''Dünyada Mevlana İzleri'' sempozyumu
SÜ'de düzenlenen sempozyumda yerli ve yabancı 43 bilim adamı bildiri sunacak.
Mevlana'nın 22. kuşaktan torunlarından Esin Çelebi Bayru, ''Türk milleti olarak bize miras kalan, kültürümüzün önemli bir bölümünü oluşturan Mevlana ve Mevleviliğe sahip çıkmalı, onu araştırmalı, okumalı ve anlamalıyız'' dedi.
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Mevlana Araştırma ve Uygulama Merkezi (SÜMAM) ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından SÜ Alaaddin Keykubat Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Dünyada Mevlana İzleri'' sempozyumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Daha sonra sahneye çıkan SÜ Devlet Konservatuvarı öğrencileri Mesnevi müziğinden örnekler sundu.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Mevlana'nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru, kardeşi Faruk Önder Çelebi'nin başkanlığını yaptığı kendisinin de başkan vekili olduğu Uluslararası Mevlana Vakfı'nın Mevlana'nın tanıtımı için çeşitli çalışmalar yaptığını söyledi.
Bu çalışmalar çerçevesinde 2 önemli proje hazırlanıp Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sunulduğunu ifade eden Bayru, ''Bu projelerimiz Bakanlık tarafından vakfımızla yapılan işbirliğiyle UNESCO'ya gönderilmiş, orada da projelerimiz beğeni kazanıp kabul görmüştür'' dedi.
Bayru, projelerinin ilkinin sema ve Mevlevi müziğinin korunma altına alınması, diğerinin de 2007 yılının Mevlana yılı ilan edilmesi olduğunu vurgulayarak, bu iki projelerinin de UNESCO tarafından kabul edildiğini bildirdi.
Mevleviliğin sadece Anadolu'da değil, Balkanlar, Asya, Afrika ve Arap yarımadasındaki insanları da yüzyıllarca aydınlattığını dile getiren Bayru, şunları kaydetti:
''Mevlevilik dün olduğu gibi bugün de ABD ve Avustralya dahil tüm dünyayı aydınlatmaya devam eden olgun insan yetiştirme evi olmuştur. Türk milleti olarak bize miras kalan, kültürümüzün önemli bir bölümünü oluşturan Mevlana ve Mevleviliğe sahip çıkmalı, onu araştırmalı, okumalı ve anlamalıyız. Bunu özellikle gençlerden bekliyorum. Mevlana'nın bize anlattıklarını bir yaşam şekli ve hayat görüşü olarak benimsersek önce kendimiz ile barışır ve huzuru buluruz. Sonra bu barış ve huzuru etrafımıza, tüm dünyaya yayabiliriz.''
Bayru, konuşmasının sonunda Mevlana'nın yolunda araştırmalar yapan, kitaplar yazan, çalışmalarını gelecek nesillerle paylaşan herkese teşekkür etti.
Daha sonra söz alan SÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dinçer Bedük ise 2007 yılında Mevlana ile ilgili yapılan çalışmaların sonucu olan bilimsel sempozyumun büyük önem taşıdığını belirtti.
Selçuk Üniversitesi bünyesinde 2 yıl önce kurulan Mevlana Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin çok büyük işler başardığını ifade eden Bedük, ''20'ye yakın ulusal ve uluslararası etkinlik yaptık. Etkinlikleri diğer fakültelerimizin desteğiyle zenginleştirdik. Birçok bilim adamı, sanatçı, gazeteciye bilimsel çalışmalarda katkı sağladık. Kütüphanemizde Mevlana bölümü oluşturduk. Selçuklu mimarisi özelliklerini taşıyan yeni bir bina yaptırarak Mevlana Araştırma ve Uygulama Merkezimizi buraya taşıyacağız'' diye konuştu.
Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda öğretim üyesi ve bilim adamının katıldığı sempozyumda, toplam 43 tebliğ sunulacağı, sempozyumun 15 Aralıkta sona ereceği öğrenildi.
AA - İHA