Hacı Bey, kendini yeniledi

Hacı Bey, kendini yeniledi

Bu hafta sizlere daha önce otelini ve lokanta bölümlerini tanıttığımız Hacı Bey’in bu kez yenilenen konseptini tanıtacağız

Bu hafta sizlere daha önce otelini ve lokanta bölümlerini tanıttığımız Hacı Bey’in bu kez yenilenen konseptini tanıtacağız. Bu yeni konseptte Konya’ya has yemeklerden diğer illere özgü tatlara ve içeceklere kadar birçok yeni lezzeti bulmak mümkün…

 

Sevgili okuyucularım bilindiği gibi 2010 yılında Hacı Bey Otel ve Lokanta bölümlerini sizlere tanıtmıştık. Bu kez Hacı Bey’in yetiklisi Nur Onur Bey ile tekrar görüştüğümüzde bize şunları söyledi: Biz kendimizi tamamen yeniledik. Çünkü Hacı Bey olarak konseptimizi değiştirdik.

Konuyu biraz daha açar mısınız?

Nur Onur Bey: Yeni konseptimiz, Konya’mıza özgü yöresel tatlılarımızı ve yemeklerimizi evlere özel olarak hazırlatmış olduğumuz tepsi paket sistemi ile anında su böreği, saç arası, höşmerim, kırk kat köy baklavası vb. gibi ürünlerimizi günün her saatinde temin etme imkanı sağlıyoruz.

Su böreği gibi iddialı olduğunuz bu mamulünüz ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Nur Onur: Hacı Bey olarak biz su böreğinin taze ve sıcak hali ile günün her saatinde servis yapabiliyoruz. Tepsi paket sistemi ile evlere servis yapabiliyoruz. Ayrıca gecenin ilerleyen bir vaktinde su böreğimizin eşsiz lezzetini tatmak istemez misiniz?

Biraz da mesaileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Nur Onur: Sabah 6’dan gece 12’ye kadar Konya yemek kültürüne ait en leziz ve nefis yemekleri ve tatlı çeşitlerimizi Antep kahkesini ve Tarsus çöreğini tadabilirsiniz. Bu arada sabah 6’dan gece 12’ye kadar taze ve sıcak mamullerimiz müşterilerimizin beğenisine sunulmaktadır.

Gördüğüm kadarıyla Hacı Bey her zaman olduğu gibi son derece temiz ve her bölümü tamamen hijyen. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Nur Onur: Biz temizliği daima birinci plana aldık. Çünkü insan sağlığı her şeyden önemlidir. Ayrıca temizlik dinimizce de çok önemlidir. Dinimiz temiz olmakla daha da güzelleşir.

Ürünleriniz arasında Konya’ya has yemekler hakkında bilgi verir misiniz?

Nur Onur: Ürünlerimiz arasında sadece Konya’ya has olan tandır kebabımızı günün her saatinde tadabilirsiniz. Ayrıca kendimize özgü olan künefemizi müşterilerimize sunmaktan onur duyuyoruz. Ayrıca Konya’mızın yöresel bamya çorbası, arabaşı çorbası ve diğer çorba çeşitlerimiz siz değerli müşterilerimizin beğenisine sunulur. Mekanımız şehrimizin en işlek yerinde olup, arabalı müşterilerimiz için park sorunu yoktur. Ayrıca daha önce yaptığımız söyleşi de 4 katlı otelimizin faaliyette olduğunu söylemiştik. Yani sözün özü müşterilerimizin hem barınma hem gıda sorunlarını halletmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Hacı Bey hizmet kalitesinden faydalanmak isteyen halkımız sizlere nasıl ulaşabilirler?

Nur Onur: 351 42 92 nolu telefondan ulaşabilirler. Ayrıca internet adresimiz

Hasbice köşemize konuk olduğunuz için size çok teşekkür ederiz.

Nur Onur: izae bu imaknı verdiğiniz için ben size teşekkür ederim…

 

 

++++

 

Kıssadan Hisse

 

 

Birgün adamın biri Behlül'e akıl danıştı:

- Ey Behlül Dana, ben zengin olmak istiyorum, bana ne tavsiye edersin?

Behlül bir an düşünüp cevap verdi:

- Demir al, demir sat.

Demir ticareti eski çağlardan beri kârlı bir iş olarak biliniyordu. Çünkü demir hiç fire vermeyen, daima üstüne koyan bir maddeydi. Adam Behlül'ün tavsiyesine uyup demir ticaretine başladı ve gerçekten kısa zamanda dilediği gibi zengin biri oldu. Zengin olduktan sonra Behlül için "Bu ne budala adam, verdiği akılla herkes köşeyi dönüyor,

kendisi fakirlikten kırılıyor" diye düşündü. Bir zaman sonra Behlül'ün karşısına çıktı, yeni bir akıl danıştı:

- Ey Behlül Divâne (Dana yerine aptal yerine koyarak divane diyor) ben demir alıp satmaktan yeterince zengin oldum. Biraz da başka bir iş yapayım. Bu sefer ne tavsiye edersin?

Behlül adamın içini dışını bildiğinden onu kötü niyetine kurban edecek bir tavsiyede bulundu: - Soğan al, soğan sat.

Soğan ticaretinin de riskli işlerden biri olduğu bilinir. Soğan devamlı fire veren bir nesnedir. Adam soğan ticaretine başlayınca kısa zamanda iflas bayrağını çekti ve kötü kalbliliğinin cezasını pahalı bir biçimde ödedi.

Behlül Dana birgün Harun Reşid'den bir vazife istedi. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi. Behlül hemen işe koyuldu. İlk olarak bir fırına gitti. Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi. Dönüp fırıncı ya sordu: "Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?" Adam her soruya olumsuz cevap verdi. Memnun olduğu bir şey yoktu. Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti. Orada da birkaç ekmek tarttı ve gördü ki bütün ekmekler gramajından fazla geliyor, eksik gelmiyor. Aynı soruları bu fırının sahibine de sordu ve her soruya olumlu cevap aldı. Bundan sonra başka bir yere uğramadan doğru Harun Reşid'in huzuruna çıktı ve yeni bir vazife istedi. Harun Reşid, "Behlül daha demin vazife verdik sana ne çabuk bıktın?" dedi.

Behlül açıkladı:

- Efendimiz çarşı pazarın ağası varmış. Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış.