Gökkuşağı değil, gül çizsin çocuklarımız

Gökkuşağı değil, gül çizsin çocuklarımız

Öğrencilere gökkuşağı resmi çizdirip pencerelerine astırma projesi, sapkın LGBT akımının batı destekli temsilcileri tarafından teşvik ediliyor. Çocuklar Allah’ı hatırlatan lale veya peygamberimizi sembolize eden gül resmi çizseler olmuyor mu?

Öğrencilerin gökkuşağı resmi çizip pencerelerine asma projesi, sapkın LGBT akımının batı destekli temsilcileri tarafından teşvik ediliyor. Çocuklar Allah’ı hatırlatan lale ve peygamberi sembolize eden gül resmi çizseler sanat olmuyor mu? Özgürlük sapkınlık mıdır?

2004 yılında Eczacıbaşı Holding tarafından kurulan, Doğuş ve Bilgili Holding tarafından desteklenen İstanbul Modern Sanat Müzesi, Türkiye’nin modern ve çağdaş sanat sergileri düzenleyen ilk özel müzesi olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Sadece sanat eserleriyle ilgilenmeyip çeşitli eğitim projelerine de el atan bu kurum son günlerde koronavirüs nedeniyle eğitime evden devam eden öğrencilerden gökkuşağı çizmelerini istemiş ve tartışma başlamıştı.

cocuklarin-gokkusagi-resimlerinden-rahatsiz-oldular-708579-1-003.jpg

İstanbul Modern, geçtiğimiz mart ayının 28’inde ‘Gökkuşağıyla evde sanata sarıl’ mottosuyla tüm çocukları kendi gökkuşaklarını çizmeye davet etti. Davet duyurusunda, “Koronavirüs salgını nedeniyle hepimiz gibi çocukların da evde kaldığı bu günlerde çizeceği umudun simgesi gökkuşağı resimlerinin fotoğrafları, müzenin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor” denildi ve çocuklar Türkiye’nin dört bir yanında harala gürele gökkuşağı çizmeye ve çizdikleri resimleri evlerinin pencerelerine asmaya başladılar.

Nisan ayının ortalarına geldik ve her yerde pencerelerde masum yavruların çizdiği gökkuşağı resimleri dolu. Peki ne var bunda diyebilirsiniz, gökkuşağı yüzyıllardır insanın ilgisini çeken hatta cennete giden yol olarak bile tanımlanan güzel bir renk cümbüşü diyebilirsiniz. 40 sene önce konuşuyor olsaydık bunda bir sorun görmez biz de teşvik ederdik, ancak günümüzde gökkuşağı bir semboldür. Hem de insanoğlunun yaratılış gayesine ters, şehevi arzularla nefislerinin kölesi olmuş sapkın ilişkilerin sembolüdür. Kısa adı LGBT olan ve son yıllarda ismi Türkiye’de de sıkça duyulan bu sapkın akımın temsilcileri ülkemizin dinine ve ahlakına bağlı insanlarını köklerinden kopararak hem kendilerine meşruiyet kazandırma hem de taraftar toplama gayesi gütmektedir. Avrupa’dan ve ABD’den de destek gören bu sapkın akım evvelki sene mübarek Ramazan ayında İstanbul’da yürüyüş tertip ederek sinir uçlarımızla oynamıştı. Bir ay kadar sonra yine sokaklara çıkmaya hazırlanan bu sapkın akımın yolcuları, bu sefer işi büyütüp arkalarına aldıkları koca koca kurumlarla yarışma veya sanat adına çocukların beyinlerine bu renklerin bir araya getirilerek oluşturduğu çağrışımlara karşı muhabbet aşılamaya çalışmaktadırlar. Çocukların evde can sıkıntısını geçirmek, onlara hoş vakit geçirtmek isteniyorsa Türk ve İslam kültüründe önemli yeri olan lale veya gül resmi çizdirilebilirdi. Gözümüzün içine baka baka milleti salak yerine koyarak ve adına özgürlük dedikleri bu operasyona karşı çıkanları da gerilikle, özgür olmamakla suçlamaktalar.

Bir özel anaokulunun gökkuşağı resimlerinin yapılması ve asılmasına karşı velilere uyarısı konuyu ilk kez gündeme getirmişti. Uyarı şu şekilde:

“Kıymetli velilerimiz; bu zor süreçte gökkuşağı çizerek camlarımıza asma akımı hızlı bir şekilde yurtdışından ülkemize de gelmiş bulunmaktadır. Bu biz Türk eğitimcilerin almış olduğu bir karar değil yurtdışından kopyalanan bir uygulamadır. Gökkuşağı ve tek boynuz unicorn sembolleri uzun süredir LGBT gruplarının bayrağı olarak kullanılmaktadır. Gökkuşağı sembolü son beş yıldır çocukla ilgili sektörlerin her alanında karşımıza çıkmaktadır. Ondan önceki geçmiş 20 yılda hiç böyle bir uygulama görülmemektedir. Gökkuşağını kendilerine bayrak yapan grupların varlığı sebebiyle ve her alanda böylesine yoğun bir gökkuşağı temasına maalesef artık tesadüf diyemiyoruz. Amacımız çocukları gökkuşağından soğutmak değil, gökkuşağının sembolleştirilip çocukların zihnine kodlanmasına bir dur demektir. Biz bu akımı desteklemiyoruz ve siz değerli velilerimizin duyarlılığına güveniyoruz.”

