HDP'li belediyelere kayyum atanacak mı?

HDP'li belediyelere kayyum atanacak mı?

Diriliş Postası Ankara Temsilcisi Saim Tut, Bugüne kadar yasa dışı yollarla her türlü faaliyeti gösteren HDP'li belediyelere kayyum ataması gerçekleştirilmesinin çok normal olduğuna değindi.

Kanal A'da yayınlanan bu hafta Bayram Zilan'ın moderatörlüğünü yaptığı, Diriliş Postası Ankara Temsilcisi Saim Tut ve Diyarbakır Sur Belediyesi Eski Başkanı Cemal Toptancı'nın konuk olduğu programda HDP'li belediyelere kayyum atanma tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulunuldu.

İşte programdan önemli satırbaşları: 

HDP ve PKK zihniyetine tarihsel bir bakış...

Cemal Toptancı, HDP'li belediyelere kayyum atanma sürecini tarihsel bir bağlamda ele alarak olayı, "HDP'ye kayyum atanma tartışmalarını değerlendirebilmemiz için olayın arka planını incelememiz lazım.

2012 yılında Duran Kalkan'ın kitaplaştırdığı, Şehir Savaşı: Devrimci Halk Savaşı'nın Geliştirilmesi ile başlayan esasında teorik fikir babası Öcalan olan ve 3 merhalede seküler ve siyasal Kürt hareketine tavsiyeleri oldu. 

Bunların birincisi, geçmişte olduğu gibi dağa dayalı savaş türünün devam ettirilmesi. İkincisi şehirlerde Sovyetik genel bir halk ayaklanmasının yapılması. Üçüncüsü ise kıra ve şehre dayalı ortak savaşın geliştirilmesiydi.

2015 yılında gelinen süreçte 3. fikrin ağır bastığını gördük. Yaklaşık 6 aylık bir sürede belediyeler DPT çatısı altında öz yönetim ilan etmeye başladılar. Yapılan toplantılar sonucunda bir deklarasyon yayınladılar. Bu deklarasyon sonucunda artık kentleri kendilerinin yöneteceğini, kentin polisinin de savcısının da onlar olacağını söylediler.

Peki bunun sonucunda ne oldu? 400-500 bin dışında bölge halkının, Kürt halkının rızasının dışında adeta süryavari bir yaşama kendilerini mahkum ettiler, hicret etmek zorunda kaldılar. 6400 bina o bölgede tahrip edildi. Camiler gibi tarihi ve manevi dokular katledildi. 8000'e yakını Kürt olan çocuklar çukur siyasetinde toprağa verildi. Bu 6 ay içerisinde bölgede yaşanan durumun bilançosu. 

Bu arada yerel yönetimler, 6 aylık süreç içerisinde şöyle durumlarla karşılaştılar. 18 belediye başkanı tutuklandı, 25 belediye başkanı görevden alındı. 18 eş başkan tutuklandı, 7 eş başkan (6'sı belediye meclis) hakkında arama kararı  bulunuyor. Lice, Dargeçit, Dicle belediyesine ait 1 kepçe, Sur belediyesine ait 2 kepçe, bölgede amaçları dışında kullanmaları sebebiyle devlet tarafından el koyuldu" şeklinde anlattı.

HDP'li belediyelere kayyum ataması olması gerekendir

Anayasayı, kuralları tanımayan, sözde özerklik çabası içerisinde olan HDP'li belediyelere kayyum ataması yapılmasının olağan olduğunu belirten Saim Tut, "Bunlar demokrasiyle başa gelmiş belediyeler. Bunlara görevden alınıp yerine kayyum atanması olur mu? diye sorular soruluyor.

Bu belediye başkanları seçim kampanyalarında boy gösterirken, özerlik ilan edeceklerini, PKK terör örgütüne destek vereceklerini, çukurlar kazıp hayatı yaşanmaz hale getireceklerine dair vaatlerde mi bulundular? Hayır. Yaptıkları anayasaya uygun mu? Hayır. Kamu düzeninin sağlanması yolunda verdikleri zarar, kendi başına özerklik ilan etmeleri, bunların seçilmişlikle ilgisi yok.

Suriye'deki gelişmeler, Suriye'den aldıkları cesaret, o bölgede Rusya'nın, ABD'nin ve Esed rejiminin DAEŞ'le mücadele noktasında kendilerine partner olarak seçtikleri 'seküler' Kürt gruplarıyla işbirliği neticesinde oralarda Kanton'lara gidilmesi, bu tarafta da sanki hiç T.C yok, güvenlik güçleri yokmuşcasına fütursuzca atılan adımlar malesef son 6 aydır özellikle üzüntü verici olayların yaşanmasına neden oldu.  

Eğer sen, terörü destekleyip, anayasanın sana vermediği hakları kullanıyorsan, birileri onlara dur da der, kayyum da atanır, bu gayet olması gerekendir" dedi.