Eski Türk kadınının güzelliği ve gücü
Bin yıl önce Türkler kadın güzelliğini nasıl anlatıyordu? Türk kadınının güzellik ünvanları nelerdi? Tarihteki Türk kadınının gücü neydi. İşte ilginç bilgiler...
Bin yıl önce Türkler kadın güzelliğini nasıl anlatıyordu?
Kâşgarlı Mahmud, Divanü Lügati 't- Türk'te kadınlara verilen özük unvanından söz ederken 'ruhu altın gibi
Kadın güzelliğinin değerli maden ve taşlarla tanımlanması ilgi çekicidir. Ertini sözünün 'emsalsiz inci' anlamında kullanıldığı bilgisini veren Kâşgarlı Mahmud, kadının süslenmesini de bezendi, bilezüklendi, büründi gibi madde başı sözlerde çeşitli cümlelerle örneklendirmektedir: Uragut bezendi Kadın süslendi', İşler bilezüklendi 'Kadın (kendisine) bilezik taktı', Uragut yogurgan büründi 'Kadın süslü bir örtüye büründü'.
Türk Dil Kurumu'nun yayınladığı Şükrü Haluk Akalın imzalı Kaşkarlı Mahmud ve Divanü Lugat't- Türk adlı eserde yer alan bilgilere göre; Divanii Lügati 't- Türk,'te yer alan bir atasözü de kadının
Kâşgarlı'dan bir öğüt: Kızlarla güreşme!
Oğuz Türkçesindeki kısrak sözünün açıklandığı maddede
Tarihte Türk kızlarının da çok iyi at bindiği, çok sert yay çektiği, çok iyi güreştiği ve savaştığı bilinmektedir. Bu ifade Kâşgarlı döneminde de kızlarla erkeklerin güreş yaptıkları bilgisini aktarmaktadır.
Kısrak Genç dişi at. Oğuz lehçesinde herhangi bir kısrak. Şu atasözünde de geçmektedir: Kız birle kiireşme, kısrak birle yarışma 'Kız ile güreşme, kısrakla yarışma'. Kızla güreşme çünkü güçlüdür, seni yere yıkar, alt eder; kısrakla yarışma çünkü kısrak attan daha çeviktir ve yerinde duramaz, seni Klsrak geçer. Bu Hakanîlere ait bir atasözüdür. Sultan Mesud'un gerdek gecesinde eşinin ayağına