ERGENEKON'da kuyruğun sahibi...
Operasyon devlet içinde önemli bir kuyruğu yakaladı. Peki o kuyruğun sahibi kim?
Yakın Türk siyasi tarihi boyunca, rahatlıkla söylenebilir ki, siyasi kartlar bu kadar aleni biçimde ve seri olarak “oyun” masasına sürülmemişti.
Ergenekon gözaltılarının ilk gerçekleştiği günden kısa süre sonra, bir çok siyaset yorumcusu, politikacı ve gazeteci, bu gelişmenin siyasi bir koz olarak oyuna sürüldüğü, AKP karşıtı bir kesimin hedef alındığını açıkça yazdılar.
Zamanla bu görüşler o kadar billurlaştı ki, artık köşe yazarları “açıkça yazamasalar da”, anlaşılır biçimde, kısa süre içinde yeni gözaltıların gelecebileceğini, “şu cenahtan” veya “bu kesimden” diyerek “açıkça imâ” etmeye başladılar.
Dün Fehmi Koru kendi köşesinden İlhan Selçuk ismini aleni biçimde zikrederek bir yazı yazdı. Üzerinden 24 saat geçmeden Selçuk gözaltına alındı. Elbette Koru’ya “biliyordu” demek mümkün değil.
Yine bir başka örnek, bugün Şamil Tayyar medya gözaltılarının devam edeceğini ve çok ünlü bir TV simasının gözaltına alınabileceğini dillendirdi. Açık isim vermedi ama öyle bir tarif etti ki, “Tuncay Özkan” olmadığını anlamak daha zor.
Diğer cephede de durum farklı değil aslında. Gözaltına alınan İlhan Selçuk, AKP için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kapatma istemiyle yüksek mahkemeye başvurusunu motive etmekle itham edildi, hatta “geç kalındı, şu kadar zaman önce olmalıydı” minvalli yazısı kanıt gösterildi.
Bu olaylara toptan bakıldığında “algılanan hava” bu. Ama “gerçekten böyle” demek imkansız.
Şimdi devamının da gelebileceği dillendiriliyor. Esasen Ergenekon Operasyonu’nun ilk heyecan dalgası geçtikten sonra benzer söylemler dile getirilmiş, operasyonun ve gözaltıların devam edeceği dillendirilmişti.
Görülüyor ki doğru çıktı bu tahminler. Ve şimdi de “bitmediği” söyleniyor. Tabii bitmediyse, “son nokta”nın, yani operasyonu bitirecek olan zirve herkes tarafından merak ediliyor.
Bazı gözlemcilere göre Ergenekon operasyonu, devlet içinde büyük bir kuyruğu yakaladı. Tutuyor ama tüm gövdeyi çekmiyor. Bu kuyruk nedir, kimdir, nerededir belli değil. Ama olduğuna ilişkin yoğun spekülasyon bulunuyor.
Eğer bu tez de “doğru ise” beklenen nedir diye sormak gerekiyor. Herkes elindeki kartları bir seferde tam olarak açmıyor havası yayılıyor.
iyibilgi