Güzel sanatların jokeyi Dilek
Atlara olan merakı yüzünden başına gelmedik kaza kalmayan Dilek Tezcan, Güzel Sanatlar Bölümünde okumasına rağmen Veteriner Fakültesi Binicilik Tesisleri’nden bir türlü ayrılamıyor.
Atlara olan merakı yüzünden başına gelmedik kaza kalmayan Dilek Tezcan, Güzel Sanatlar Bölümünde okumasına rağmen Veteriner Fakültesi Binicilik Tesisleri’nden bir türlü ayrılamıyor. Günün büyük bir kısmını atlara ayıran Tezcan, atlara bile sanatsal bir gözle bakıyor. İşte hayatımın anlamı dediği Tezcan’ın at merakı…
Hüseyin ÖĞÜT
Dilek Tezcan, 22 yaşında Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi El Sanatları Öğretmenliği 3. sınıf öğrencisi… Atları çok seviyor. Üniversiteye geldiğinden bu yana atlarla ilgileniyor, Selçuk Üniversitesi Binicilik Tesislerinde 3 yıldır gönüllü olarak çalışıyor. Atlara hayranlığı yüzünden arkadaşları ona takılıyor. Arkadaşları lakaplar da takmış: Çılgın, Atçı ve Binici…Tezcan ile ‘hayatımın anlamı’ dediği atları konuştuk.
ATLARA İLGİM ÇOCUKLUKTAN GELİYOR
Atlara olan ilgisinin çocukluktan geldiğini söyleyen Tezcan, “Ben çok farklı bir çocukmuşum. Koyunlarımız, atlarımız, güvercinlerimiz vardı. Açıkçası hayvanlar içinde büyüdük. Herkes yengeçlerden korkar ama ben çok seviyorum. Büyük bir hayvan sevgisi var bende” diyor. Nevşehir Avanos doğumlu olduğunu belirten Tezcan, at sevgisinin soydan gelebileceğini, dedesinin de at sevgisinden 96 yaşına kadar ata bindiğini anlatıyor. Daha önce atları çok fazla incelemediğini söyleyen Tezcan, şöyle konuşuyor: Üniversiteye geldikten sonra gelip geçerken burayı görüyordum. Arkadaşlarımla buraya uğradım. Sürekli gelmeye başladım. Daha sonra eğitim verdiklerini öğrendim. Hemen eğitimini almaya başladım. Yani birinci sınıftan bu yana 3 senedir düzenli olarak at biniyorum.
ÜÇ YILDIR GÖNÜLLÜ OLARAK ÇALIŞIYORUM
Atların bakımıyla ilgili olarak hiçbir gelir elde etmediğini dile getiren Dilek, “Gönüllü çalışıyorum. Burada Veterinerlik Fakültesi’nde okuyan arkadaşlar var. Onlar fakültede okudukları için maaş alıyorlar ama ben almıyorum. Bazı arkadaşlar bana “O kadar çalışıyorsun bir de üstüne üslük para mı veriyorsun?” diyorlar. Benim ise onlara cevabım: Her şey para değil” oluyor. Tezcan devam ediyor: Moralim bozuk olduğunda buraya geliyorum ve mutlu oluyorum. Aklımda hiçbir şey kalmıyor. Her şeyi geriye atıyorum. Dolu dolu oluyorum. Bu atlar adeta benim sevgilim. Onlar benim her şeyim. Onlara çok değer veriyorum.
VETERİNER OLMAK İSTERDİM
“Veteriner hekim olmayı ister miydin?” sorumuza ise şu cevabı veriyor Tezcan: Çok isterdim. Onlara daha yakın olmak için Veterinerlik Fakültesi’nde okumayı isterdim.
Tam bir at tutkunu olan Tezcan, Binicilik Tesisleri’nde de şahıs atlarına baktığını, beş atın bakımıyla ilgilendiğini ama maddi gelir elde etmediğini söylüyor. “Nasıl bir evin olmasını istersin?” sorumuza ise bakın ne cevap veriyor: Kocaman bir evimin olmasını isterim. Evin önünde kocaman bir manej olmasını ve içinde istediğim kadar at koşturmak isterdim. Atların dışında evimin her köşesini hayvanlarla doldururdum. Kısacası hayvanlarla iç içe olan bir evim olmasını isterim. Kedi, kuzu, köpek, güvercinler, her şey ama her şey…
ATTAN ÇOK DÜŞTÜM AMA AKILLANMADIM
Ata binmenin cesaret gerektiren bir uğraş olduğunun altını çizen Tezcan, ilk zamanlarda korkmasına rağmen korkusunu yendiğini söylüyor. Arkadaşlarının korktukları için atlardan uzak durduklarını anlatan Tezcan, attan çok düşmesine rağmen bu tutkudan vazgeçmeyeceğini aktarıyor bize ve başından gecen bir olayı şöyle anlatıyor: Düşe kalka ata binmeyi öğrendim ama akıllanmadım. Bebeklerin yürümeyi öğrendiği gibi yari. Bir keresinde üstünde bulunduğum at başka bir ata saldırdı, ben de düştüm. Atın dizginlerini öyle tutmuşum ki atla birlikte düştük. Bir hafta boyunca sırtım ağrıdı. Kendimi kaldıramadım. O zaman ata binmekten vazgeçmiştim. Buraya uzun bir süre gelmedim. 4-5 ay kadar hiç uğramadım. Buraya gelmemde hocam Mustafa Kucur çok yardımcı oldu. Şu an ata biniyorsam onun sayesinde biniyorum. Ona çok teşekkür ediyorum.
İKİ ATIMIN OLMASINI İSTERDİM
Evinin her yerinde at posterleri olduğunu söyleyen binici Tezcan’ın en büyük amacı ise jokey olmak… Jokey olma imkanı olduğunu ifade eden Tezcan “Bunun için eksiklerim var ama jokey olma ihtimalim çok yüksek. Çünkü fiziki yapım elverişli. Eksiklerimi tamamladığım zaman ilk işim yarışlara katılmak olacak” diye konuşuyor.
At sevgisi Dilek Tezcan’ın yaşamı felsefesi olmuş adeta. Atlardan kopmamak için atları olsun istiyor: İki atının olmasını istiyorum. Birisi İngiliz atı olsun. Rengi kızıl olsun. Diğer atım ise beyaz renkli Arap olsun. Atların sağlığı yerinde olsun. Benim gibi çılgın olsunlar bir de. Yerlerinde duramasınlar.
Dilek Tezcan’a iyi at nasıl olmalı diye soruyoruz “At dediğin şaha kalkmalı veen büyük engelleri aşmalı” diyor.