Etin icabına "Konsey" bakacak!
Fiyatı Avrupa'dan 3 kat yüksek, tüketim miktarı da 10’kat az olan ‘et’e neşter vurmak için Ulusal Kırmızı Et Konseyi kuruluyor
Avrupa’da 1 kg etin fiyatı 4, ABD’de 5 dolarlar seviyesinde. Türkiye’de ise 1 kg etin fiyatı 15 doları buluyor. Kişi başı et tüketimi yaklaşık olarak ABD’de 945 kg, Avrupa’da 70 kg iken Türkiye’de sadece 6 kg. Kimilerine göre bunun nedeni geçmişte uygulanan yanlış hayvancılık politikaları, kimilerine göre her sektörde olduğu gibi burayı kontrol eden, sayıları 150-200’i geçmeyen büyük sermaye grupları ve bunların piyasayı ve fiyatları, spekülatif hareketlerle istediği gibi yönlendirmesi. Türkiye’de hemen hemen her sektörde olduğu gibi üretici kazanamamaktan, tüketici alamamaktan şikayetçi. Başbakan’ın bizzat müdahalesine rağmen, Türkiye’de et fiyatları halen istenilen seviyeye düşmezken, karmaşa da sürüyor. Etteki sorunlara çözüm bulmak isteyen hükümet, daha önce sütte yaptığı gibi, ette de ‘Ulusal Kırmızı Et Konseyi’ kurulmasına karar verdi. Konseyle ilgili yönetmelik geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlandı. Konseyin amacına uygun bir şekilde çalışması halinde, Süt Konseyi gibi, Türkiye’de et ile ilgili sorunların çözüleceği ifade ediliyor.
‘BİZ ÖNCEDEN BERİ SÖYLÜYORDUK’
Et konseyinin kurulması gerektiğini yıllardır dile getirdiklerini ifade eden Konya Kırmızı Et Üreticileri Tarımsal Birliği Başkanı ve Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Üst Birliği Genel Başkan Yardımcısı Nazif Karabulut, konseyin amacına uygun olarak çalışması halinde çok yararlı olacağını söyledi. Daha önce Ulusal Süt Konseyi’nin kurulduğunu ve çok yararlı olduğunu ifade eden Karabulut, “Biz bunu yıllardır dile getiriyoruz. Çok faydalı ve isabetli çalışma olarak görüyoruz. Yıllar önce kurulması lazımdı. Eğer konsey amacına uygun olarak ciddi şekilde çalışırsa, Türkiye’de kırmızı ette yıllardır yaşanan sorunların sona ereceğine inanıyorum” dedi.
‘ET PİYASASINDA TAM BELİRSİZLİK HAKİM’
Et piyasasındaki son durumu da değerlendiren Nazif Karabulut, şu anda et sektöründe tam bir belirsizlik hakim olduğunu söyledi. Üreticilerin ne yapacağını bilemez halde ve bekleme sürecinde olduğunu vurgulayan Karabulut, “Şu anda yerli hayvanlar çok pahalı. Üretici bu hayvanı alıp ahırına bağlama şansı yok. Şu anda üretici hayvanını 14-14,5 civarında kestiriyor. Bu bakanında dediği gibi sürdürebilir ve olması gereken fiyat. Ancak yerli hayvan, bizim ham dana dediğimiz hayvan 13 milyon. Bu fiyata bir hayvan alan üreticinin kar etme şansı yok. Üretici bu fiyata alırsa bunu 17-18 TL’ye kestirmesi lazım. O zaman da et fiyatı 35- 40 TL olur. Bunun için üreticiler ahırları boş bir vaziyette bekliyor. Kestirdiği hayvanın yerine mal koyamıyor” diye konuştu.
‘BİR AN ÖNCE BESİLİK HAYVAN İTHAL EDİLMELİ’
Sorunun çözümü için hükümetin bir an önce besilik hayvan ithal etmesi gerektiğini belirten Karabulut şunları söyledi: “Hükümet besilik hayvan ithalatı konusunda Et Balık Kurumu yetki veren bir karar çıkardı ancak bir takım sporunlar yaşandı bu hala gerçekleştirilemedi. Şimdi Avustralya’dan ithal etme çalışmaları var. 4 bin ton, yaklaşık 20 bin besilik hayvan ithal edilecek. Ama bu bugün her şey bitse Türkiye’ye gelişi bir ay 45 gün sürer. Bu çalışmaların bir an önce tamamlanması gerekiyor.
