Fatih Özdemir'den 'gıda güvenliği' vurgusu: Bahri Dağdaş Enstitüsünün varlığı Konya ve ülkemiz için bir şans!

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Özdemir, 'Tarla Günü'nde önemli açıklamalarda bulunarak, üreticilerin Yerli ve Milli olan kuraklığa dayanıklı, yüksek verimli ve kaliteli ürün çeşitlerine sahip çıkmaya davet etti

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Fatih Özdemir, Enstitü ve TAGEM tarafından düzenlenen 'Tarla Günü'nde önemli açıklamalarda bulundu. Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Temel Tarım Ürünlerinde Dışa Bağımlılık, En Az Savunma Sanayiinde Dışa Bağımlılık Kadar Tehlikeli Bir Durumdur” sözü ve Bakan Vahit Kirişçi’nin “Tarımı Gıda Güvenliği Açısından Bir Milli Güvenlik Meselesi Olarak Görüyoruz” sözlerini hatırlatarak, gıda güvenliği sorunu yaşanmaması için üreticileri Yerli ve Milli olan kuraklığa dayanıklı, yüksek verimli ve kaliteli ürün çeşitlerine sahip çıkmaya davet etti.

ÜÇ GÜN SÜRECEK 'TARLA GÜNÜ' ETKİNLİKLERİ BAŞLADI

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından 15-17 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek 'Tarla Günü'nde kuraklığa dayanıklı, yüksek verimli ve kaliteli ürün çeşitleri tanıtılıyor.

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Fatih Özdemir, 'Tarla Günü'nün ilk gün etkinliğinde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

Ülkemiz Gıda Güvenliğine katkıda bulunmak, başta buğday olmak üzere diğer tahıllarda ve endüstri bitkilerinde verim ve kaliteyi arttırmak, hastalık-zararlılara dayanıklı bireyler elde etmek, İklim Değişikliği ve onun bir sonucu olan Kuraklıkla mücadele amacıyla dayanıklı-tolerant çeşitleri geliştirmek, hayvancılıkta ıslah ve besleme çalışmaları yaparak gelişme sağlamak, Koruyucu Toprak İşleme sistemlerini yaygınlaştırmak, Gen Kaynaklarını toplamak ve muhafaza etmek gibi ana amaçlarla Ar-Ge faaliyetlerini devam ettiren Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı bir bölge Enstitüsüdür.

Enstitü yapmış olduğu Ar-Ge çalışmalarını tarımın paydaşları olan Üreticilerimiz, Tohumcu Firmalarımız, Un-Yem Sanayicileri, Makarna-Bulgur Sanayi gibi birçok farklı kesime hitap eden çalışmalarını duyurmak, yerinde sergilemek ve özellikle daha yüksek verim ve kaliteli, kuraklığa dayanıklı çeşitlerini ilgili tüm paydaşlara tanıtmak ve duyurmak amacıyla Tarla Günleri düzenlemektedir.

Özellikle İklim değişikliği koşuları altında üreticilerimizin tarımsal üretim sisteminin içerisinde daha az zarar görmesi veya hiç zarar görmemesi yaptığı uygulamalar yanında en başta bölgeye ve koşullara uygun tohumluk seçilmesi ile başlamaktadır. Bu bağlamda bölgeye ve iklim koşullarına adaptasyonu en yüksek olan, verimli ve endüstriyel anlamda tercih edilebilecek yüksek kaliteye sahip çeşitler üreticilerimiz ve diğer temsilciler karşısında görücüye çıkmaktadır. Tarihsel süreçte kuruluşu Sultan Abdülhamid Han hazretlerine dayanan ve 1914 yılında kurulan enstitünün görevi çalışmaları ile üreticilerin sorunlarını çözecek ve daha fazla gelir elde etmelerini sağlayacak aşamalara getirerek tescille patentle veya bir buluş ile sonlandırmak ve bunun devamlılığını sağlamaktır.

Bu açıdan bakıldığında, Enstitüde bitkisel araştırma çalışmalarının başladığı 1987 yılından 2010 yılına kadar 25 adet çeşit tescil edilmiş, 2010 yılında Türkiye’nin Kuraklık Test Merkezi olması ve sonrasındaki yıllarda yapılan İklim Değişikliğine uyum amacıyla yapılan strateji değişikliği ile 2013 yılından günümüze 10 tanesi kuraklığa dayanıklı olmak üzere 40 adet çeşit tescil ettirmiş ve bir kısmı da üreticilerle buluşturmuştur. Burada yapılan değişiklikle kuraklığa dayanıklılık öncelense de bunun tek başına yeterli olmadığı, mevsimin yağışlı geçtiği yıllarda da sudan maksimum faydalanabilen, verimini en fazla artırabilen çeşitler geliştirilmiştir. Bu sayede sonbaharda yapılan ekimde gelecek yılın kurak olup olmayacağı bilinmediğinden kurak olduğunda daha az zarar görülecek, yüksek yağış alındığında ise sulu çeşitler kadar verim alınması sağlanmıştır.

