Gökçek: AK Parti karşıma aday çıkarırsa...

Gökçek: AK Parti karşıma aday çıkarırsa...

Başkent kulisleri Erdoğan'ın Melih Gökçek'i sildiği söylentileriyle çalkalanıyor.

Melih Gökçek, bir dönem daha Belediye Başkanlığına aday olacağını açıklıyor. Bu yıl Ankara'da yaşanan su kesintilerinden dolayı pişman olmadığını dile getiren belediye başkanı, bu olayın oylarına olumsuz yansımayacağı görüşünde. 2009 yerel seçimlerinde de partisinin kendisini destekleyeceğini düşünüyor. “AK Parti içerisinden kendisine bir rakip çıkar mı?” sorusunu kendinden emin bir ifadeyle cevaplıyor: “Elbette çıkabilir. Benim için problem yok. Buyursun gelsin!” Başbakan'la arasını açmak isteyenler olduğunu dile getiren Başkan, “Onlar avucunu yalar” diyor. . Melih Gökçek, yine çok iddialı. Hedefi, bir dönem daha belediye başkanlığı yapıp siyasete veda etmek.

 

-14 yıldır Ankara Büyükşehir Belediye Başkanısınız. Bu kadar uzun süre belediye başkanlığı yapacağınızı hayal ediyor muydunuz?

 

Aslında hiç aklıma gelmedi. Olur mu, olmaz mı diye düşünmedim; ama devam etti, gitti. Allah izin verirse bir dönem daha arzu ediyorum.

 

BU SEÇİMDE ÇANKAYA'YI DA ALIRIZ; CHP'NİN ANKARA MİADI DOLACAK

 

-2009 yerel seçimlerinde adaysınız yani?

 

Elbette adayım. Allah izin verirse, partim ve genel başkanım uygun görürse, vatandaşda oy verirse bir dönem daha başkanlık yapmayı düşünüyorum.

 

-Melih Gökçek, yerel seçimlere nasıl hazırlanıyor? Gelenekselleştirdiğiniz anketler ne diyor bu kez?

 

Hep anket yaptırırım. Son durum şu anda gayet iyi (duruyor). Biliyorsunuz son seçimlerde yüzde 55,35 oy aldım. Umarım bu sefer daha ötesini de alırım.

 

-Peki, 1994'te yüzde 27, 1999'da yüzde 34 ve son seçimde yüzde 55,35. Şimdiki hedefiniz ne?

 

Tabii ki yüzde 55'in üstüne çıkmalıyım ki başarı oranımızın arttığını kabul edelim. 55,35'e çıktıktan sonra siyasi bir doyum vardır. Ankara gibi bir yerde bu rakamı da zorlamak çok zor bir hadise. Sonuçta burası Ankara, Konya değil!

 

Türkiye geneli için yerel seçimlerde tahmininiz nedir?

 

Bu seçimlerde 3 bin 200 belediyenin, 2 bin 500'ünü AK Parti alır.

 

-Başbakan'ın da göstermiş olduğu hedefler var. Diyarbakır, İzmir gibi. Hiç kimse telaffuz etmiyor; ama herkes Çankaya diyor. Nedir Çankaya'yı almanın formülü?

 

Ankara'ya ilk kez belediye başkanı olduğumda sekiz ilçe belediyesinin dördü Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) kalmıştı. 1998'te bu sayı ikiye düştü. 2004'te ise bir tek Çankaya kaldı. İnşallah bu seçimde onu da alacağız. Bu sebeple CHP, Ankara tarihinde siyasi olarak miadını doldurmuş olacak.

 

-Yerel seçim sonuçlarında yaklaşımınız nedir? Rövanşist mi bakmak lazım, hizmet merkezli mi? İzmir CHP'nin, CHP İzmir'in. Çankaya CHP'nindir, gibi bir ikilem var.

 

Vardı. Ancak şimdi öyle bir psikoza girdiler ki koca Türkiye'de sadece bir belediye alabilmiş bir siyasi parti var. Olayı bir Çankaya Belediyesi'ne indirgeyecek duruma getirdiler. CHP toplumun değerlerine sırt çeviriyor. Böylece halk da onlara sırt çeviriyor. CHP, bunun handikabını yaşıyor. O yüzden kesinlikle hizmet merkezli bakmak lazım.

 

-En güçlü rakipleriniz hep CHP'den çıktı. Bu sefer nerden çıkar?

 

Bilmiyorum ki, kimi çıkarırlarsa çıkarsınlar. Bana kalırsa iş dönüp dolaşır yine Murat Karayalçın'a kalır gibi geliyor.

