Eğitimdeki Sistem, İhtiyacı Karşılamaya Yönelik Olmalı

Eğitimdeki Sistem, İhtiyacı Karşılamaya Yönelik Olmalı

Eğitim Bir-Sen Konya 2 Nolu Şube Başkanı Şenol Metin Lise ve üniversite seçimlerinde yeni getirilecek sistemler hakkında konuşarak, “Yeni sistem, Ülkenin ihtiyaç duyduğu insan kaynağına göre hazırlanmalıdır” dedi

Son zamanlarda eğitim sistemiyle ilgili tartışmalar gündemdeki yerini korurken, hâlen yeni sistemin net olarak belirlenmesi eğitimcileri harekete geçirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TEOG ve Üniversite sınav sistemi ile ilgili yaptığı açıklamalardan sonra ilgili kurumlar yeni sistem arayışına girdi.

senol-metin--(5).jpg

Üniversiteler ve KYK’lardan sorumlu Eğitim Bir-Sen Konya 2 Nolu Şube Başkanı Şenol Metin, TEOG sistemi yerine gelecek sistemi ve üniversite sınavlarından uygulanacak değişikliklerin öğrencilerin yetenek ve ilgilerine göre belirleyebilecek bir sistemin getirilmesi gerektiğini söyledi.

yeni-egitim-donemi--(8)-001.jpg

İHTİYACA GÖRE İNSAN YETİŞMELİ

Eğitim sistemlerinin ülkenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde hazırlanması gerektiğine değinen Şenol Metin, “Nasıl bir insan yetiştireceğiz,  niçin eğitim?’ sorusuna doğru cevap verdikten sonra,  bu insanı yetiştirebilmek için nasıl bir eğitim sistemi kurgulamalıyız üzerine düşünmemiz gerekiyor. Burada okul sistemi devreye giriyor. Okul sisteminin yanında destek olacak eğitim alternatifleri olan Yaygın Eğitim, Açıköğretim, uzaktan eğitim, sertifika programları, informel eğitim ortamları yapmamız gerekiyor.

BİLGİ VE BECERİYE GÖRE SEÇİMLER YAPILMALI

Mevcut sistemlerde öğrencilerin yarış içerisine sokulduğunu ve bazı şeylerin dayatılmayla yapıldığını ifade eden Metin, çocukların ilkokuldan sonra ilgi duydukları alanlara ve yeteneklerine göre yetişmeleri gerektiğini savundu. Mevcut sistemde çocukların ve gençlerin doğuştan gelen yeteneklerinin köreldiğini de sözlerine ekleyen Şenol Metin, “Eğitim sistemimiz iki işlevi başarmak zorunda; ilki bilgi, beceri transferini sağlamak, bunu yaparken de eşzamanlı olarak Bizi Biz yapan değerlerin transferini sağlamak olmalı. Bugün için eğitim sistemimizin hususende okul sistemimizin bunu başardığı söylenemez. Bilgi-beceri transferi boyutunda dahi okul sistemi bir krizde. Yeni sistemde, öğrencilerin sevdikleri veya ilgi duydukları alanlara yöneltilmeli. Sanat alanında yetenekli olan sanata, meslek alanında yetenekli olan mesleği ve pozitif bilimlere meraklı olanda bu alana yönlendirilmeli. Bu sistemi uygulayan ülkeler bugün dünyanın en gelişmiş ülkeleri konumunda bulunuyorlar. Her bireyin aynı düzeyde olduğunu düşünerek yapılan eğitim sistemleri başarıya ulaşmıyor” dedi.

yeni-egitim-donemi--(170).jpg

KÖKLERİMİZE DÖNME VAKTİ GELDİ

Yeni sistemin milli ve manevi yaşantıya da uygun olmasını düşündüğünü söyleyen Şenol Metin, okullardaki diğer bir sorunun değer transfer etme işlevi ile ilgili olduğunu dile getirdi.  Köklerimize dönme vakti geldiğini ifade eden Metin şöyle konuştu; “Bundan yüzyıllar önceki eğitim sistemimizde İbni Sinaları, Farabileri, Mevlanaları, Kılıçaslanları yetiştiren bir eğitim paradigmamız vardı.  Bu küllenmiş közü yeniden canlandırmanın zamanı geldi. Bu paradigma; Bireysel farklılıklar, Bireyin tercihlerini, Öğrenme sürecinin biricikliğini dikkate almakta idi.  Ve en önemlisi şahsiyetin kemali için özgürlüğe verdiği değer müthişti. Şimdiki sistemimizde de bu faktörlere en başta yer vermeliyiz. Mevcut sistemlerde bir başka husus; öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz okulda kendisini mutlu hissetmiyor, okulda huzur bulmuyor. Okul sistemi bu hususa odaklanmalı”

 

senol-metin--(6).jpgDİPLOMALI İŞSİZLİK ÇOĞALDI

son yıllarda diplomanın mesleği icra etme oranının yüzde 30’lara kadar düştüğü bilgisini veren Şenol Metin, mevcut sistemin eksikliklerini anlattı.  Okul sistemi S.O.S verdiğini dile getiren Metin, “Lisans düzeyi de dahil olmak üzere mesleki eğitim sisteminde bireye kazandırdığımız beceriler o kişiyi o mesleğini sürdürmek için yetmiyor biraz o kişinin tercihleri o meslekte kalması için yeterli olmuyor. Yaşam boyu meslek değiştirme oranı 2,5’lu oranlara çıkmış durumda. Tek bir mesleğe odaklanmadan multidisipliner, interdisipliner çoklu beceri/meslek stratejisini benimsememiz gerekiyor. Tabi ki uzmanlaşma olacak ama ek becerileri de transfer edebilmemiz gerekecek. Bunu da mevcut okul sisteminin başarması mümkün değil. Günde 5-6 saat, yılda 150-200 gün, 20-30 kişinin, adına sınıf dediğimiz mekanda bulunmasının insan fıtratına uygun olmadığını herkes biliyor” dedi. Servet R. Çolak - Memleket