Ey Rahmet ayı hoş geldin!
Cenab-ı Allah'ın “Ey iman edenler, sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi, size de oruç farz kılındı. Umulur ki sakınırsınız” (Bakara, 2/184) çağrısına uymaktır Ramazan...
Allah Rasulü biricik önderimiz Aziz Peygamberimiz (sav)'in “Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.' Tirmizi, Cihad 3, (1624) sözünü kendisine şiar edinip bu düstura kulak vermektir Ramazan... Yine bir Ramazan ayına daha girmiş bulunuyoruz. Ramazan heyecanı sardı her yanımızı Bütün İslam âlemi Ramazan ayının heyecanını yaşıyor. Ramazan'ın vazgeçilmezleri arasında olan iftar çadırları ve sofraları teker teker kuruluyor. Oruç tutmanın heyecanıyla alışverişe çıkan vatandaşlar, çarşılarımızı ana baba gününe çevirdi. Bolluk bereket dolu, huzur dolu Ramazanlar dileğiyle…
Oruç Mükellefleri Orucun farz olması için mükellefin; Müslüman, akil-baliğ, sağlıklı olması ve yolcu olmaması gerekir. Müslüman olmayanların en büyük ibadeti iman etmek olduğu için, oruç onlara farz olmadığı gibi, tuttukları oruçlar da sahih değildir. Orucun farz olmasının ikinci şartı, mükellefin akıllı olmasıdır. İslam dininin emirleri akıllı insanlar içindir. Ayrıca orucun farz olması için, mükellef ergenlik çağına ulaşmış olmalıdır. Mümeyyiz de olsa çocuklar oruç tutmakla mükellef değildir. Ancak küçük yaşlardan itibaren oruç tutma alışkanlığı ve oruç sevgisi onların gönüllerine yerleştirilmelidir. Çünkü, alışkanlık kazanmamış olanlar için oruç ileriki yıllarda ağır bir yük gibi gelir. Çocukların tuttuğu oruç geçerli ve sahihtir. Çocukların öğleye kadar Tekne Orucu tutmalarına izin verilmelidir. Orucun farz olması için, mukim olmak gerekir. Yolcular Ramazan sırasındaki yolculuklarında dilerse oruç tutar, dilerse tutmaz. Tutarsa orucu Ramazan orucu yerine geçer. Tutmazsa, tutmadığı günleri aynı sayıda kaza eder. İslam dini yolculara oruç tutup tutmamakta bağlayıcı bir hüküm getirmemiştir. Bununla birlikte, kendisine bir zarar vermiyorsa, yolcunun oruç tutması tavsiye edilmiştir. Orucun farz olmasının başka bir şartı, mükellefin sağlıklı olmasıdır. Hastalığın oruç tutmayı engelleyici oluşu, güvenilir doktor veya mükellefin tecrübesine göre kendisi tarafından ciddi olarak nitelenince belirlenir. Hastalık veya tehdit, şiddetli açlık ve susuzluk gibi başka bir sebeple, kendisinin veya bir organının ortadan kalkma ve yok olma korkusu bulununca, oruç tutmak haram olur. Bu durumda, orucun derhal bozulması zorunlu hale gelir. Tutulamayan oruç daha sonra kaza edilir.
Hurma sadece Ramazan'da mı yenir? Hepimizin Ramazanda olmazsa olmazlarından birisidir Hurma. İftar sofralarının en önemli ve en değerli çeşidi olan Hurma'nın en değerli olanı Medine'den gelen Medine Hurmasıdır. İftar sofrasında hurmanın yanında hele bir de yanında Mekke'den gelen zemzem suyu olursa, o iftar sofrasında kuş sütü dahi olsa insanın gözü başka bir şey görmez. İftar sofralarının en önemli misafiridir hurma. Nedense sadece Ramazan aylarında yenilen, Ramazana has bir gelenek olmuş hurma. Fakat, insan üzerindeki, özellikle çocuklar üzerindeki faydaları bilinse, insanlar her gün hurma yerdi ve kesinlikle çocuklarına da yedirirdi. Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V.) yeni doğan çocukların ağzına kendi ağzında çiğneyerek hurma koyardı. Bunu yapmasının bir hikmeti vardır elbet. Bize bir şey anlatmak istemiş. Bir çok insanın sağlıklı beslenmek adına her gün ëşunu ye, bunu ye' gibi safsatalarda bulunup, insanların kafalarını karıştırıp ne yiyeceklerini şaşırdığı bir dönemde, sırf bu yeme içme önerilerini dikkate alan birinin akşama kadar yemek yemesi gerekir. Bu söylemleri dikkate alan kişi, diyet yapıp zayıflamak ve sağlıklı yaşamak adına tam farkında olmadan sağlıksız bir yaşama ve obezliğe doğru hızla ilerler. İnsan vücuduna gerekli olan, birçok vitamini ihtiva eden, anlatılmayacak kadar fazla faydası olan hurma varken ne diye sağlıksız yiyecekler yenilir anlamam. Günde 7 hurma yendiğinde, başka bir şey yenilmese bile vücut dinç ve güçlü kalır.
BEŞBİN YILLIK GELENEK HURMA
Hurmayı genelde orucumuzu açarken, uzun süren açlık ve susuzluk sonunda doğan şeker ihtiyacımızı karşılamak üzere tercih ederiz. İftar sonrası şekerli ve ballı tadıyla tüm günün halsizliğini birden alıverir üzerimizden. Özellikle Ramazan aylarında şarküterici dükkanlarını, kuruyemişçi tezgahlarını, marketleri süsleyen hurma, binlerce yıldır süre gelen bir gelenektir. Özellikle iftar sofralarında kesinlikle bulunan bu tatlı meyve, insanoğlunun yetiştirdiği en eski bitki çeşitlerindendir. Yaklaşık 5 bin yıldır Arap ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu, Mezopotamya ve Kuzey Afrika ülkelerinde yoğun olarak tüketilmektedir. Amerika, Tunus, Suudi Arabistan, İran başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde hurma üretimi yapılmaktadır. Ülkemizde ise Akdeniz, Batı ve Güney Anadolu bölgelerinde hurma yetiştiriciliği yapılmaktadır. Genelde meyve olarak bilinen hurma, ayrıca lifleri kumaş üretiminde kullanılan, çekirdekleri yakacak değerlendirilebilen de bir yiyecektir. Yetiştirildiği bölgelere göre çeşitli renklerde ve büyüklükte olabilmektedir. Çok şekerli bir meyve olduğundan hurmanın üzerinde çoğu zaman, ince, beyaz bir şeker katmanına rastlamak oldukça doğaldır.