Emek Çalınırsa Yemek Olur mu?

Başımıza her gün bir yenisi gelen bir şeyden bahsedelim bugün.

Artık birinden alıp kendininmiş gibi davranmak normal bir şey haline geldi malumunuz. Bu “alışkanlığa” ne zaman geçtik niye geçtik hiç bilmiyorum. Oysa Müslümanlar olarak çalmanın, hırsızlık yapmanın günah olduğunu biliyor olmamız gerekmiyor mu?

Akademik dünyada, üniversite öğrencileri arasında, basın camiasında, hatta hatta dizi film çevirileriyle ilgilenen web sitelerinde bile bu hırsızlığı görmek mümkün. Akademik çalışmalardaki “intihal”in önüne geçilmeye çalışılıyor son 10 yıldır. Bu çok önemli bir adım. Ama biz yine duyuyoruz bununla ilgili şeyler. Üzücü mü, evet. Peki ne yapılabilir? Yapılabilir mi?

Üniversitede lisans okuyanı da yüksek lisans yapanı da bir makale için kopya olmasa da yardımlaşmaya bayılıyorlar. Oysa ödev dediğin, kişiye aittir ve o kişinin yapması gereken şeydir. A kişisinden alıp yahut çalıp, kendi ödevinize, makalenize, tezinize koyarsanız o gerçekten sizin yaptığınız bir şey olmuyor! Oluyor mu sanıyordunuz yoksa?

Bu duruma basında da çok rastlarsınız. Özgür ve özgün olmasını umduğumuz basında... Ortada bir haber vardır çıktığı yer bellidir ama birisi tutar, istediği gibi kendi adını yazar geçer. Oysa bir haberin yazılması, bir görüntünün yapılması, üzerine düşünülüp çalışılması emektir. Bazen tüm bir gününü alır iyi bir haber.

Uğraşılan şeylerin üzerine konmak da ne peki? Yani şimdi bunun akademik camianın yarası olan intihalden farkı ne? Farkı yok. Aynı. Benim yazdığım şey üzerinde, iki tane kelime değiştirince, onu sen mi yapmış oluyorsun? Hayır.

Korkunç bir şekilde insanların emeklerini sahiplenenlerin sayısı her geçen gün hızla artıyor. Bunun sosyal yaşamda yaygın olduğunu biliyoruz. “Almışlar, neyse alsınlar kullansınlar” deniliyor. Artık o kadar normal. Senin emeğin zamanın ne olursa olsun, ona ne?

Zaten bir şey için izin istendiğinde, kaynak gösterildiğinde, atıf yapıldığında kimse size, neden demez. Herkes faydalansın diye yapılmıştır zaten o çalışma. Herkesin faydasına açık bir şey için ben “neden alıyorsun kardeşim o benim” demem. Zaten olması gereken de bu değildir. Bak yine, olması gerekenleri yazarken buluyorum kendimi. Demek ki hiçbir işimiz olması gerektiği gibi gitmiyor. Ne yazık!

Emek çalındığı zaman yemek oluyor mu sahi? Bunu da bi’ sormak lazım çalana çırpana… Hakka hukuka inanmayanlar için oluyordur bir güzel de yiyorlardır. Diyecek bir şey yok afiyet olsun.

Bunun toplumsal karşılığı böyle. Sanal aleme girmek istemezdim ama hırsızlığın had safhada olduğu bir mecra. Zaman zaman dizi/film çevirisi yapan biri olarak söyleyebilirim ki, saatlerce uğraştığım şeylerin altına sanki kendileri emek vermiş gibi kendi site isimlerini, kişi isimlerini yazmalarına tahammül edemiyorum gerçekten.

Bir işi Ayşe yaptıysa Ali yaptı demek nasıl bir zihniyet? Ayşe yapmış ama Ayşe’nin adının esamesinin okunmaması peki? Sanaldaki bu adamlar aslında sosyal yaşamda birlikte yemek yiyip aynı okullara gittiğimiz insanlar… Yazık ki çürüyoruz ve çürüdüğümüzün bile farkında değiliz.

Müslüman mahallesindeyiz Elhamdülillah ama çalma, hak yeme, yalan, hile gırla. Burası Müslüman mahallesi ve burada bunlar oluyorsa varın gerisini siz düşünün.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.