Enerji üretimi devlet politikası olmalı
Doç. Dr. Mehmet Mucuk katılımcılara Türkiye’nin enerji politikaları ve son dönemde yaşanan güncel ekonomik gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu.
MÜSİAD Konya Şubesi Cuma toplantılarında bu hafta enerji konusu ve ekonomide yaşanan güncel gelişmeler masaya yatırıldı. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Mucuk katılımcılara Türkiye’nin enerji politikaları ve son dönemde yaşanan güncel ekonomik gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu.
Toplantının açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Cuma Komisyonu Başkanı Av. Mehmet Ali Özbuğday, “MÜSİAD Konya Şubesi olarak enerji konusu üzerinde önemle durduğumuz bir konu. Ülke olarak enerjide dışa bağımlı durumdayız ve hızla gelişen sanayimizde en büyük gider kalemlerinin başında enerji geliyor. Bu hafta bizler de enerji konusunda ülke olarak nasıl bir politika izlememiz gerektiği ve son dönem de yaşanan güncel ekonomik gelişmeler hakkında bilgiler almak istedik” dedi.
Açılış konuşmasının ardından konferansa geçildi. Enerji konusunun dünyanın siyasi, teknik ve ekonomik gelişmelerine yön veren en büyük unsur olduğunu belirterek sözlerine başlayan Doç. Dr. Mehmet Mucuk, “Bu konuya dünya üzerinde verilebilecek en güzel örnek İngiltere örneğidir. İngiltere, 1800’lü yılların ikinci yarısında daha sonra önemini yüzlerce yıl sürdürecek bir enerji kaynağı olan kömürü demirin ve çeliğin üretimde kullanarak sanayi devrimine öncülük etmiş ve ekonomik anlamda dünya liderliğini üstlenmiştir. Sanayi devriminin gereklerini yerine getiren dünya ülkeleri dünya sahnesindeki yerini alırken Osmanlı Devleti bu gelişmelere ayak uyduramamış ekonomik anlamada gerilemiş, üretim ve istihdam azalmıştır. Daha sonra Amerika kömürün yanı sıra petrole yönelmiş ve bunda da başarı sağlayarak dünyanın en önemli ekonomik gücü haline gelmiştir. Dünya üzerinde yaşanan bu gelişmeler enerji kaynaklarının önemini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. O dönemde kömürden petrole geçiş süreci sancılı olmuş ve dünya savaşına götüren sürecin en önemli sebebi olmuştur. Günümüzde ise petrolden doğalgaza geçiş süreci yaşanmakta ve aynı sıkıntılı süreç bugün de devam etmektedir. Dünya doğalgaz yataklarının çok büyük çoğunluğu Rusya’da, İran’da bulunmaktadır. Bölgede ve Ortadoğu’da yaşanan savaş ve kaos ortamı aynı sebepledir. Enerji kaynakları dünya üzerinde her zaman güç savaşlarına neden olmuştur. Türkiye enerji konusunda iki önemli özelliğe sahiptir. Birinci özellik enerji açığının olması ve enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı olmasıdır. Diğer özellik ise dünyanın en büyük hidrokarbon kaynaklarının olduğu bölgelerle komşu olmasıdır. Türkiye bu özelliği sayesinde enerjinin en büyük tüketim merkezlerinden biri olan Avrupa’ya giden yolların üzerinde yer almakta ve stratejik bir öneme sahip bulunmaktadır. Son dönemde ülke olarak yaptığımız enerji anlaşmaları da bu stratejik konumumuzun bir gereğidir. Ülke olarak enerji konusunda enerji geçişlerine aracılık ederek gelir elde edebiliriz; ancak asıl önemli olan enerjiyi üretim sürecimize dahil etmektir. Ülkemizin hedefleri doğrultusunda daha fazla üretmek zorunda olduğumuz bir gerçektir. Bu üretimin istikrarlı bir şekilde sürmesi ise bizi enerjide daha fazla dışa bağımlı hale getirecektir. Ülke olarak enerji üretimi konusunu devlet politikası haline getirmeliyiz. Ekonomik anlamda küresel oyuncu olma yolunda hızla ilerleyen ülkemizin enerji güvenliğini bir an önce sağlaması, enerjiyi doğru kullanması ve bu konuda daha aktif rol oynaması gerekmektedir. Ülke olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeli bu konuda Türk yatırımcılara destek vermeli, teşvik etmeli ve bürokratik engelleri kaldırmalıyız. Ülkemiz rüzgar, güneş ve jeotermal enerjileri bakımından oldukça geniş kaynaklara sahiptir. Bu kaynakların harekete geçirilmesi, kullanılması ve üretime dahil edilmesi noktasında sorumluluk alınmalı ve bu kaynakların kullanımı yabancı sermayeye bırakılmamalıdır. Son dönemde enerji konusunda ülkemizin izlediği politika son derece olumludur ve bunun devam ettirilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.
Son güncel ekonomik gelişmelere de değinen Mucuk, “Cari açığımızın yüksek olması ekonomimizi olumsuz yönde etkiliyor. Ülke olarak dünya üzerinde yaşanan ekonomik dalgalanmalardan biz de negatif yönde etkileniyoruz. Ancak bu etkilenme dünya üzerindeki diğer devletler kadar yıkıcı etkiye sahip olmuyor. Ülke olarak krizlerle mücadele etmeyi öğrenmiş durumdayız. Son dönemde dövizdeki dalgalanmalara yönelik olarak da döviz geliri olmayan sanayicilerimizin dövizle borçlanmaması önem arz etmektedir. Ülke olarak tasarruflarımızı artırmamız gerekmektedir. Cari açığımızın en büyük kalemlerini oluşturan enerji ve teknoloji giderlerimize çözüm bulmak amacıyla ülke olarak katma değeri yüksek ve teknolojik ürünler üretmeliyiz” ifadelerine yer verdi.
Toplantının ardından MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Cuma Komisyonu Başkanı Av. Mehmet Ali Özbuğday günün anısına Doç. Dr. Mehmet Mucuk’a hediye takdim etti.