"Gazze'nin geleceği parlak"
Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbeti’nde “Konya-Gazze Kardeşliği” konuşuldu.
Kurban Bayramı’nda Gazze’ye giderek Konya halkının yardımlarını götüren RİDADER ve Gönülbağı Derneği üyeleri Prof. Dr. Asım Sarıgüzel, Doç. Dr. Ramazan Sönmez ve Derviş Argun, “Nasıl Marmara gemisi Gazze’liler için nasıl milat olduysa, Gazze ziyareti de bizim için milat oldu. Şunu gördük ki Gazze’nin geleceği parlak” görüşünde birleştiler. Sille Kültür Evi’nde gerçekleştirilen sohbette ilk sözü alan Prof. Dr. Asım Sarıgüzel, Mısır’ın Refah kapısından Gazze’ye giriş yaptıklarını, Gazze’lilerin kendilerini çok sıcak karşılayarak bağırlarına bastıklarını ve bu arada Hamas ile İslami Cihad’ı yakından tanıma imkânı bulduklarını ifade etti. Binin üzerinde Filistinli esirden 447 kişinin bırakıldığı zamana denk geldiği için Gazze’de sevinçle hüznün bir arada yaşandığına işaret eden Sarıgüzel, Yahudi mallarının İsrail’e geçişinin serbest olduğunu fakat pahalıya verildiğini kaydetti. Doç. Dr. Ramazan Sönmez de, 360 kilometre karelik bir bölgede 1 milyon 800 bin kişinin yaşadığı Gazze’nin nefes alabilmesi için Mısır ile Refah kapısının çok önemli olduğunu vurgulayarak “Arap Baharı’yla Mısır’da mucizevî bir değişim yaşanıyor. Mısır halkı, devrimi tam gerçekleştirememişlerse de ölüm korkusunu aşmışlar. Artık ölmesini biliyor. Gazze’de 800 tünel var. Bir tünelin maliyeti 70 bin dolar. İnsanlar 50 dolar, hayvanlar ise 150 dolardan Gazze’ye geçiş yapabiliyorlar. Biz Gazze’ye vardığımızda 9 şehit vermişlerdi. Gazze halkı şehidliği içselleştirmişler. Taziyelerde her gelen misafire kahve ikram ediliyor. Gazze’de 4 üniversite var. Camilerde hafızlık merkezleri var. 14 çocuğu olan ve 4 çocuğunu şehit vermiş Ümmül Rıdvan adlı kadınla tanıştık. Ona “Arapların yeni Hansa”sı diyorlar. Bu hanım bize, “Filistinli kadınların çok çocuk doğurması lazım” demişti. Tavşan yavrusu gibi her taraftan çocuk çıkıyordu. Bir çocuğun ismi de “Erbakan” idi. Gazze’de çocukların eğitimine büyük önem veriliyor. Çocukları 2 ayda hafız yapıyorlar. Kassam Tugaylarına girebilmek için şartlardan birisinin “2 yıl sabah namazlarını camide cemaatle kılacak” olduğunu öğrendik” dedi.