Eski ülkücü evet diyecek

Eski ülkücü evet diyecek

Arkadaşları idam edilen ülkücüden müthiş açıklamalar!

''İdam edilen Halil'in vasiyeti için 'Evet' diyeceğim''

12 Eylül 1980 öncesi ülkücü hareketin önemli isimlerinden olan ve Manisa davasında birlikte yattığı arkadaşları Selçuk Duracık ile Halil Esendağ'ın idamlarını yaşayan Naci Akgül, referanduma 'Evet' denilmesiyle, arkadaşlarının vasiyetlerinin yerine getirileceğini açıkladı.

12 Eylül referandumuyla, 12 Eylül darbesinden sonra asılan Selçuk Duracık ile Halil Esendağ'ın yargılayanların yargılanacağını, arkadaşlarının vasiyetlerinin yerine getirileceğini de kaydeden Akgül, ''Asılacak arkadaşlarımıza dahi işkence edildi. Arkadaşlarımız ve ben sürekli işkencelerden geçirildik. İdam edilen Halil'in Esendağ'ın vasiyeti için referanduma 'Evet' diyeceğim'' diye konuştu.

Vasiyetleri yerine getirilmeli

12 Eylül 1980 öncesi ülkücü hareketin önemli isimlerinden olan ve Manisa davasında birlikte yattığı arkadaşları Selçuk Duracık ile Halil Esendağ'ın idamlarını yaşayan Naci Akgül, ''Asılacak arkadaşlarımıza dahi işkence edildi. Arkadaşlarımız ve ben sürekli işkencelerden geçirildik. İdam edilen Halil'in Duracık'ın vasiyeti için referanduma 'Evet' diyeceğim'' diye konuştu.

İdam edilen arkadaşlarının idamları sonrasında anlatılamayacak derecede çok farklı olaylarla karşılaştıklarını da vurgulayan Akgül, ''Gördüğümüz rüyalar, arkadaşlarımızın idama giderken yaşananlar, anlatılacak gibi değil'' dedi.

Halil ve Selçuk yaşasaydı, 12 Eylül'ün yargılanacağını görseler, bundan büyük mutluluk duyacaklarını kaydeden Akgül, ''Ben Halil'in son mahkemede savunmasını dinledim. Mesela şöyle dediğini biliyorum, 'Bir gün sizin olduğunuz yerde biz olacağız, siz de bizim oturduğumuz sanık sandalyesinde olacaksınız. Biz sizleri yargılayacağız' demişti'' dedi.

12 Eylül referandumunun Halil'in de söylediği gibi onların yargılanma günü olacağını kaydeden Akgül,
''Aynı dosyada yargılandığımız için, son 17 günde mahkemeye birlikte çıktık, helalleştik. Ben konuyu değiştirmek için ona, 'Daha 21 yaşındasın, saçların beyazlamış' dedim. O da 'Saçlarıma kır düşmesi ölümün müjdesidir' demişti. Bir de kendisini idamdan iki üç gün önce Manisa Emniyeti'ne götürüp, 'Bildiği başka bir şey var mı?' diyerek işkenceye tabi tuttular. Yani konseyin yolladığı kuryenin cezaevine geldiğini duyan emniyet iki gün önceden alıp götürdü ve sorgulamaya tabi tuttular. Götüren isimler de belliydi. O zamanın Manisa Emniyet Müdürü Necdet Menzir ve Birinci Şube Müdürü Orhan Güler. Orhan Güler, daha sonra Şırnak'ta teröristlerle çatışırken, masanın altına saklanıp TRT1'e canlı bağlanıp, 'Şırnak düştü' diye ağlayan emniyet müdürüdür'' diye konuştu.