Yine aynı günlerde Datça’da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, okul Whatsapp gruplarında  “Bu bir LGBTİ projesidir. Gökkuşağı onların sembolüdür. Mayıs ayında yapacakları onur yürüyüşünün bir ön hazırlığıdır. Bu mesajı yayıp uyaralım. Öğretmenlerimiz ve çocuklarımız bu projenin parçası olmasın. LGBTİ sapıklarına destek vermeyelim” mesajını paylaştı.

Eğitim Sen Muğla Şubesi bu mesaj üzerine yazılı açıklama yaparak, Datça’da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nü kınadı ve özgürlük vb bildik sloganik cümlelerle gökkuşağı projesine destek çıktı. Başlangıcından bu yana iki hafta geçmesine rağmen birkaç yerde haber olan bu önemli konuyu tekrar gündeme getirmek, işin aslını bilmeyen halkımızı kamu görevi bilinciyle uyarmak isteriz.

cesni.jpg

Peki LGBT Nedir? Gökkuşağı niye çizilmemeli?

Gökkuşağının LGBTİ sembolü (lezbiyen, gay, biseksüel, trans, interseks) haline gelmesi 1978 yılına dayanıyor. Gökkuşağı bayrağı, eşcinsel olduğunu saklamayan sanatçı Gilbert Baker tarafından 1978 yılında tasarlandı. Baker daha sonra, ABD'de yapılan seçimler sonucu senatoya girmeye hak kazanan ilk eşcinsel politikacılardan biri olan Harvey Milk'in ricası üzerine eşcinseller için gökkuşağı bayrağını tasarladığını açıkladı.

Baker daha sonra verdiği bir röportajda, bir bayrağın, eşcinsellerin görünebilir olması ve gerçek hayatta var olduklarının anlaşılması için sembol bulma görevini karşıladığını söylemişti. Gökkuşağının gökyüzünden gelen doğal bir bayrak görevi gördüğünü söyleyen Baker, gökkuşağının 8 rengini, LGBTi bayrağı oluşturmak için kullandı ve her bir renge anlamlar yükledi.

Gökkuşağı bayrağındaki pembe renk cinsiyeti, kırmızı renk yaşamı, turuncu renk iyiliği, sarı renk güneş ışığını, yeşil renk doğayı, turkuaz renk sanatı, nil mavisi ahengi ve mor renkse canlılığı temsil ediyor denildi.

Gökkuşağı bayrağı tam anlamıyla 1994 yılında LGBTi onur sembolü haline getirildi. Bugün Avrupa şehirlerin, gezenler bilirler, bazı binaların girişlerinde bu sembol vardır ve içeride sapkın cinsel faaliyetler yapılmaktadır. Her hangi bir Avrupa ülkesinden bir turist gelse bizim şehirlerimizi gezse, evlerimizin camlarında asılı gökkuşağı resimlerini görse hayretler içerisinde kalabilir. Çünkü bu resim normal ev veya binalarda değil, izin verilen yerlerde olur.

m1-002.jpg

Öte yandan Haziran ayı, LGBT’liler için çok özel bir ay. Çünkü her yıl bu ayda toplumun onlara karşı çıkanlarını güya bilinçlendiriyorlar. LGBT kültürünü her yerde ve her zamanda karşımıza çıkarmak için Gökkuşağı resimleri özellikle bu ay dünyanın her yerinde sokakları, panoları ve fotoğrafları renklendirecek. Nasıl bir planın farkında olmadan parçası olduğumuzu varın siz düşünün.

m6-002.jpg

Meselenin arka yüzünü bilmeyen yavrular ve işin aslını araştırmayan aileler pencerelerine astıkları gökkuşağı resimleriyle aslında bu sapkınlığı tasvip ve teşvik etmiş gibi oluyorlar. Dünyayı yeni yeni tanımaya başlayan minik öğrenciler de bu renklerin bir araya gelmesine alışıyor, gördüğünde sempati besliyor ve birkaç sene sonra tamamen normal karşılar hale gelecekler.

Türk ve İslam inanışını, kültürünü, adetini ve örfünü temelden değiştirmeye yönelik bu gizli gündemli, batı destekli projelere karşı milletimizi uyarıyor, devletimizi tedbir almaya çağırıyoruz. Sapkınlık asla özgürlük değildir.

m4-002.jpg

m3-001.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum