Güz Dergiler

Güz Dergiler

Havalar ne denli sıcak gitse de güz göründü bir ucundan

Zeki Oğuz

Eskiden, ağustosun yarısı yaz, yarısı kış, diye bir söz vardı. Günümüzde geçerliliğini yitirdi. 

Ağustosun ortasında otlara kırağı düşer, güz yağmurları yağmaya başlardı. Dağ köylerindeki çiftçilerde dört gözle bu güz yağmurlarını beklerlerdi, gönene buğday ekmek için. 

Köylerde bulgurlar küpevlerinde çoktan yerini aldı. Bulgur ocaklarında pekmezler kaynayacak artık. Bahçelerde, bağlarda ne varsa evlere taşınma zamanı.

Aynı zamanda yoğun bir telaş ayıdır güz ayları. Hele evde okuyan çocuk ya da çocuklar varsa telaş kat kat artar. Geçen hafta göçerlerin yanındaydım. Ayşe cadımın kızı İlknur altı yaşına basmış ve onu ana okuluna çağırıyorlardı. Ayşe ile Ömer kara kara düşünüyorlardı nere, kimin yanına gönderelim, diye. Onu emanet edebilecekleri birileri de yoktu aslında. Asıl sorunları  ise İlknur önümüzdeki sene birinci sınıfa yazdırılınca başlayacaktı.

Yağmurlara hasretle beklesek de bereketle geldi güz ayları. Hafta ortasında eğitimci yazar arkadaşım Raşit Keskin Karaman’da yayınlanan İmaret dergisiyle çıkageldi büroma. Darısı şehrimizin başına diyebileceğim nefis bir dergi İmaret. Her sayı bir dosyayla çıkıyor. Son sayının konusu taşra. Benimde Taşeli yaylalarını anlattığım bir yazıma yer vermişler.

Şehrimizden bazı arkadaşların bir dergi hazırlığı içinde olduklarını duyuyordum. Bu hazırlık meyvesini çoktan verdi. Mahalle Mektebi hayat edebiyat dergisi 1 eylülden itibaren okuruna kavuştu. Kutluyor, uzun ömürler diliyorum. 

Derginin sahibi ve yazı işleri müdürü  yayıncı, şair arkadaşım Ahmet Aka. Yayın kurulu da hep aşina olduğumuz değerli isimler. İbrahim Demirci, Murat Kapkıner, Mehmet Uğurlu, Hasan Arslan, Abdullah Harmancı, M. Akif Kuruçay, İsmail Özen, Zafer Karakuş, Köksal Alver, Vural Kaya, Bekir Biçer, Osman Bozdemir, Muammer Ulutürk ve M.Ali Köseoğlu.

M.A. Köseoğlu iyi bir şair ama gazeteciliği şairliğinden çalıyor. Bu ilk sayıda Zaman Ne Çabuk adlı bir şiiri var. 

Konya Çalı Kültür Sanat Dergisini 1997 yılında yayınlamaya başlamış, 2008 yılında 100. sayı ile yayınına son vermiştim. Dergi okurlarının ve yayıncı- şair arkadaşım Ahmet Aka’nın yoğun ısrarları ile Çalı’yı yeniden yayınlamaya karar verdim.

Çalı 1 ekimde 101. sayı diyecek. Sonrasını bilemiyorum. 

Ahmet Aka arkadaşım  yıllar önce yayınladığı Eylül dergisini de yeniden yayınlayacağı müjdesini vermişti. Eylül’ü eylül ayında elimize alamadık, yakın zamanda kavuşuruz umarım.

Çalı geçmiş yıllara gelenek haline getirmişti, ilk güzde bir şenlikle karşılardı okurlarını. 101. sayıyla birlikte sürderecek bu geleneğini. 8 ekim cumartesi günü TYB Konya Şubesi bahçesinde okurları, emek verenleriyle Hoşgeldin diyeceğiz Çalı’ya. 

Merak ediyorum.

Konya’lı ne kadar sahip çıkacak Mahalle Mektebi’ne, Çalı’ya ve Eylül’e.

canakkale.jpg

imaret.jpg