Hukuk üstüne şaibe düştü

Hukuk üstüne şaibe düştü

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 75. kez Kayalıpark’ta bir araya gelerek başörtüsüne özgürlük talep ettiler.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 75. kez Kayalıpark’ta bir araya gelerek başörtüsüne özgürlük talep ettiler. Platform adına hazırlanan basın bildirisi Hedader Yönetim Kurulu Başkanı Adem Yıldız okudu. Bildiride Ergenekon davası tutuklusu paşalar hakkında GATA’nın verdiği raporlar ve mahkemelerinin tahliye kararlarının üzerinde Şener Eruygur’un eşinin serdettiği açıklamalar dolayısıyla bir şaibe oluştuğu vurgulandı. Bildiride şu görüşlere yer verildi: Despotik yönetimler ve baskıcı anlayışlar, kendi diktalarının devam etmesi ve halkların içerisinde bulundukları derin gafletten uyanmamaları için sahte gündemler, insanları eğlendirerek uyutacak maskaralıklar tertip ederler. Sömürgeci küresel kapitalizm, bu maskaralıkları süsleyerek onlara evrensel bir görüntü katar. İnsanları şeytanın adımlarını izlemeye davet eden sevgililer günü şarlatanlığı, hem insanlık onuruna, şeref ve haysiyetine hem de sevgi gibi ulvi bir kavrama yapılmış en büyük saygısızlıktır. Emperyalistlerin bu aşağılık oyunu, yüce inançlarımızca da kınanmıştır.

Hiçbir hukuk devletinde şahıslara, kurumlara, düşüncelere, partilere yakın bir mahkeme düşünülemez. Mahkemeler haklıyı haksızdan ayırmak ve suçluyu cezalandırmak için vardır. Mahkemeler hiçbir şartta iltimas geçemezler. Birilerine yakın duramazlar. Allah, kitabında adaleti ve iyiliği ayakta tutmayı emreder. İnsanlık akıl ve erdemi de bu ilahi bilgiyi tasdik eder. Adalet ancak zulüm, isyan ve despotik uygulamalarla rafa kaldırılır. Bir ideolojiyi ve onun ulusalcı müntesiplerini, adaletin üzerinde tutmak ve bir paşa hanımının kendisini hukukun üzerinde görmesi, hanım sultanlar yönetimine doğru bir gidişe işaret sayılabilir. Bu fasit anlayış ülkeyi despotik, oligarşik bir sultaya doğru götürmek istemektedir.

Son dönemde GATA’nın verdiği raporlar ve bu raporlar neticesinde alınan tahliye kararları, ülke gündemini tartışmalar yumağı içerisine sokmuştur. Tam da bu zamanda bu tartışmaların hedefinde yer alan, emekli bir paşa eşinin ikinci mahkemeyle ilgili olarak serdetmiş olduğu talihsiz açıklamalar, olayı daha bir vahim ve daha bir içinden çıkılmaz hale sokmuştur. Paşa eşinin serdetmiş olduğu bu sözler, on ikinci mahkemenin bundan önceki kararlarının üzerinde bir şaibe oluşturmuştur. Bu tartışmalar sürerken, paşa eşinin ortaya çıkıp ifadelerinin maksadını aştığını söyleyip milletten özür dilemesi gerektiği yerde, sözlerinin arkasında durması, olayın vahametini daha da büyütmektedir. Gazze’de Siyonistlere karşı kazanılan bu şanlı zafer, emperyalistlerin siyasal, kültürel, ekonomik ve ahlaki alandaki tüm oyunlarını bozmuş, adaletin ve kutsal değerlerin izzet ve şerefini yeniden tesis etmiştir. Bu zaferin aydınlık yolu, mustazaf halkların inançlarını şeref ve izzet sayanların yollarını aydınlatmaya devam etmektedir. İslam dünyası, şahit olduğu bu direnişi gerektiği şekilde anlayacaktır. Emperyalistlerin bütün oyunlarını ve işbirlikçilerin bütün tuzaklarını boşa çıkaracaktır.

İşbirlikçi ve çağdaş firavun Hüsnü’nün ülkemize gelişi, halkımızda büyük tepkiye yol açmıştır. Savaş boyunca Refah Sınır Kapısı’nı kapatarak uyguladığı ambargoyla, eli ve yüreği şehitlerin kanıyla kirlenmiş bu çağdaş Firavuna ve onun sessiz destekçilerine, Kızıldeniz’i hatırlatırız. Direniş ve adalet sevdalılarının göklere yükselen feryadının, bir Musa’nın gelip onu bulacağını ve sonunun da firavununki gibi zelil olacağını ifade etmek isteriz. Ferit Hepokur-Memleket