‘FİYATLARI ÜRETİCİ VE KASAP YÜKSELTMİYOR’
Birlik olarak kırmızı ette yaşanan sorunun çözümünün kesimlik değil besilik hayvandan geçtiğini açıkladıklarını belirten Karabulut, gelinen noktada haklılıklarının ortaya çıktığını söyledi. Karabulut, “Kesimlik hayvan ithalatı bu sorunu çözmez dedik. Nitekim öyle oldu. Ve Bakanlık da bizim haklılığımızı gördü ve besilik hayvan ithalatına izin verdi. Bir an önce bu ithalatın yapılması lazım. Sayı 20 bin ama bu az. Bize göre ne kadar ihtiyaç varsa o kadar ithalat yapılmalı. Aksi takdirde önümüzdeki günlerde et fiyatları yeniden 40 liraya çıkar. Bu ülkede 350 TL’ye süt satıldı. O zaman zarar eden üreticiler ellerindeki inekleri kestirme yoluna gitti. Bugün hala onun sıkıntısını çekiyoruz. Şimdi süt 700-800 TL. Aynı hataya tekrar düşülmemeli. Çözüm üreticinin yüzünü güldürmek ve üretimi teşvik edip tabana yayarak hayvan sayısını artırmak. Bir de et fiyatlarını biz belirlemiyoruz. Bununla ilgili bir muhatap aranıyorsa günde binlerce hayvan kestiren alıcılara bakılsın. Kasaplar ya da üreticilere değil” dedi.
‘KONYALI ŞU ANA KADAR İTHAL ET YEMEDİ!’
İthal etin vatandaşlarca beğenilmediğini de ifade eden Nazif Karabulut, “İthal etle ilgili çok değişik duyumlar alıyoruz. Renginin ve tadının farklı olduğunu söylüyorlar. Kasapların ve et marketlerinin camlarına ‘ithal et yok’ diye yazdıklarını biliyoruz. Hal böyleyken kesimlik hayvan getirmek doğru değil. Besilik hayvanla herkes kazanacak. Yemcisi kazanacak, samancısı, üretici kazanacak. Ülkede var olan kaynaklar değerlendirilecek. Hem de et satıcılarının camlarında‘ithal et satmıyoruz’, ‘etlerimiz yerlidir’ gibi afişler olmayacak ve vatandaş gönül rahatlığıyla, lezzet ve görüntü açısından alıştığı kaliteli eti yiyecek” dedi. Karabulut Konya’da şu ana kadar ithal hayvan gelmediğini ve Konyalıların ithal et yemediğini sözlerine ekledi.
KONSEYDE KİMLER OLACAK?
Merkezi Ankara’da olacak Ulusal Kırmızı Et Konseyi Yönetmeliğine göre ‘kurucular kurulu’ tarafından kurulacak konseyde, kurul kendi aralarından beş kişilik geçici yönetim kurulunu seçecekler, Geçici Yönetim Kurulu, ilk genel kurula kadar konseyi temsil edecek. Üye kaydını sağlayacaklar. 6 ay içerisinde üye kayıtlarını tamamlayarak konseyin ilk olağan genel kurul toplantısını gerçekleştirecek. Konsey sektörde faaliyet gösteren her kesimden grupların yer alacağı alt gruplar şöyle oluşacak,
a) Üretici Alt Grubu Üyeleri: Kırmızı et üretimine yönelik hayvancılık yapan üreticilerin üye olduğu ve üst örgütlenmesini tamamlamış 1163 sayılı Kanuna göre kurulmuş hayvancılık faaliyeti yürüten tarımsal amaçlı kooperatifler, 4631 sayılı Kanuna göre kurulmuş yetiştirici birlikleri, 5200 sayılı Kanuna göre kurulmuş üretici birlikleri ve bunların üst birlikleri ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği temsilcileri.
b) Sanayici Alt Grubu Üyeleri: Kırmızı et üretimi yapılan hayvanları kesiminden itibaren başlayarak karkas, işlenmiş et ve et mamulleri üretimi sağlamak üzere kırmızı etten elde edilen asıl ve yan ürünleri mamul ve yarı mamul ürünlere dönüştürmek için Bakanlıktan üretim izni alarak ürünü işleyen, pazarlayan gerçek veya tüzel kişilerin oluşturdukları, ulusal kırmızı et üretiminin en az % 5’ini işleme kapasitesine haiz birlik, dernek veya kooperatif temsilcileri ve bunlara üye olan gerçek veya tüzel kişiler ile Et ve Balık Kurumu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsilcileri.
c) Kamu Alt Grubu Üyeleri: Bakanlık, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Türk Standartları Enstitüsü ve Rekabet Kurumu temsilcileri.
d) Araştırma Kurumları, Meslek Odaları ve Sivil Toplum Kuruluşları Alt Grubu Üyeleri: Kırmızı et ile ilgili çalışmalar yapan araştırma kurumları, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, Türkiye Kasaplar, Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu, Tüketici Dernekleri Federasyonu, Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası ve Gıda Mühendisleri Odası temsilcileri. Mustafa Özdemir- memleket.com.tr