"Dünyanın en eski azınlık gazetesi" Jamanak 110 yaşında

"Dünyanın en eski azınlık gazetesi" Jamanak 110 yaşında

Koçunyan kardeşler tarafından 28 Ekim 1908'de kurulan ve Ermenice "zaman" anlamına gelen Jamanak, "dünyanın en eski azınlık gazetesi" unvanıyla Türkiye'de 110 yıldır aralıksız olarak hayatına devam ediyor - Başta Ermeni cemaatiyle ilgili haberler olmak üz

İSTANBUL (AA) - ÇİĞDEM ALYANAK - Misak ve Serkis Koçunyan kardeşler tarafından 28 Ekim 1908'de kurulan Jamanak, bir asrı geçen yaşıyla "dünyada aralıksız yayımlanan en eski azınlık gazetesi" unvanını taşıyor. Ermenice "zaman" anlamına gelen Jamanak, Türkiye'de 110 yıldır aralıksız olarak yayım hayatına devam ediyor

Ermenice "zaman" anlamına gelen Jamanak, Türkiye'de aralıksız yayınlanan en eski günlük gazetelerden biri. Hem Osmanlı İmparatorluğu'na hem de Türkiye Cumhuriyeti’ne tanıklık eden tarihi arşiv niteliğindeki gazete, 80 yıldır akşam gazetesi olarak yayımlanıyor.

Gazetenin başında şu an ailenin 4. kuşaktan torunları Ara Koçunyan bulunuyor. Uzun yıllar Karaköy'de, ardından Tünel'deki Narmanlı Han'da ve Beyoğlu İstiklal Caddesi Postacılar Sokak'taki Santa-Maria Hanı'nda hazırlanan gazete günümüzde Feriköy'de yayın hayatını sürdürürken, 10 kişilik kadrosuyla siyasetten sanata, dini yaşamdan ekonomiye, spora birçok konuya değiniyor.

Kurulduğu yıllarda Balkanlar'dan Kafkasya'ya, güneyde Mısır'a kadar uzanan bir yelpazede dağıtılan gazete, o dönem 15 bin tiraja sahipken, bugün bu tirajın yüzde onu kadar okuyucuya ulaşıyor.

Kırmızı logolu, 4 sayfalık siyah beyaz gazete haftanın 6 günü okuyucuyla buluşuyor. Gazeteyi İstanbul'da, 6-7 kişi, Ermeni vatandaşların ev ve iş yerlerine dağıtıyor. Belli satış noktalarından da temin edilebilen gazete, Şişli, Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy ve yaz aylarında Adalar'da bayilerde satılıyor, yurtdışına da gönderiliyor.

Jamanak, 5 yıl önce kurulan internet sayfası üzerinden de dünyanın dört bir yanındaki okuyucularına haberlerini aktarıyor.

- "Yayımlanmaya başladığında azınlık gazetesi değildi"

Gazetenin başına 23 yaşında geçerek "en genç genel yayın yönetmeni" unvanına da sahip olan Jamanak gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ara Koçunyan, 1908'in koşullarında Osmanlı'nın başkentinde Ermenice bir gazete çıkarmanın, doğrudan doğruya imparatorluğun içinde kamuoyu oluşturma çalışmasına bire bir katılım anlamına geldiğini anlattı.

Gazete yayınlanmaya başladığında bir azınlık gazetesi olmadığını anlatan Koçunyan, gazetenin kurucularından Sarkis Koçunyan'ın, Osmanlı'daki ilk basın ilan ajanslarından birini kuran kişi, aynı zamanda bir müteşebbis olduğunu ifade etti.

O günlerden bugünlere gelindiğinde ise Jamanak'ın daha ziyade bir azınlık gazetesi özelliğinde olduğunu aktaran Koçunyan, "Bugün Jamanak tamamen İstanbul'daki Ermeni azınlık cemaatinin, vakıflarının duyurularıyla ayakta duran bir gazete kimliğinde." dedi.

Jamanak'ı okuyan insanların kimliklerinin üç temel ekseni olduğunu belirten Koçunyan, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdırlar, köken olarak Ermeniler ve büyük bir çoğunlukla Ermeni Apostolik Kilisesi'ne mensuplar. Gazetenin gündemi de bu kimliğin köşe taşlarına paralel olarak şekilleniyor. Yani Türkiye'nin siyaseti, dünya siyaseti, Türk-Ermeni ilişkileri, Ermeni dünyasındaki gelişmeler, Ermeni kilisesine ilişkin haberler gazetemizin gündeminde yer verdiğimiz konular ama en önemlisi İstanbul'daki Ermeni cemaati. Cemaatin kurumlarını, bireyleri, yaşamın çeşitli boyutlarını, sorunları yakın mercek altında tutan bir yayın politikamız var. Ayrıca Ermenistan gündemini, Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkileri gazeteye yansıtıyoruz."

