Evlilik insanın insana kulluğu değildir
BİLKAD Salı Söyleşileri’nde bu hafta SÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Altıntaş konuştu.
BİLKAD Salı Söyleşileri’nde bu hafta SÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Altıntaş konuştu. Altıntaş, ‘Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesinde Dinin Rolü’nü anlatırken önemli noktalara dikkat çekti.
BİLKAD Salı Söyleşileri’ne konuk olan gazetemiz yazarı, SÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, kadına uygulanan şiddetin, tüm dünya ülkeleri için önemli bir konu başlığı olduğunu söyledi. Günümüzde kadına yönelik şiddetin devam ettiğini kaydeden Altıntaş, “Şiddet kadınları gerek psikolojik, gerek ekonomik, gerekse toplum içindeki rolleri açısından ciddi şekilde etkilemektedir. Şiddet gören kadın aşağılanmaktadır. Bu durum da kadını psikolojik olarak geriye iter” dedi. Şiddetin, sadece ‘dayak’ olarak algılanmaması gerektiğini ifade eden Altıntaş, “Şiddetin çeşitleri vardır. Bunları sosyal şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet, psikolojik şiddet olarak sıralayabiliriz” dedi.
ŞİDDET: PEKİ AMA NEDEN?
Söyleşisine şiddetin sebeplerini ele alarak devam eden Prof. Dr. Altıntaş, “Şiddetin bilimsel olarak dört temel sebebi vardır. Bunlar: Alkol bağımlılığı, kadına yönelik şiddetin toplum tarafından hoş görülmesi, ekonomik sıkıntılar ve eğitimsizliktir” diye kaydetti. Kadına yönelik şiddetin toplum tarafından hoş görülmesini eleştiren Altıntaş, “Kocası tarafından şiddete maruz kalan kadınlar soluğu doğal olarak anne ve babasının yanında alıyor. Burada ona “o senin kocan, döver de sever de” deniliyor. Bu durumdayken sahip çıkılması gerekirken kadın adeta şiddetin kucağına terk ediliyor. Şiddete karşı hoşgörünün nedeni ise eğitimsizliktir. Türkiye’de yaklaşık 5 milyon insanımız okuryazar değil. Bu 5 milyon kişiden dört buçuk milyonu kadındır. Ülkemizde daha çok eğitimsiz kadınlar şiddete maruz kalıyor” diye belirtti.
ŞİDDET ÇOCUKKEN AŞILANIYOR
Küçük yaşta şiddete maruz kalan erkek çocukların ileride şiddete meyilli olacaklarına dikkat çeken Altıntaş, “Toplumun nüvesi olan ailenin her yönüyle huzur içinde olması lazım. Şu da unutulmamalıdır ki evlilik insanın insana kulluğu değildir” diye konuştu. Altıntaş, şiddetsiz, merhametli ve hoşgörülü bir aile yuvası kurmanın Müslüman bireyin en temel ödevlerinden olduğunu söyledi. Ömer Ersoy-Memleket