Edebiyat jürilerinde kan değişimi

Edebiyat jürilerinde kan değişimi

Selim İleri’nin Varlık dergisindeki yazısı önemli edebiyat ödülleri jürilerinde yer alan edebiyatçılar arasında “Jürilerden emekli olalım mı olmayalım mı?” tartışması başlattı.

Pek çok önemli edebiyat ödülünde uzun yıllar jüri üyeliği yapan yazar ve şairler bu jüri üyeliklerinden emekliliklerini istiyor. Konu, Varlık dergisinin Ocak sayısında Selim İleri’nin ‘Öyküler ödüller’ başlıklı yazısıyla gündeme geldi. İleri yazısında jüri üyeliklerinden çeklime kararını “Geçen zamanda, bazı ödül kuruluşları, değer verip beni de seçiciler arasına aldı. Bu sorumluluğu taşımaya çalıştım. Bazen bir ustanın emeği gözden kaçacak diye günlerce sıkıldım, bunaldım. Bazen yolun başındaki bir yeteneği görmezden gelirsek diye... İkisi de oldu, ödüllerin doğası gereği. Son bir-iki yıldır başka bir sorunla yüzleşiyorum: Ödüle katılmış yüzlerce, evet, yüzlerce bazen 400, 500! dosyayı, 20'lerce, 30'larca basılı kitabı hakkını vere vere okuyabiliyor muyum? Bırakın başka okumaları, uğraşınız yazıları; yukarıdaki rakamı alt edebilecek bir okuma gücüm yok artık. Yaşlanış, gençlik okumalarının hızını, çevikliğini ne yazık ki çalıp götürüyor. Bu durumda, Dünya Kitap dergisinin ödülleri dışındaki, tüm seçiciliklerimden ayrılmaya karar verdim" şeklinde ifade etti. Selim İleri, edebiyat dünyasına yazısının sonunda tartışma başlatacak bir öneri de sundu: "Seçici kurullarda kan değişimi, öyle sanıyorum ki, ödüle tazelik getirir."


İNCİ ARAL, ORHAN KEMAL JÜRİSİNDEN AYRILMIYOR


Radikal ve Zaman gazetelerinde dün yer alan haberlerde de edebiyat dünyasının Ferid Edgü, Hilmi Yavuz, Ahmet Oktay, Tuğrul Eryılmaz, Tahsin Yücel; Selim İleri’nin önerisini yerinde bularak, kendilerinin de daha önceden edebiyat jüriliklerinden yoruldukları için ayrıldıklarını ifade ederken, İnci Aral “Orhan Kemal Roman Armağanı jürisindeyim. Ben çekilmeyi düşünmüyorum. Çünkü yeterli vakit var ben bakabiliyorum romanlara. Hepsini baştan sona kadar okumak gerekmiyor. Zaten ilk 50 sayfayı okuduğunuzda ne olduğu anlaşılıyor. Elbette yine de sonuna kadar bakmak gerekiyor ve ben şimdilik bunun üstesinden gelebiliyorum. Dolayısıyla bırakmayı düşünmüyorum” diyor. Semih Gümüş ise bu konuda daha önceden tartışma doğuran yazılar yazdığını ileri sürerek “Benim ödül seçici kurullarında yer almamın nedeni, katıldığım ödüllerin saygınlığına olan güvenimdir. Oralarda da olabildiğince nesnel, yansız, ama yalnızca kendi kişisel düşüncelerime göre karar veririm. Seçici kurullardaki eski adların yerine gençlerin yer alması daha olumlu olur mu? Genç ya da yaşlı olmak değil, doğru dürüst davranmaktır asıl olan. O zaman genç ya da yaşlı ayrımı yapmadan, seçici kurul üyelerinin belli aralarla değiştirilmesi sanırım en doğru yoldur” şeklinde görüş ifade ediyor.


HİLMİ YAVUZ, NİHAYET NECATİGİL


ÖDÜLÜ’NÜN JÜRİ ÜYELİĞİNDEN EMEKLİ OLDU!


Behçet Necatigil Şiir Özel Ödülü jürisinden ayrıldığını ifade eden Hilmi Yavuz’un Zaman gazetesine yaptığı açıklamalar da edebiyat dünyasında yeni tartışmalar doğuracağa benziyor.


25 yıldır Behçet Necatigil Şiir Ödülü'nün jürisinde bulunan Hilmi Yavuz, Selim İleri'ye 'kısmi' destek veriyor. "Bana gelen 30 ya da 40, bütün şiir dosyalarını okuyorum. Ama 25 yıldır Necatigil jürisindeyim. Memur bile olsam bu kadar yılda emekli olurdum. Ben emekliye ayrılmış sayıyorum kendimi." şeklinde konuşan Yavuz, ayrılışıyla ilgili kendisine göre farklı gerekçeleri olduğunu söylüyor. "Bu gerekçeler nedir?” sorusunu ise Yavuz, şöyle cevaplıyor: Gerekçeleri kamuoyunun bilmesinden yana değilim. Ama artık Necatigil jürisinde olmayacağım. 25 yılda muzdarip olduğum, hayıflandığım, oylama sonucunda azınlıkta kaldığım zamanlar oldu. Önce Can Bahadır Yüce'nin, geçtiğimiz yıl da Aydın Afacan'ın ödül alamaması beni derinden yaraladı.


Behçet Necatigil Şiir Ödülü jürisinden çekilen Yavuz, Sait Faik Hikâye Armağanı ve Sedat Simavi ödüllerinin seçici kurulunda görevine devam ediyor. Murat Güzel-Memleket