Eşitsizlikler günden güne artıyor
KESK Dönem Sözcüsü Cebrail Bektaş düzenlediği basın toplantısı ile AK Parti’nin 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile aldığı kararları ve yaptığı değişiklikleri eleştirdi.
İktidarın KHK ile Meclis’i devre dışı bıraktığını savunarak, “652 sayılı KHK ile MEB teşkilat yapısı baştan sona değiştirilmiş, kamuda yaşanan dönüşümün son halkalarından birisi daha tamamlanmıştır. Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in gündeme getirdiği 657 sayılı DMK’nın kaldırılması ve tüm kamu emekçilerinin belirli sürelerde yenilenecek sözleşmelerle daha esnek, kuralsız ve güvencesiz olarak çalıştırılmaya başlanması ile birlikte 9 yıldır kararlılıkla sürdürülen kamunun ve kamu emekçilerinin tasfiyesi süreci hızlanmıştır” dedi. KHK ile başta eğitim olmak üzere eşitsizliklerin ortaya çıktığını ifade eden Bektaş, “Bakanlıkların teşkilat yapılarını temelden değiştiren düzenlemelerin yanı sıra 666 sayılı mali haklarla ilgili KHK sonrasında, eğitim alanı başta olmak üzere, çeşitli alanlarda yeni eşitsizlikler ortaya çıkmıştır. 666 sayılı KHK ile üst düzey yöneticilerin ek ödemelerinde artışlar yapılırken, öğretmenlerin bu kapsam dışında tutulması büyük bir adaletsizliktir. 666 sayılı mali haklarla ilgili KHK ile yapılan düzenlemeye “eşit işe eşit ücret” demek yerine sadece üst düzey yönetici ve uzmanlar için getirilmiş olan “eşit unvana eşit ücret” olarak adlandırmak gerekmektedir. Çünkü burada eşdeğer işi yapan kamu emekçilerinden çok, aynı unvanı taşıyan üst düzey yönetici ve uzmanlara aynı maaşın verilmesi amaçlanmaktadır. Sadece “yukarıdakilerin” mali haklarını eşitlemeyi öngören böylesi bir düzenlemeyi “eşit işe eşit ücret” olarak adlandırmak mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde ek ödemelerle ilgili düzenleme yapılırken öğretmenlerin kapsam dışında tutulması, her geçen gün iş yükü artan, sürekli angarya işler yaptırılarak daha nitelikli eğitim hizmeti vermeleri engellenen öğretmenlerimize karşı büyük bir haksızlıktır. Hükümetin bugüne kadarki uygulamalarına ve eğitim alanında bugüne kadar yaşanan köklü değişikliklere baktığımızda, yeni adaletsizlikler yaratan “eşit işe eşit ücret” sistemine paralel olarak, bireysel puanlama üzerinden performansa göre ücret sistemine geçilmeye çalışılmaktadır. Her iki ücret sistemi birbirini dışlayan iki uygulamaymış gibi görünse de, bugünkü haliyle “eşit işe eşit ücret” ile “performansa göre ücret” sistemlerinin, OECD ülkelerinin büyük bölümünde birbirini tamamlayan uygulamalar olarak hayata geçirildiği bilinmektedir” diye konuştu. Ferit Hepokur-Memleket