 

YILMAZ ATEŞ, OLSA OLSA AYAŞ'A ADAY OLUR!

 

-Yılmaz Ateş olabilir mi?

 

Yılmaz Ateş, geçen seçimlerde partisini hezimete uğrattı. Murat Karayalçın, ondan iki kat daha fazla oy aldı. SHP'ye nazaran CHP'yi düşündüğümüzde Ankara'da 25 kat daha fazla oyu var. Yılmaz Ateş, partisini alıyor, aşağılara çekiyor. O yüzden Yılmaz Ateş Ayaş'a aday olursa belki! (Gülüyor) Çünkü olsa olsa, Ayaş'a aday olur!

 

-Peki, AK Parti'nin içinden size rakip çıkarsa?

 

Olabilir. Buyursun gelsin. Benim için hiç problem yok.

 

-Hemşehriniz CHP'li Mustafa Yılmaz'ın da ismi sıkça zikrediliyor?

 

Mustafa da iyi olur. Yılmaz'dan çok daha fazla oy alacağı kesin.

 

BAŞBAKANLA ARAMIZI AÇAMAZLAR

 

Oyunuzu yüzde 55'in üzerine çıkacağınızı iddia ediyorsunuz; ama su kesintisi oy oranınıza nasıl yansıyacak?

 

Allah'ın izniyle hiçbir şey olmaz, etkilemez. Bazı olaylar vardır ki günlük etkileşim olur. Sıkıntı ortadan kalktığında o etkileşim de ortadan kalkar. Ancak bu kesintiler sırasında iki defa boru patlaması yaşandı. İlk boru patlamasının sabotaj olduğu, kanaatimize göre yüzde 90.

 

-Kim yaptı bu sabotajı?

 

Bizim içeriden elemanlar. Bazılarının işlerine son verdik. Dolayısıyla bu olayın herhangi bir şekilde tesir edeceğini düşünmüyorum. İstanbul-Melen projesi tek hattır. 10 senede bitti. Biz 10 ayda bitiriyoruz. Gecikmede sorumlu biz değiliz. Devlet Su İşleri'nden zamanında izin alsak bunu çoktan bitirirdik.

 

-Akşamları muhasebe yaptığınızda, su meselesinin arkasında ne var diye düşünüyor musunuz?

 

Yok, kendime göre çözmüşüm bu meseleyi. Böyle bir kaygım yok.

 

-Su meselesinin arkasında, Başbakan'la aranızı açmaya çalışanlar olabilir mi?

 

Başbakan'la aramızı açmaya çalışan, maalesef ciddi bir grup var; ama avuçlarını yalarlar. Bu önceden de vardı, şimdi de var. Ancak tekrar ediyorum, avuçlarını yalarlar.

 

-Siyasete jübilenizi, belediye başkanlığınızla koyacağınızı söylemek ne kadar doğru olur?

 

Niyetim öyle. Belediye başkanlığından sonra siyaset yok. Bir dönem daha belediye başkanlığı yapmayı düşünüyorum. Gençlere bırakmak lazım. Yerimize inşallah iyi birisini bırakırız.

 

-Oğlunuz, Osman Gökçek olabilir mi?

 

Bu benim isteğime bağlı değil. Oğlumun performansına ve halkın tutmasına bağlı. O, Çankaya belediye başkanı olmak istiyor.

 

-Su meselesinin dışında Ankara'nın eksik kalan yanı var mı?

 

Ankara'nın bana göre o kadar çok çözülecek sorunu var ki. Bir kere araç sayısı 300 binden 1 milyon 100 bine çıktı. Bir trafik sorunu var. Şöyle de bir yaklaşım var: “Melih Gökçek alt-üst geçit yapacağına, metroları uzatsa bu sorun hallolur.” Ben 77 tane alt üst geçit yaptım. Dünyada trafiği en rahat olan kent Ankara. 77 köprünün karşılığında siz, kaç km metro yapabilirdiniz? Çok bilen arkadaşlarıma söylüyorum bunu. Bununla Ankara'nın trafiğini nasıl çözerdiniz?

 

-Metro bitmedi diye de endişelenenler var.

 

Metro, hiçbir yerde belediyelerin yapacağı iş değil; merkezî hükümetin yapacağı iştir. O yüzden bir kentin belediyelerini 'Metro yapmıyorsun' diye suçlamak doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü dünyada, ekonomik olarak belediyelerin gücü yetmediği için bunu merkezî hükümet yapar. Ankara'da bize verilen gelirler Ankara'dan toplanan vergilerin yüzde 2,8'i. Bununla metro yapılmaz.