Gez dünyayı duy Konya'yı
Konya, Orta Asya’dan Afrika ve Amerika’ya geniş bir coğrafyada yaşayan insanların dinlediği mistik müziklere ev sahipliği yaptı. 6. kez düzenlenen Uluslararası Mistik Müzik Festivali büyük ilgi gördü.
Bu sene 6.sı yapılan Uluslararası Mistik Müzik Festivali, davetli gruplardan biri Şaman Ayini yapacağı için küçük bir çevrenin tepkisini çekse de, başka bir gürültü patırtı olmadan başarıyla tamamlandı. Festivali takip eden herkes dikkatini, cılız tepkilere bakarak ‘ayinin yapılacağı gün daha büyük tepkiler olabilir’ düşüncesiyle Şaman Ayini’ne verdi. Ancak, ilginçtir Altay Cumhuriyeti’nden gelen konukların yaptığı ayin hiçbir tepkiye maruz kalmazken, festivalin de en çok izleyici toplayan programlarından biri oldu.
Konya, Türkiye’nin yüzölçümü en büyük ili. Büyük İslam mutasavvıfı Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin memleketi. Öğrencilik hayatına başladığımız ilk yıllardan itibaren öğretmenlerimiz bize Konya’yı Türkiye’nin tahıl ambarı olarak tanıttı. Kimbilir belki hâlâ aynı şekilde tanıtıyorlardır. Tanıtsınlar… Buna itirazımız yok. Ancak bu şehir, son yıllarda bölgenin ekonomi ve kültür-sanat merkezi olmak için büyük adımlar atıyor. Tarım memleketi olduğu kadar sanayi bölgesi olmak için çalışıyor. Aslında bir kültür ve sanat şehri olduğunu dünya âleme göstermek için de var gücüyle çabalıyor. Sahip olduğu tarihî eserleri ve tarihî şahsiyetleri Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak adına ulusal ve uluslararası çok sayıda etkinlik düzenliyor. “Türkiye’nin tahıl ambarı” etiketinin yanına yeni etiketler yapıştırmaya gayret ediyor...
Konya’nın Hazreti Mevlana’nın anıldığı Şeb-i Arus törenleriyle başlayan kabuğunu kırma ve dünya şehri olma çabası, son yıllarda değişik alanlarda düzenlenen edebiyat, kültür ve sanat etkinlikleriyle ivme kazandı. Bu çabanın ürünlerinden biri olan Uluslararası Mistik Müzik Festivali, tabir yerindeyse şehrin yeni Şeb-i Arus’u olma yolunda hızla ilerliyor. 6 yıl önce başlayan festival, geçen yıla kadar Şeb-i Arus törenleriyle birlikte yapılıyordu. Şeb-i Arus törenleriyle Mistik Müzik Festivali, geçen her sene biraz daha profesyonelleşti ve uluslararası nitelik kazandı. Bu durum bir noktadan sonra iki etkinliğin bir arada devam etmesini imkânsızlaştırdı. Konya, Yavuz’un ‘Bu dünya bir padişaha çok, iki padişaha az’ dediği gibi, aynı zamanda yapılan iki etkinliğe dar gelmeye başladı. Neticede Konya Kültür Müdürlüğü, 2004’ten itibaren Mistik Müzik Festivali’ni Şeb-i Arus törenlerinden ayırdı. Festival, Hazreti Mevlana’nın ölüm tarihi olan aralık ayında yapılan Şeb-i Arus’a karşılık, hazretin doğum tarihine, yani 30 Eylül’e kaydırıldı.
Şimdi Konya’nın Hazreti Mevlana ile ilgili iki büyük organizasyonu var: Ölüm yıldönümlerinde yapılan Şeb-i Arus, doğum yıldönümlerinde yapılan Mistik Müzik Festivali. Festival Şeb-i Arus’a nispetle henüz çok yeni, emekleme çağında. Ama öylesine hızlı gelişiyor ki, bir aksilik olmazsa ikinci Şeb-i Arus olması için 60 yıl beklemesi gerekmeyecek. İlk günden itibaren uluslararası nitelikte düzenlenen festival dünyada giderek daha geniş bir çevrede tanındı, bilindi. Delil mi istiyorsunuz? Alın size delil: Kültür ve Turizm İl Müdürü Mustafa Çıpan’ın verdiği bilgilere göre, bu sene düzenlenen etkinliğe katılmak için dünyanın değişik ülkelerinden 200 mistik müzik grubu başvurdu. Başvuru sahibi 200 grup hassas değerlendirmelerden geçirildi ve 6’sı 23-30 Eylül tarihleri arasında düzenlenen festivale davet edildi.
