Fetih 1453

Fetih 1453

Sinema tarihimizin en yüksek bütçeli filmi Fetih 1453’ü Meram Belediyesinin davetiyle köşe yazarları, gazeteci arkadaşlar ve TYB Konya Şubesi üyeleriyle birlikte izleme imkânı buldum.

Zeki Oğuz

Sinema tarihimizin en yüksek bütçeli filmi Fetih 1453’ü Meram Belediyesinin davetiyle köşe yazarları, gazeteci arkadaşlar ve TYB Konya Şubesi üyeleriyle birlikte izleme imkânı buldum. Filmi izleyenler arasında Meram Belediye Başkanı Dr. Serdar Kalaycı da vardı.

Film hakkında kuşkularım vardı, bunu yakın arkadaşlarımla da paylaşmıştım. Ne yalan söyleyeyim, yoğun bir hamaset edebiyatıyla yüz yüze gelmekten korkuyordum. Tarihimizi anlatırken bu tür şeylerden pek kurtulamadığımız için, filmden de keyif almayacağımı düşünmüştüm.

Aslında çocukluk yıllarımdan bu yana mitoloji ve tarihi filmleri ayrı bir keyifle izlerim. Fetih 1453’ü de aynı keyifle izledim. Film için 17 milyon dolarlık bir bütçeden söz ediliyor ki bu bütçeyi hak etmiş doğrusu. Kurgusu, olağanüstü savaş sahneleriyle güzel bir film çıkmış ortaya.

Yine de takıldığım bazı noktalardan söz etmeden geçmeyeceğim. Film baştan itibaren dinsel motifler üzerine oturtulmuş. Elbette İstanbul’un fethi gibi bir olayda bu motifler önemli ama Fatih’in dini motiflerin yanı sıra İstanbul gibi bir şehri fethetmek için başka çok önemli nedenleri de vardı. Bu nedenlerin bilinciyle şehri var gücüyle muhasara etti, fethetti ve bir çağın kapanmasını, yeni bir çağın başlamasını sağladı.

O çağda İstanbul çok önemli bir ticaret merkeziydi. Anadolu ve Avrupa’nın geçiş noktası üzerindeydi, bu şehre hâkim olan Karadeniz ve Akdeniz’e de hâkim olurdu ve en önemlisi de Osmanlı topraklarının ortasında kalmıştı. İstanbul’un fethedilip bu güzel şehrin payitaht yapılmasının zamanı çoktan gelmişti.  

İlkokul kitaplarında bile Ulubatlı Hasan’ın Fetih sırasında yaptığı kahramanlıkları okuduk, hayran kaldık. Ne yalan söyleyeyim Faruk Aksoy’un çizdiği Ulubatlı Hasan karakteri kafamda canlandırdığım karakterden çok farklıydı. Belki buna üzerine giydirilen kıyafetler neden olmuştur, bilmiyorum. Neydi o kıyafet öyle,  karşımızda bir Osmanlı kahramanı değil de sanki Karayıp korsanlarından biri vardı.

Aynı eleştirim Karamanoğlu İbrahim Bey ve Karamonoğullarının ileri gelenleriyle ilgili. Tamam, o çağda Osmanlı ile Karamanoğulları arasında bir düşmanlık ve savaş hali vardı ama bu durum filmde onları karikatürleştirmenin gerekçesi olmamalıydı. Hele o üzerlerindeki giysiler bu Türkmen Beyliğinin önde gelenlerine yakışıyor muydu?

Bir eleştirim de Fatihi ve Ulubatlı Hasan’ı canlandıran sanatçılara. Bu sanatçılar film boyunca oynadıkları rolü yaşamıyor, rol kesiyorlardı.

Bazı savaş sahneleri yabancı savaş filmlerini anımsatsa bile sinemadan çıkarken sinemamız adına umutluydum ve Fetih 1453’ü bize tarihimizi anlatacak daha iyi filmlerin müjdecisi olarak değerlendirdim.

Bu görsel şölende emeği geçenleri ve şöleni izlememizi sağlayan Meram Belediyesi’ni kutluyorum.