- "Duayenlik sıfatı gazeteye belli anlamlar yüklüyor"

Koçunyan, 110 yıldır devam etmesi, Türkiye'nin aralıksız yayınlanan en eski gazetesi ve Ermeni dünyasının da aralıksız yayınlanan en eski günlük gazetesi olmasından kaynaklı duayenlik sıfatının Jamanak'a belli anlamlar yüklediğini dile getirdi.

Ancak her şeyden önce ilkesel olarak misyonlarının öncelikli kısmının, yayınla ve haberle insanları bilgilendirmekle ilgili olduğunu unutmadıklarını belirten Koçunyan, "Diğer yandan bu gazetenin varlığı, Türk-Ermeni ilişkileri bağlamında her zaman için bardağın dolu tarafını işaret eden güzel bir sembol durumda. Gazetenin yayın dili Batı Ermenicesi. Dünyada tehlike içinde olan bu dilin belli başlı pratik mecralarından biri olması itibariyle bu dilde yayınlanıyor olmak bu gazeteye başka bir özellik katıyor. Bunların hepsini harmanlayarak bu gazeteyi yayınlıyoruz. İçeriğinde de bunlara dikkat ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

- "Türkiye'de azınlık basınına olan yaklaşım olumlu"

Türkiye'de basın özgürlüğünün çok tartışılan ve ülke gündeminde sürekli yer alan bir konu olduğunu ifade eden Koçunyan, basın özgürlüğüne ilişkin şunları söyledi:

"Özgürlük sürekli gelişen bir kavram. Bir dönem öncesiyle kıyasladığınızda ya da ondan daha bir dönem öncesiyle kıyasladığınızda o zaman itibariyle olmayan, olmasını hayal edemeyeceğiniz bir şey mevcut aşamada elinizdedir ama yine özgürlük yetmez. İnsanın doğası icabı öyledir, öyle de olmalıdır diye düşünüyorum. Basın özgürlüğü bizim için çok da özel bir anlam taşıyor. Çünkü Türkiye'de Ermenice bir günlük gazete yayınlamamız dolayısıyla, bu soruyu özellikle yabancı meslektaşlarımız da çok soruyor. 'Acaba Jamanak sadece Ermenice gazete olmasından dolayı, herhangi bir probleme muhatap mı?' Türkiye-Ermenistan veya Türk-Ermeni ilişkileriyle ilgili sorunlara yaklaşırken, maksimum nesnel olmak için büyük çaba gösteriyoruz. Çünkü biz yayın çizgimizde yurttaşlık sorumluluklarımızla kökenimizden kaynaklanan hassasiyetleri, birbiriyle çeliştirmemeye çalışıyoruz. Onun ötesinde sırf bir Ermenice gazete olduğumuz için maruz kaldığımız özel bir sorunla karşı karşıya değiliz. Ne devlet ne kamuoyu ne de sivil toplum tarafından... Bunu sevinerek söyleyebilirim. Çünkü Türkiye'de Ermeni cemaatine ya da gayrimüslim azınlık topluluklarına ait, başka kurumların dışarıdan baktığınızda birebir, doğrudan doğruya ayrımcılık anlamına gelebilecek sorunları var ama basın alanında biz böyle bir durumla karşı karşıya değiliz. Ülke basınının zorluklarından etkileniyoruz kuşkusuz ama onun ötesinde Türkiye'de azınlık basınına olan yaklaşımın olumlu olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda özellikle bizim gibi gazetelerin yayın hayatını sürdürmesinin Türkiye'de kamuoyunun çok daha bütüncül olarak şekillenmesine ciddi bir katkı getirdiği kanaatinin yaygınlaştığını gözlemliyorum."

Jamanak'ın son 5 yıldır dünyanın her tarafından takip edilen bir internet sayfasının da bulunduğunu anlatan Koçunyan, yansımalardan memnun olduklarını dile getirdi.

Koçunyan, Türkiye'de son 5 yıldır devletin sembolik seviyede de olsa Basın İlan Kurumu aracılığıyla azınlık basınına destekte bulunduğunu, azınlık gazetelerine yıllık yardımlar yapıldığını anlatarak, "Bunlar, bizi yürüdüğümüz yolda, yaptığımız işte çok ümitlendiren gelişmeler. Devletin yaklaşımını göstermesi açısından çok olumlu olduğunu düşünüyorum. Özellikle ana dilde yayınlanan azınlık gazeteleri, Lozan anlaşması ile azınlık toplulukları için öngörülmüş olan hakların, temel pratik mecralarından biri." ifadelerini kullandı.

En büyük problemlerinden birinin ticari reklam ve ilan alamamaları olduğunu, bunu gerçekleştiremedikleri için ekonomik potansiyelin son derece dar olduğunu ifade eden Koçunyan, ikinci büyük problemin ise gazetenin üretildiği dilde yazabilecek genç kuşak gazetecilerin yetişmemesi olduğunu vurguladı.