Burada sözü Konya Kültür Turizm Müdürü Mustafa Çıpan’a bırakıyoruz. Kendisi bir akademisyen. Türk Dili ve Edebiyatı alanında yardımcı doçent. Üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışırken, Kasım 2007’de “Gel, Konya’nın Kültür Turizm Müdürü ol” demişler. İstemeye istemeye üniversiteyi bırakıp Kültür Turizm Müdürlüğü görevine başlamış. Bu festival, Çıpan’ın organize ettiği ikinci festival. Bu sene festival kapsamında 3 sergi, 2 konferans ve 8 mistik müzik konseri verdiklerini belirten Mustafa Çıpan, etkinlik boyunca yüzde 70 doluluk oranına ulaştıklarını söylüyor. Festivalle ilgili değerlendirmesine, “Bu sene ilk defa gerçek manada mistik müzik yapan konuklar festivalde yer aldı. Konya dünyanın mistik müzik merkezi olmuştur.” diye devam eden Çıpan, asıl amaçlarının Mevlana’yı hem anlamak hem anmak olduğunu vurguluyor.
Konya’ya davet edilen dünyaca ünlü mistik müzik grupları, ilk gün hem Türkiye’ye hem birbirlerine yabancılık çekmişler. “Biz onları festivaldeki gösterilerinin ardından hemen salmadık. Konya’da misafir ettik. Konuklarımız, burada geçirdikleri günler ilerledikçe birbirlerine ve Konya’ya alıştı. Grupların birbirleriyle ve bizimle çok güzel diyalogları oldu. Dostluk ve arkadaşlık bağları kuruldu. Gruplar hiç yüksünmeden birbirlerinin konserlerini sonuna kadar dikkatle takip etti.” diyen Çıpan, bu insanların her birinin ülkemizin ve Konya’nın kültür elçileri olacağını, ülkelerinde ve gittikleri başka ülkelerde Türkiye’nin tanıtımına katkı yapacaklarını kaydediyor. Kültür Müdürü Mustafa Çıpan’ın verdiği bilgilere göre, festival ABD, Japonya ve Hollanda gibi ülkelerden gelen televizyoncular tarafından da görüntülendi. Bunların bir bölümü etkinliği baştan sona görüntülerken, bazıları da belgesel için kayıt yaptı.
6. Uluslararası Müzik Festivali’nin birbirinden ilginç katılımcıları vardı. Festival, Türk dünyası müzikleri alanında uzmanlaşmış İrfan Gürdal’ın başkanlığında festival için özel toplanan sanatçıların sunduğu Türk Dünyası Tasavvuf Müzikleri konseriyle başladı. İkinci gün Sudanlı sanatçılardan oluşan Orupaap adlı grup Afrika’dan mistik müzik örnekleri sundu. Üçüncü gün Branches Breath adlı grup Kuzey Amerika yerlileri Kızılderililere ait mistik eserleri, yine bu insanların eskiden beri kullanageldikleri özel yapım flütler eşliğinde sahneledi. Dördüncü günse Kazakistan’dan gelen Yesevi Topluluğu’nun konseri vardı.
Beşinci gün festivalin en ilgi çekici gösterisi sunuldu. Festival öncesi bazı kesimlerin tepkisini çeken Şaman Ayini baştan sona sahnelendi. Mustafa Çıpan, Şaman Ayini’nin festivalin en renkli ve en dikkat çeken gösterisi olduğunu söylüyor. Çıpan, sadece bu töreni izlemek için yurt dışından ve yurt içinden çok sayıda misafirin geldiğini sözlerine ekliyor.
Altıncı gün İran’dan gelen Namad Ensemble grubu, ülkelerinin geleneksel mistik müziğinden örnekler seslendirdi. Yedinci günse Hindistan’dan gelen Good News, ülkesinin hem Hindu hem de Müslüman esintili mistik müzik örneklerinden oluşan bir konser verdi. Festival, Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun sunduğu ilahilerden oluşan kısa konserin ardından yapılan sema gösterisiyle tamamlandı.
Mevlana törenlerinin Birleşmiş Milletler bilim kültür ve sanat kuruluşu UNESCO tarafından ‘Korunması Gereken Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alındığını hatırlatan Mustafa Çıpan, bundan sonra uluslararası boyutta yapacakları ilk organizasyonun aralık ayındaki Şeb-i Arus törenleri olduğunu kaydetti. Kültür Turizm Müdürlüğü’nde görevli herkes şimdiden günlük rutin işlerin yanı sıra aralık ayındaki Şeb-i Arus’a, ondan sonra da seneye yapılacak Mistik Müzik Festivalinin 7.sine hazırlanmaya başladı bile. Kısacası, Konya’da etkinliğin biri bitiyor, diğeri başlıyor...
ŞİRİN KABAKÇI - Aksiyon