetkisini de görmekteler. Batılı anlamda sanal olarak kabul edilen gösteri oyunları uygulayıcıları dine ve dinî olana saygısızlıklarında sınır tanımamakladırlar. Onların bu tutumlarını şiddetli bir şekilde kınıyor, kendilerini yüce yaratıcının sıfatlarından mülhem, sanatçı ifadesiyle anmaktan imtina ediyoruz. Sanat ancak sanî-i şerifin yüce yaratmasına uygun olduğu müddetçe sanattır. Onun yüce sanatına uyanları tahkir edenlerin adları sanatçı, yaptıkları da sanat olarak nitelendirilemez. Ferit Hepokur-Memleket