Görme engeli öğretmenlik hayaline engel olmadı

Görme engeli öğretmenlik hayaline engel olmadı

Bilecik'te, rahatsızlığı nedeniyle 13 yaşında görme engelli kalmasına karşın lise eğitimini tamamlayıp santral memuru olarak çalışma hayatına adım atan Yücel Uğurlu, azmedip memurlukta yükseldi ve şef oldu, ardından üniversiteyi bitirerek hayalini kurduğu

BİLECİK (AA) - HARUN KAYMAZ - Bilecik'te çocuk yaşta görme engelli kalmasına karşın lise eğitimini tamamlayıp hizmetli memur olarak çalışma hayatına adım atan Yücel Uğurlu, şef oldu, ardından üniversiteyi bitirerek hayalini kurduğu Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğine başladı. Üç yıldır Hayme Ana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde edebiyat öğretmenliği yapan 29 yaşındaki Uğurlu'nun azmi takdir topluyor.

Gözündeki rahatsızlık ilerleyince 13 yaşında görme engelli kalan Uğurlu, lise eğitimini tamamladı ve engelli kadrosundan hizmetli memur olarak Bozüyük'te iş hayatına atıldı. Bir kamu kurumunda santral memuru olarak çalışan Uğurlu, azmedip önce şef oldu, ardından hayalini kurduğu öğretmenlik için Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. Hem çalışıp hem okuyan Uğurlu, mezun olduğu 2015 yılında Hayme Ana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine öğretmen olarak atandı.

Gitar çalan, satrançla yakından ilgilenen Uğurlu'nun çok yönlü kişiliği derslerine girdiği öğrencilere madalyalar da kazandırdı. Kurduğu satranç takımındaki öğrencileriyle turnuvalarda ödüller alan Uğurlu, gelecek ay baba olma heyecanı da yaşayacak.

Uğurlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 12 yaşında gözünde aniden başlayan rahatsızlığın ilerlemesi sonucu 13 yaşında görme engelli kaldığını belirtti. Buna rağmen lise eğitimi tamamladığını anlatan Uğurlu, devlet memuriyetine hizmetli olarak başladığını söyledi.

Okumanın, başarmanın elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını düşünerek şef olduğunu aktaran Uğurlu, daha sonra AÜ Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandığını, hem çalışıp hem de okuduğunu kaydetti.

"Şef oldum ve son olarak da hayalimdeki meslek olan öğretmenliğe kavuştum. Okulumu, öğrencilerimi ve insana dokunmayı seviyorum. Dolayısıyla sadece eğitim, öğretim değil, ikisini de bir arada yapan bir öğretmen olmaya çalışıyorum." diyen Uğurlu, şöyle devam etti:

"Gitar çalıyorum, satranç ile ilgiliyim. Okulda kurduğum takımla turnuvalarda madalyalar kazanıyoruz. İki yıl üst üste il çapında turnuvalara katıldık, dereceler aldık. Madalyalarla döndük. Hayatta sadece derste başarılı olmak yetmiyor. Aynı zamanda çok yönlü olmak gerekiyor ki hayatta başarılı olalım. Görme engelli olmama rağmen çocukları çalıştırdım. Yetmez her zaman fazlasını yapmalıyız. Türkiye'yi dünya çapında temsil etmek gerekiyor. Türk bayrağını her yerde dalgalandırmak amacındayız. Öğretmenlik insana hizmet eden bir meslek. Öğretmen olmak ile öğretmenlik yapmak aynı şey değil. Herkes öğretmen olabilir ama herkes öğretmenlik yapamaz. İnsanın kalbine girebildiğin müddetçe o çocukla engelli veya engelsiz aşılmayan dağları geçersin. Öğretmen sevilirse ders sevilir. Ders sevilirse başarı gelir."

- "Bizi en iyi anlayan hocalarımızdan biri"

Öğrenci Şeyma Dağlı, öğretmeni hakkında "Sakin, anlayışlı bir hoca. Her zaman bizim duygularımızı ön plana koyuyor. Hiçbir zaman bir sıkıntımız olmadı. Bizi en iyi anlayan hocalarımızdan biri. Bize çok samimi geliyor." yorumunu yaptı.

Ceren Balcı da edebiyat öğretmeni Uğurlu'yu tanımaktan çok memnun olduğunu belirterek, "Bize kendisinin de eskiden öğrenci olduğunu çok güzel yansıtabiliyor. Ben de satranç oynuyorum. Geçen seneki turnuvalarda bize çok destek oldu, çalıştırdı." diye konuştu.

Nazlıcan Er ise "Yücel hocamız çok sempatik. Gözlerinde rahatsızlık olmasına rağmen çok güzel ders anlatıyor. Çok güzel gitar çalar. Birlikte düet yapıyoruz." diye konuştu.





Kaynak:Haber Kaynağı