Göl, Meclisi ikiye böldü
Küresel ısınma ve son yıllardaki yağış miktarlarının düşük seyretmesi sonucu yaşanan kuraklık İl Genel Meclisi üyelerini Beyşehir Gölü’nün kurtarılmasıyla Çumra ovasındaki sulu tarımın sürdürülmesi arasında tereddütte bıraktı.
Beyşehir Gölü Araştırma Komisyonu Raporu İl Genel Meclisi’nde tartışma doğurdu. Komisyon Başkanı İzzet Taşçı Beyşehir Gölü’nün kaybedilmemesi için kot seviyesinin yükseltilmesini talep ederken, İl Genel Meclisi Üyesi Ahmet Kalaycı teklife şiddetle karşı çıkarak “Bu teklif Çumra’nın tarım arazilerinin beş yıl boyunca susuz kalmasını doğurur” dedi.
Küresel ısınma ve son yıllardaki yağış miktarlarının düşük seyretmesi sonucu yaşanan kuraklık İl Genel Meclisi üyelerini Beyşehir Gölü’nün kurtarılmasıyla Çumra ovasındaki sulu tarımın sürdürülmesi arasında tereddütte bıraktı.
İl Genel Meclisi Beyşehir Gölü Araştırma Komisyonu Başkanı İzzet Taşçı “Beyşehir Gölü 25 yıl önce 20 metre derinliğe sahipti. Bugün DSİ kabul etmese de yapılan ölçümlerde gölün derinliğinin 5 metre 60 santimetreye düştüğü belirlendi” diyerek kotun artırılmasını talep ederken İl Genel Meclisi Üyesi Ahmet Kalaycı kotun artırılmasının Çumra’ya beş ila 7 yıl su verilmemesi anlamına geleceğini ileri sürerek rapordaki önlem paketini eleştirdi.
İl Genel Meclisi’nde görüşülen rapor tartışma doğurdu. Kuraklığa yanlış tarım politikalarının da eklenmesiyle Beyşehir Gölü’nün suyunun tükendiğini iddia eden Taşçı, ''Artık ülkenin her kurumunun daha şeffaf ve çevreci olma zorunluluğu var. Türkiye'de kuruyan 1 milyon 300 bin hektar sulak alanı, ülke bütçesini ayırsak yerine koyamayız. Şimdiye kadar Beyşehir Gölü ile ilgili çok şey söylendi. Ancak artık 'ya bugün ya hiç' diyebileceğimiz bir noktadayız. Beyşehir Gölü'nün iyi duruma kavuşturulması ve bizden sonraki kuşaklara bırakılması hem insanlık hem de vatandaşlık görevimiz olmalıdır'' görüşlerini ileri sürdü.
Araştırma Komisyonu Rapor Editörü, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu da “Gölden su çekilmesi konusuna da bir sınırlama getirilmesi gerekiyor. DSİ'nin rakamlarına göre gölden 360 milyon metreküp su salınıyor. Ayrıca 850 milyon metreküplük buharlaşma var. Göle yağışlarla giren su ise geçen ve önceki yıl çok azalmış. Buna rağmen gölden hala 360 milyon metreküp su salınıyor” dedi.
Gazetemize konuyla ilgili bir açıklama yapan İl Genel Meclisi Üyesi Ahmet Kalaycı ise 1900’lü yıllardan beri 1121.21 seviyesinde olan kotun bu raporla 1123 metreye çıkarılmak istendiğini ifade ederek bunun Çumra tarımını bitireceğini söyledi. Beyşehir Gölü’nün kurtarılması amacını güderken Konya ve Çumra’daki tarımsal faaliyetlere zarar verilmemesi gerektiğini vurgulayan Kalaycı, kot artırımının Beyşehir Gölü’nü kurtarmaya yetmeyebileceğini de söyledi. Çumra tarımının yok edilmek istenmesine şiddetle muhalefet edeceklerini bildiren Kalaycı, Mavi Tünel’in de beş yılda bitirilmesinin planlandığına dikkat çekerek “Birileri Beyşehir Gölü’nü kurtarma masum gayesiyle Çumra tarımını bitirmek istiyor. Alınmak istenen bu tedbir Çumra’nın beş yıl boyunca susuz kalması anlamına geliyor. 1980’lerde sel baskınında Çumra’nın köyleri savaş zamanındaki gibi setlerle çevrildiğin biliyoruz. Osmanlı döneminden beri kullanılan bu kot seviyesinin uygun olduğunu belirten en güzel delil de budur. Beyşehir Gölü’nün su seviyesinin yükseltilmesi en küçük sel baskınında Çumra köylerinin ve tarım arazilerinin sel altında kalmasına da yol açabilir” dedi. Murat Güzel-Memleket