Bu strateji ile geliştirilen ve adı geçtiğimiz 2-3 yılda sıkça duyulan ve geniş alanlarda ekilmeye başlanan TANER ekmeklik buğday ve Türköz makarnalık buğdayları oldukça fazla beğenilmiş, geçen süreçte özel sektöre tohum satış hakkının devredilmesi ile de yüksek rakamlarda tohum üretimine sahip olmuştur. Mevcut durumda yeni çeşitlerden her birinden 2000 ton ve üzeri rakamlara ulaşılmış, üreticimizin hizmetine sunulmaya hazır duruma gelinmiştir. TANER kuraklığa dayanıklı ekmeklik buğday, kuru alanlarda günümüzde yaygın olarak ekilen buğdaylara göre %15 verim, %250 kalite artışı sağlamış ve bu özellikleri ile TMO 1. baremine girmeye hak kazanmıştır. Bu açıdan yapılan bir ekonomik analiz hedef 3.5 milyon hektar alanda yapılabilecek Taner buğdayının ekilmesi değişimi ile üreticilerimizin yaklaşık 5 Milyar TL ilave gelir elde etmesine olanak sağlayacaktır.

Enstitü sadece çeşit geliştirme ve Ar-Ge faaliyetleri ile sınırlı olmayıp devamında geliştirdiği çeşitlerin devamlılığını yani her yıl üst kademe (Elit-Orijinal) tohum üretip tohum üretim sözleşmesi yaptığı 120’den fazla tohumcu firmaya tohum tedariki yapmaktadır. Bu firmalar, TİGEM veya Tarım Kredi gibi aktörler ise Enstitüden her yıl aldıkları tohumları çoğaltarak üreticiye satmaktadırlar. Bu çalışmalar ve üretim sistemi sonucunda bakıldığında bugün ülke arpasının %30’unu, buğdayının %6’sını, karabuğdayının %100’ünü Enstitü sağlamaktadır.

Diğer hususlar bakımından ele alındığında Türkiye’nin Kuraklık Test Merkezi olan Enstitü Türkiye’nin en büyük Keklik Üretim ve tek Ar-Ge Merkezi konumunda olup, bunların yanında Türkiye Doğrudan Ekim çalışmaları, Toprak Kökenli Patojenler çalışmaları gibi çalışmalarda da ülkemizde öncülük yapmaktadır. Diğer taraftan Enstitü Bakanlığımız adına Koordinatörü olduğu Uluslararası Kışlık Buğday Geliştirme Programı (IWWIP) ile Konya’dan tüm dünyaya katkı sağlamaktadır.

Hayvancılık alanında ise yaklaşık 150 Milyon bütçesiyle bu yıl ihale edilecek “Hayvancılık İleri Biyoteknoloji Merkezi” ile halk elinde Montofon olarak bilinen İklim değişikliği yönüyle bölgeye adaptasyonu en yüksek olan ırk geliştirilecek, Embriyo Transferi ve Tüp Buzağı Metotları uygulanarak yüksek verimli hayvan varlığı arttırılmaya çalışılacaktır. Buradan elde edilen erkek hayvanlar sperm ithalatını azaltıcı bir unsur olarak sperma elde edilmesi amacıyla kullanılacak, dişi bireyler ise üreticimize kazandırılacaktır. Projenin nihai amacı üreticilerimizin hayvan varlığı bakımından İklim Değişikliğine uyumlu hale getirilmesi ve bu olumsuzluklardan daha az etkilenmelerini sağlamaktır.

Sonuç olarak düzenlenen Tarla Günü etkinliği ile 3 gün boyunca üreticilerimize, sanayicilerimize, tohumcu firmalarımıza ve değerli basın mensuplarına yeni çeşitlerimizin yanı sıra modern tarım teknikleri veya geliştirilen alet-ekipman konularında da bilgiler verilecek olup, özellikle tüm üreticilerimiz bu hususlarda mümkün olduğunca Yerli ve Milli olan bu çeşitlere sahip çıkmalarını beklemekteyiz. Diğer yandan sektörün tüm paydaşlarının da bu Yerli ve Milli çeşitlere sahip çıkması bu ve bunun gibi Araştırma Enstitülerinin ve tohumculuk yapan yerli firmalarımızın da büyümesi-gelişmesine yol açacak ve üreticimiz için daha iyi çeşitler geliştirilmesine katkıda bulunulmuş olacaklardır. Bu anlamda Enstitünün varlığı ve Konya’da olması Konya’mız ve Ülkemiz için bir şans olup, Enstitümüze tüm tarım paydaşlarının destek olması elzemdir.

Sonuç olarak, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Temel Tarım Ürünlerinde Dışa Bağımlılık, En Az Savunma Sanayiinde Dışa Bağımlılık Kadar Tehlikeli Bir Durumdur” sözü ve Sayın Bakanımız Prof. Dr. Vahit Kirişçi’nin “Tarımı Gıda Güvenliği Açısından Bir Milli Güvenlik Meselesi Olarak Görüyoruz” sözleri bizlerin yaptığı çalışmaların önemini vurgulamaktadır. Özellikle tarımın öneminin daha da fazla anlaşıldığı bu son yıllarda gerek COVİD-19 pandemisi esnası ve sonrasında gerekse Ukrayna-Rusya savaşı ile oluşan GIDA GÜVENLİĞİ sorununu yaşamamamız adına Tarım, Hayvancılık ve Gıda üretiminin sürdürülebilir bir şekilde devamı adına Türkiye’nin kaynaklarının en etkin şekilde kullanılması için toplumsal destek ve huzur için Genel Müdürlüğümüz TAGEM ve Enstitülerimiz hiç durmadan elinden gelenin en iyisini yapacak ve Türkiye’ye hizmet edecektir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler