Güzel insanların beldesi saçıkara
Haziran ayı bölgemizde şenlikler ayıdır. Zamanım elverdiğince çoğuna katılmaya çalışırım..
Zeki Oğuz
Haziran ayı bölgemizde şenlikler ayıdır. Zamanım elverdiğince çoğuna katılmaya çalışırım. Bazen şenlikler çakışınca birini tercih etmek zorunda kalırım. Gittiğim şenliğe de bir gün önce gider, bir subaşında kamp yaparım, şehrin kirli havasından güzel bir kurtuluş yoludur bu.
Şehrimiz fotoğrafçılarını ve dağcılarını hep şanslı sayarım, çevremiz kamp yapmayı sevenler için eşsiz kamp alanlarıyla dolu. Yeter ki sırt ve fotoğraf çantanız hazırda olsun.
Geçtiğimiz cumartesi- Pazar da Kadınhanı Saçıkara beldesindeydim. Saçıkara Yörük şenliğinin ilkini geçtiğimiz yıl yapmışlar, beni de davet etmişlerdi ama gidememiştim. Daha doğrusu beni götürecek arkadaş unutmuştu beni götüreceğini. Arada böyle şeyler de oluyor işte. Bu kere arkadaşım Topel Yıldız”ı sıkıca tembihledim unutmaması için.
Cumartesi sabahı erkenden düştük yola.
Bozkırın ortasında, Konya”ya yaklaşık 100 km. uzaklıkta güzel bir belde Saçıkara. Asıl güzel yanı konuksever insanları. Köy kahvesinin önünde sohbet ettiğim yaşlıların dediğine göre okuma oranı yüzde yüzmüş.
Beldede ilk durağımız olan evde mevlit varmış, biz vardığımızda mevlit bitmiş yemek yeniyordu. Hemen sofraya buyur ettiler. Ardından şair arkadaşım Orhan Karabacak davet etti, çayı bizde içelim, diye. Orhan”ı yine bir şenlikte tanımış, şiirlerini dinlemiştim. Evinin balkonunda otururken annesi Emine ile tanıştık, anılarını dinledik. Orhan arkadaşımın babası Ali Karabacak”da iyi şairmiş, irticalen şiirler söylermiş.
Onlar balkonda sohbet ederlerken ben köylülerle sohbet etmek için köy kahvesine gittim. Yaşlılar oturuyorlardı kahvenin önünde. Hemen çayımı söylediler. Onların anlatımına göre 1948 yılında yerleşmişler buraya. Hepsi Saçıkara Yörük aşiretinden köyler varmış çevrede. Pusat, Örnek köy, Beş Işık, Özyayla, Olukpınarı hepsi aynı yıllarda gelmişler bu bozkıra. Deyişlerine göre bütün Anadolu”da aşiret üyeleri varmış. Olmadıkları iki bölge Doğu Karadeniz ve Doğu Anadoluymuş.
Geçmiş yıllarda Çavuşcu gölünün suları köye kadar geliyormuş, günümüzde su sıkıntısı var, bu yüzden bağ bahçe yok köyün çevresinde. Geçim kaynakları hayvancılık ve tarım.
Şenlik yerine indiğimde çadırlar çoktan kurulmaya başlanmıştı. İzmir Yörükler Derneği Başkanı arkadaşım Mehmet Gülcan, kızı Emine ile çadırını kurmuş gölgesinde dinleniyordu. Onlarla biraz sohbet ettikten sonra şair dostum Orhan Karabacak”ın kızı küçük cadım Emine ve arkadaşlarıyla beldenin çevresindeki antik mağaraları keşfe çıktık. Çocuklar bu mağaraları çok iyi biliyorlardı.
Mehmet Karalar dışarıdan gelen konukları ağırlamak için epeyce hazırlık yapmış. Akşam yemeğinde onun davetlisiydik. Kendisi ve ailesi konukları ağırlamak için olağanüstü bir çaba gösterdiler. Aslında bütün Saçıkara köylüsü böyleydi. Büyük küçük kim görse elimize sarılıyordu, hoş geldiniz, diye.
Hatay”dan İzmir”e bütün Yörük dostlarım Saçıkara”da buluşmuşlardı. Kimi dernek başkanı kimi sıradan üye, hepsi Saçıkara”lı hısımlarını, emmi uşaklarını yalnız bırakmak istememişlerdi. Böylesi şenlikler benim için biraz da dostların, emmi uşaklarının buluşması oluyor. Özlediklerimize kavuşup sohbet etme imkânı buluyoruz.
Yıllardır görmediğim cadılarım Senem ile kardeşi Gülistan”ı şenlik yerinde gördüm. Gülistan arkadaşlarıyla birlikte şenlik için çırpınıyordu. Bestami Erdem, Kerim Güzel, Nail Büyüksarı, Mehmet Gülcan ile kızları Emine ile Esra, Şenlik yerlerinin olmazsa olmazı Anamaslı Mehmet, İsmail Akçay, Recep Özdemir ve burada adını hatırlayamadığım yüzlerce dost uzak diyarlardan koşup gelmişlerdi.
Saçıkara”da bir ilki daha yaşadım dersem yalan olmaz. Şenliklerin ilk günü hazırlıklarla ve sönük geçer, şenlik ikinci gün yapılır. Saçıkara”da öyle olmadı. Cumartesi akşamı erken saatlerde Hatay”dan zurnacı Bayram”ın davul zurna ekibinin çalmasıyla başlayan şenlik gençlerin coşkulu oyunlarıyla gece yarısına kadar sürdü. Kendi çadırımı götürmüştüm ama kurmaya erindim. Bir kara çadıra uyku tulumumu açıp uyudum.
Pazar sabahı onca sıcağa rağmen erken saatlerde başlayan şenlik geç saatlere kadar sürdü. Gerçekten çok kalabalıktı şenlik alanı. Bütün köy katıldığı gibi çevre köylerden emmi çocukları da doldurdular şenlik alanını.
Yeniden oralarda olabilmek dileğiyle ayrıldım Saçıkara”dan.
Dönüşte torunum Umutcan ile beni Osmaniye”den gelen arkadaşlar getirdiler Konya”ya. Hayli sıkışık bir yolculuk oldu, yolcular eziyetde çektiler bizim yüzümüzden, arkadaşlara teşekkür borçluyum.

