SMMM Çağrı Ünsal

SMMM Çağrı Ünsal

ENFLASYONU EN İYİ ANLATAN ANKET: VATANDAŞIN MUTFAĞI

Merkez Bankası vatandaşlara soruyor: “Son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını düşündüğünüz iki grubu seçiniz.”

2026 yılında verilen cevapların sıralaması dikkat çekici: İlk sırada gıda, ardından yakıt ve enerji, daha sonra kiralar geliyor. Otomobil ve beyaz eşya ise bu sıralamanın gerisinde kalıyor.

Bu tabloyu yalnızca bir anket sonucu olarak değerlendirmek eksik olur. Çünkü cevaplar, vatandaşın ekonomik hayatında hangi harcamaların daha fazla ağırlık kazandığını da gösteriyor. İnsanlar enflasyonu çoğu zaman istatistik tablolarından değil, market kasasında ödedikleri paradan, akaryakıt istasyonundaki fiyatlardan ve her ay karşılarına çıkan kira giderinden tanıyor.

Gıda harcamalarının ilk sırada yer alması bu açıdan şaşırtıcı değil. Çünkü mutfak, tasarruf tedbirlerinin en fazla hissedildiği alanlardan biri. Alışveriş listesinden bazı ürünleri çıkarmak, daha ucuz markalara yönelmek ya da aynı parayla daha az ürün almak, birçok hane için sıradan bir duruma dönüşebiliyor. Vatandaş bazen fiyat etiketindeki artıştan çok, alışveriş poşetinin küçülmesiyle karşılaşıyor.

Yakıt ve enerjinin ikinci sırada olması da önemli. Enerji maliyetleri yalnızca elektrik ve doğal gaz faturalarından ibaret değil. Ulaşım, üretim ve taşımacılık giderleri üzerinden ekonominin pek çok alanını etkiliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın yansıması, yalnızca aracına yakıt alan kişinin bütçesinde kalmıyor; taşınan ürünlerin ve sunulan hizmetlerin maliyetlerine de yansıyabiliyor.

Kiraların üçüncü sırada bulunması ise barınma meselesinin hane bütçesindeki ağırlığını ortaya koyuyor. Bir tüketici otomobil alımını erteleyebilir, beyaz eşyasını değiştirmekten vazgeçebilir. Ancak barınma ihtiyacını ortadan kaldıramaz. Gelirin önemli bir bölümü kiraya ayrıldığında, geriye kalan parayla diğer ihtiyaçları karşılamak daha da zorlaşır.

Peki, otomobil ve beyaz eşya neden listenin gerisinde? Bunun önemli nedenlerinden biri, bu harcamaların ertelenebilir olmasıdır. Vatandaş yeni bir otomobil almaktan vazgeçebilir veya mevcut buzdolabını birkaç yıl daha kullanabilir. Ancak gıda, enerji ve barınma giderlerini aynı ölçüde ertelemesi mümkün değildir. Dolayısıyla sıralama, yalnızca fiyatlara ilişkin algıyı değil, temel ihtiyaçların günlük yaşamdaki önceliğini de düşündürüyor.

Burada bir ayrımı da gözden kaçırmamak gerekiyor: Anket sonuçları, vatandaşın hangi gruplarda daha fazla fiyat artışı hissettiğini gösteriyor; fiyatların gerçekte en çok hangi grupta arttığını tek başına kanıtlamıyor. Bunun için ilgili fiyat endekslerine ve gerçekleşen fiyat değişimlerine bakmak gerekir. Ancak vatandaşın algısı da ekonomik değerlendirmelerin dışında tutulabilecek bir unsur değildir.

Asıl mesele, fiyat artışlarının gelirler üzerindeki etkisidir. Maaşlar ve emekli aylıkları nominal olarak artabilir. İşletmelerin ciroları yükselebilir. Fakat gelirlerdeki artış, temel ihtiyaçların maliyetindeki yükselişi karşılayamıyorsa vatandaşın alım gücü aynı ölçüde iyileşmez. Kâğıt üzerinde artan gelir, günlük hayatta daha rahat bir yaşam anlamına gelmeyebilir.

Bu nedenle ekonominin durumunu değerlendirirken yalnızca fiyatların ne kadar arttığına değil, insanların kazandıklarıyla ne alabildiğine de bakmak gerekiyor. Çünkü enflasyonun vatandaş üzerindeki etkisi, çoğu zaman ay sonunda bütçede kalan parayla daha net anlaşılır.

Merkez Bankası’nın sorusuna verilen cevaplar bize sade ama önemli bir tablo sunuyor: Vatandaş önce mutfağını, sonra deposunu, ardından evini düşünüyor. Otomobil ve beyaz eşya gibi harcamalar ise bütçede yer bulabildiği ölçüde gündeme geliyor.

Bir ekonominin başarısı yalnızca rakamların büyümesiyle değil, insanların o büyümenin karşılığını günlük hayatlarında hissedebilmesiyle ölçülür. Çünkü vatandaş için ekonomik rahatlama, istatistiklerdeki bir iyileşmeden önce, aynı parayla daha fazla ihtiyacını karşılayabildiği gün başlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.