Gül'den iki rektör sinyali!

Gül'den iki rektör sinyali!

Yükseköğretim kurumlarında araştırmalar yapan bir mütevelli heyetin olması gerektiğini belirten Gül, “Akademik rektör ile yönetici ayrı olmalı” dedi. Gül, sınav uygulamalarını da eleştirdi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, YÖK tarafından yükseköğretim sistemini değiştirecek yasa taslağı üzerinde çalışmalar sürerken, üniversitenin yapısını farklılaştıracak yeni bir sistem öngördüğünü açıkladı. Rektör atarken çok zorlandığını ve mutlu olmadığını söyleyen Gül, üzerinde düşündüğü sistemi anlatırken, “Bir mütevelli heyet olmalı. Heyet araştırmalar yapmalı. Akademik rektör ile yönetici ayrı olmalı. Birden bire geçilebilir mi? Bu ayrı” dedi. Sınav uygulamalarını da eleştiren Gül, “Sınav sisteminin çok şeffaf ve önceden bilinir olması, günlük değişikliklerin olmaması gerek. Son yıllarda kafa karıştırıcı uygulamalar oldu” diye konuştu.

‘Ortadoğu’nun Harvard’ı’
Kayseri’de devlet üniversitesi olan Abdullah Gül Üniversitesi, bağımsız olarak kurulan bir vakıf tarafından desteklenecek. Öğrenciler burslu olarak okuyacak. Eğitim dili İngilizce olacak. Öğrenciler hazırlık sınıfının 2. döneminde ABD’ye gönderilecek. Üniversite, “Ortadoğu’nun Harvard’ı olma” iddiasıyla çalışmalarını sürdürecek. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında üniversiteye 25 öğrenci alınması planlanıyor.
Eğitim muhabirleriyle Kayseri’de bir araya gelen Gül şöyle konuştu: “Kayseri’de 4 üniversite var. Talep benden gelmedi kurulurken. ‘Madem adıma kuracaksınız iyi bir üniversite olsun’ dedim. ‘Vakıfla üniversiteyi destekleyin’ dedim. 50 milyon liraya yakın kaynak yaratıldı. Üniversite teknoloji ağırlıklı olacak. Öğrencilerin doktorasını dışarıda yapması ve İngilizce eğitim alması gerek. Bir de buraya ilkokul, ortaokul yapmalarını istedim.”

‘Metot doğru değil’
Rektör seçimlerinin çok doğru bir metot olmadığını kaydeden Gül, “20 yıl siyaset yaptım, siyasette görmediğim şeylerin rektör seçiminde olduğunu görüyorum. Bir bilim adamı mecburen, yol öyle olunca... Seçim kampanyaları öyle oluyor ki, yaralar açılıyor üniversite içinde” diye konuştu. Gül, rektör atama sistemine ilişkin düşündüğü uygulamayı şöyle anlattı: “Akademik rektör ile yöneticinin ayrı olmasını çok düşünürüm. Muazzam bir kalp uzmanı veya felsefe düşünürü bir adam idareci oluyor ve 10 bin kişiyi idare ediyor. Levazımıyla, yemeğiyle, tayiniyle de uğraşıyor. Bu kaynak israfıdır, doğru olmadığı kanaatindeyim. Akademik rektörün ayrı, ama bir de üniversite yöneticilerinin ayrı olması lazım. Yönetici, büyük bir eğitim kurumunu iyi yöneten bir yapıda olmalıdır. Bunun akademik olması gerekmez, bu iyi yönetici olsun.”
Oğulları Mehmet Emre ve Ahmet Münir Gül’ün vakıfla yakından ilgilendiklerini kaydeden Gül, “Keşke okusaydım dediğiniz bir üniversite var mıydı?” sorusu üzerine, “Var tabii olmaz mı. Bir oğlum (Mehmet Emre) Harvard’da, bir oğlum (Ahmet Münir) Stanford’da okuyor. Ona hep gel diyordum, mezun oldu. Şimdi Silikon Vadisi’nde çalışıyor. Silikon Vadi’yi görünce ona hak verdim. İsterdim ben de öyle yerlere okumayı, çok isterdim” diye konuştu.