İstanbul'da toplam öğrenci sayısı 3 bin olan 15'i aşkın Ermeni cemaat okulunun bulunduğunu anımsatan Koçunyan, gençlere gazetenin gelecekteki okurları ve gazetenin yazarları, üretecek insanlar olarak baktıklarını belirtti.

- "İnşallah ilişkiler çok daha komşulara yakışır bir hal alır"

Ara Koçunyan, İstanbul'da yaşayan Ermenilerin kendi doğaları icabı, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesini en hararetle destekleyen topluluk olduğunu belirtti.

Gazete olarak öncelikle okurların ve ulaşabildikleri kitlenin, mümkün mertebe Ermenistan'ı tanımasını istediklerini ifade eden Koçunyan, sözlerine şöyle devam etti:

"Dostluk, işbirliği ortamı, temenni olarak yaptığınızda çok güzel, herkesin paylaşabileceği bir şey ama her dostluğun, her işbirliğinin sağlam bir zemin üzerine oturtulabilmesi için bunun bilinçli bir şekilde yapılması gerekiyor. Bu bilincin oluşması için de insanların karşılıklı olarak birbirlerini tanımaları gerekiyor.

Türkiye'deki Ermeniler, muhtemelen Türkiye'de Ermenistan'ı en yakından tanıyan, oraya da gittiklerinde Türkiye'yi en yakından tanıyan insanlar durumundalar. Çok küçük bir kitle ama siyasi iklim değişikliği olması ya da belirgin bir siyasi irade oluşması durumunda çarpan etkisi rolü oynayabilecek bir kitle. Ortam olumsuzken azınlık topluluğunda ilaveten bir ürkeklik, temkin söz konusu olabilir. Neticede yaşadığınız ülke ile Ermenistan'ın problemleri söz konusuysa, çekinceler hasıl olabilir. Bunlar çok anlaşılabilir durumdur. Tersi bir ortam oluşacak olursa, o motivasyon tamamen başka şekilde seyredebilir. O böyle çok katlayan bir etken olabilir. Şu an ne yazık ki o ortamdan uzağız."

Gazete olarak mümkün mertebe iki tarafı da insanlara yakından tanıtmaya, anlaşamadıkları konulardaki yaklaşımları ayrıntılı şekilde sunmaya çalıştıklarını anlatan Koçunyan, "Biz gazete olarak, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde hararetli dönemler yaşandığı aşamalarda, tabiri caizse bir dikotik görevi görüyoruz. Türkiye'den verilen mesajların satır aralarında ne denmek istediğine ilişkin Ermenistan medyasından soru sorulabiliyor. Oradan verilen mesajlar için bizim buradaki medyadan yorumlar soruluyor. Biz bunu tabii hem gazeteci gözüyle yapıyoruz hem de Türk-Ermeni dostluğuna, bu iki ülkenin aynı coğrafyayı paylaşarak, bir arada bulunarak tesis edecekleri ortak geleceğe canı gönülden inanan insanlar olarak bunu yapıyoruz. İnşallah bir gün istenilen o kırılma noktasına ulaşılır ve ilişkiler çok daha komşulara yakışır bir hal alır. Bunun beklentisi ve özlemi içindeyiz." diye konuştu.

- Arşivin bir bölümü Beyazıt Kütüphanesi'nde

Jamanak'ın, 1915'e tanıklık etmiş ve bugün var olan birkaç gazeteden biri olduğunu ancak Jamanak dışındakilerin İstanbul'da yayın yapmadığını ve bunların ağırlıklı olarak parti yayın organı olduğunu belirten Ara Koçunyan, "Jamanak tarihi boyunca bağımsız bir gazetedir. Hiçbir zaman bir parti veya örgüt tarafından himaye edilmiş bir gazete değildir. Dolayısıyla belli bir zaman sonra 1915'te yaşananlar, taşradaki kilise önderliklerinden Patrikhaneye gönderilen raporlar ve uluslararası basına yansımaları aracılığıyla yansımaya başlıyor. Ama tabii gazetenin eski sayılarında o döneme ait önemli bilgiler var. Her şeye rağmen Türk-Ermeni ilişkilerinde bardağın dolu tarafını simgeleyen bir gazeteyiz biz. Bardağın dolu tarafı, bardağın geneli içinde ne kadar da küçük bir nispet teşkil etse, biz her halükarda oraya dahiliz." ifadelerini kullandı.

Koçunyan, kendi arşivlerine sahip olamadıklarını çünkü 110 yıllık serüvende gazetenin bir çok mekan değişikliği geçirdiğini belirterek, en son 1970'li yılların ortalarında kalan ve evde saklanan arşivin Beyazıt Kütüphenesi'ne dedesi tarafından verildiğini sözlerine ekledi.

AA

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :